GÜNÜMÜZDE DİYARBAKIRDA EKONOMİ

 

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi odası verileriyle 2006’da
RAKAMLARLA DİYARBAKIR
* Diyarbakır ve çevre illerde yılda 20 milyar kilovatsaat elektrik üretilmesine rağmen, bunun 1.5 milyar kilovatsaatlik kısmı tüketiliyor. Bölgenin sanayi yönünden gelişmesi ile birlikte enerji kullanımının da artacağı belirtiliyor.
* Ekonomik faaliyetleri tarım ve yan sanayi ürünlerinde kendini gösterirken, ildeki esnaf sayısı 42 bin. Esnaf sayısının bu kadar az olmasının nedeni ise, terör nedeni ile şehrin yoğun göçe vermesi.
* Esnafın yüzde 60'ı primlerini zamanında ödeyemeği için sağlık uygulamalarından yararlanamıyor. İldeki esnafın yüzde 60'ının Bağ-Kur'a borcu var.
* Diyarbakır öğrenci kenti olmaya aday. Dicle Üniversitesi'nde 15 bin öğrenci geleceğe hazırlanıyor.
* Diyarbakır ve çevresi turizmde de ilgi odağı haline dönüyor. Geçen yıl uluslararası organizasyonla İçkale'yi dünyaya tanıtan Diyarbakır'da 3 bin yatak kapasitesi var.
* Türkiye'de üretilen enerjinin yüzde 25'i Diyarbakır ve çevresinde Keban, Karakaya, Atatürk, Dicle ve Kralkızı barajlarından elde ediliyor. Türkiye'de üretilen hidroelektrik enerjisinin yüzde 50'sini de yine bu barajlar karşılıyor.
* Diyarbakır Mermerde Türkiye rezervinin yüzde 40'ına sahip.
DİYARBAKIR KÜNYE
Nüfus: 1.5 milyon (800 bin merkez)
Kişi başına gelir: 1.350 Dolar
İldeki işletme sayısı: 246
Sanayi istihdamı: 9.000
İşsiz sayısı (%): yüzde Çalışabilecek her üç kişiden ikisi işsiz.Deniz Kalendergil

 

2005 Diyarbakır valilik raporuna göre Özel söktör işletme sayısının 240, çalışan sayısının ise 7 bin 200, kamu sektörü sanayi işletme sayısının 5, çalışan sayısının 3 bin 200 olduğu öğrenildi.

Diyarbakır’ın en önemli sektörü tekstil oldu
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın (DTSO), kentteki sanayi tesislerinin envanterine yönelik yaptığı araştırmada, ilin sanayisinin en önemli sektörünün tekstil olduğu ortaya çıktı.
Envanter çalışmasına göre, 61 firma ile yüzde 25.1’ inin tekstil, 43 firma ile yüzde 17.6’ sının gıda, 37 firma ile yüzde 15.2’ sinin madencilik, 30 firma ile 12.3’ ünün taş toprak, 25 firma ile yüzde 10.2’ sinin kimya plastik, 20 firma ile yüzde 8.2’ sinin metal eşya, 12 firma ile yüzde 4.9’ unun orman ağaç ve 15 firma ile yüzde 6.1’ inin diğer sektörlerde faaliyet gösterdiği bildirildi. Diyarbakır’da sanayi kuruluşları arasında tekstil sektöründe faaliyet gösteren kurumlar, yüzde 25’i oluştururken, istihdamın yarısına yakınını da bu işletmeler sağlıyor. Ancak kentteki tüm tesislerde istihdam edilen toplam sayı ise ihtiyacı karşılamaktan son derece uzak. Verilere göre 2004 yılı içinde faaliyet gösteren 243 sanayi kuruluşunda toplam 6 bin 990 kişi istihdam edildi. Kentte sanayi tesislerinde en fazla istihdamı 3 bin 224 kişiye tekstil alanı sağlarken bunu bin 310 kişi ile taş toprak, 875 kişi ile madencilik, 698 kişi ile gıda, 300 kişi ile metal eşya, 280 kişi ile kimya plastik, 109 kişi ile ağaç ve 194 kişi de diğer sektörler takip ediyor.
Esnafın genel durumunu anlamak için Diyarbakır Esnafve sanatkarlar odası raporuna bakalım.Bu rapora göre Diyarbakır esnafının %65’i icralık,%60’ı sağlık hizmetinden yararlanamıyor.
Bölgede vergi
Şanlıurfa mükellef sayısında rekorda

10 Kasım 2005 Perşembe
(İHA) - Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde en fazla gelir vergisi mükellefi Şanlıurfa’da bulunuyor. Gelirler İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan istatistik çalışmalara göre, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde en fazla faal durumdaki gelir vergisi mükellefi Şanlıurfa, Şırnak, Mardin, Malatya ve Diyarbakır’da bulunuyor. Bölgede Şanlıurfa’da 25 bin 165, Şırnak’ta 14 bin 551, Mardin’de 13 bin 555, Malatya’da 12 bin 373, Diyarbakır’da 12 bin 206, Erzurum’da 10 bin 742, Elazığ’da 8 bin 984, Van’da 8 bin 661, Adıyaman’da 6 bin 731 ve Batman’da 5 bin 613, Ağrı’da 4 bin 379, Iğdır’da 4 bin 253, Kars’ta 3 bin 990, Erzincan’da 3 bin 737, Bitlis’te 3 bin 75, Muş’ta 2 bin 743, Siirt’te bin 962, Bingöl’de bin 946, Hakkari’de bin 512, Ardahan’da bin 437 ve Tunceli’de bin 98 gelir vergisi mükellefi bulunuyor. Gelirler İdaresi Başkanlığı’nın Aralık 2004-Ekim 2005 dönemine ilişkin rakamlarına göre, Doğu’da en fazla mükellef sayısında artış Van’da yaşandı. Aralık 2004’de 7 bin 955 gelir vergisi mükellefi bulunan Van, bu rakam Ekim 2005 döneminde 8 bin 661’e yükseldi. En büyük düşüş ise Diyarbakır’da yaşandı. Diyarbakır’da Aralık 2004’de 13 bin 273 olan mükellef sayısı Ekim 2005’de bin 67 düşüşle 12 bin 206’ya indi. İkinci düşüş ise Mardin’de yaşandı. Mardin’de Aralık 2004’de 14 bin 398 olan mükellef sayısı Ekim 2005’de 13 bin 555’e düştü. Erzurum’da ise 11 bin 526 olan mükellef sayısı Ekim 2005’de 10 bin 742’ye indi. Aynı dönem içinde Iğdır’da mükellef sayısı 4 bin 469’dan 4 bin 253’e düşerken, Malatya’da ise 12 bin 577’den 12 bin 373’e düşüş oldu.

Diyarbakır valiliğin Şubat 2005 raporunda
İşsizliğin en yoğun olarak yaşandığı iller sıralamasında i, Diyarbakır’ın içinde bulunduğu durum iç açıcı görünmüyor. Raporda Diyarbakır’ın işsizlik sıralamasında yüzde 14,2 ile 5. sırada yer aldığı çarpıcı gerçeği ortaya çıktı. Kamu ve özel sektörün yüzde 50 yüzde elli olarak istihdam yarattığı raporda yer aldı. İl’in toplam gelirinin 229 milyon YTL, giderinin ise 1 milyar 197 milyon YTL olduğu, gelirin gideri karşılama oranının ise yüzde 19 olduğu belirtilirken, yüzde 14’’nü ise özel sektör vergi gelirinin karşıladığı belirtiliyor.

İstihdamın sadece yüzde 4’ü sanayi

Vali Efkan Ala da Diyarbakır’ın metropol bir kent olmaya aday olduğunu belirterek, kentte en önemli sorunun işsizlik olduğunu ve istihdam yapısından kaynaklanan birtakım sorunların da bulunduğunu söyledi.
Kentte sosyal güvenlik kuruluşlarına kayıtlı 100 bin çalışan olduğunu, toplamda bu sayının aileleriyle 400 bini bulduğunu ve 550 bin kişinin de yeşil karttan yararlandığını bildiren Ala, ‘’100 bin düşük bir orandır. İstihdamın sadece yüzde 4’ü sanayi sektöründedir. Bunun esnafa ya da diğer iş yapan insanlara olumsuz yansımaları oluyor. Bu oran yükseltilebilirse genel gelir sorununa anlamlı bir çözüm üretmek mümkün olabilir’’ dedi.dsöz 

 

 Diyarbakır’da 15 bin seyyar satıcı vardır.Pazar işportacılarını dahil ettiğimizde toplam 25 bin kişi söz konusudur.Bu rakam göç öncesi 3 bin civarındaydı. Diyarbakır Ticaret ve sanayi odası tarafından yapılan araştırmada her 5 kişiden 4’ü işssiz.Yerli iş adamlarının yeterli sermayeye sahip olmadıkları için teşvik’e başvuru yok.Bu durum istihdamı negatif etkiliyor.
                2004 yılında Dr.Öncel’in  Diyarbakır’daki  çalışma sonuçlarına göre Ailelerin %27.9’unun herhangibir sosyal sağlık güvencesi yoktur.%16.3’ünün yeşil kart,%55.8’inin SSK-Bağkur-emekli sandığı güvencesi vardır

 

 24 BİN KAYITLI İŞSİZ VAR
1
İstihdam alanlarının yokluğu yüzünden işsizliğin her geçen gün arttığı Diyarbakır’da, resmi olarak 24 bin işsiz bulunurken, 2005 yılı içinde Türkiye İş Kurumu İl Müdürlüğü’ne 4 bin 508 işsizin başvurduğu, bunlardan 259’unun işe yerleştirildiği bildirildi.

DİYARBAKIR- Kırsaldan kentte yaşanan yoğun göç nedeniyle nüfus patlamasının yaşandığı Diyarbakır’da, istihdam alanlarının yokluğu yüzünden gayri resmi kayıtlara göre 50, resmi kayıtlara göre ise 24 bin işsiz bulunuyor.

24 bin kayıtlı işsiz

İstihdam alanlarının bir türlü yaratılamaması nedeniyle artan işsiz ordusuna her geçen birileri katılıyor. Türkiye İş-Kur İl Müdürlüğü’nden alınan bilgiye göre, başvuran 4 bin 508 işsizden 259’unun işe yerleştirildiği öğrenildi. Eski Hükümlü statüsünden ise 83 kişinin başvurduğu İş-Kur’da, toplam kayıtlarda ise erkek ve kadın olmak 4 bin 874 oldu.

Yine İş-Kur tarafından 2005 yılı içeresinde normal 225, özürlü 26, eski hükümlü 8, olmak üzere toplam 259 kişinin işe yerleştirilirken, mevcut aktif kayıtların ise 9550 erkek, 3740 kadın olmak üzere 13 bin 290 olduğu belirtildi.dsöz

 

Ticaret ve
Sanayi odası

 

Bugün Diyarbakır’da modern çarşılarda alış veriş yapılmaktadır
2 

 

 

3 

 

4 

 

5 

 

6 

 


7 

 

Alış veriş merkezlerine örnekler
8 

 

11 

 

        
12

Diyarbakır'da iyi işler de var

Güngör Uras
Dün sabah Diyarbakır'a geldim... Benim amacım, Diyarbakır'dan kötü haber toplamak değil... "Bu şehirde hiç mi iyi bir şey yok?" onu araştırmak.
İşte size Diyarbakır'dan "iyi haberler":
·  Diyarbakır'da 12 anaokulu, 1018 ilköğretim okulu (14'ü yatılı bölge okulu, 7'si pansiyonlu ilköğretim okulu), 55 ortaöğretim okulu (41'i genel lise, 14'ü mesleki ve teknik lise), özel kesimin işlettiği çok sayıda kolej var.
·  1974 yılında kurulan Dicle Üniversitesi'ne bağlı 11 fakülte, dört yıl süreli 5 yüksekokul, bir konservatuvar ve iki yıl süreli 11 yüksekokulda 1500 öğretim üyesi 20 bin öğrenciyi okutuyor.
·  Yataklı tedavi kurumu olarak 9 devlet hastanesi, Dicle Üniversitesi'nin Tıp Fakültesi Hastanesi, Askeri Hastane, 2 özel hastane, 6 özel poliklinik faaliyet gösteriyor.
·  Diyarbakır genelinde 81 sağlık ocağı, 115 sağlıkevi, 4 verem savaş dispanseri, 4 ana çocuk sağlığı merkezi birinci basamak sağlık kuruluşu olarak hizmet veriyor.
·  İçme suyu ön arıtmadan geçirilerek şehre veriliyor. Önümüzdeki elli yıl şehre yetecek su var. Atık su arıtılarak Dicle Nehri'ne akıtılıyor.

GAP, iyilikler getiriyor
·  Diyarbakır'da 6 baraj var. Bunların 4'ü hem sulama yapıyor hem enerji üretiyor. 2'si sadece sulama amaçlı baraj. 800 bin hektar tarım alanının 30 bin hektarı devlet sulamasından, 70 bin hektarı halk sulamasından yararlanıyor. Verimlilik ülke ortalamasının üzerinde. Sulama yapılan alanlarda endüstri bitkileri yetiştiriliyor.
·  GAP kapsamında planlanan 13 projeden 6'sı Diyarbakır sınırlarında Dicle havzasında. Bu projeler 600 bin hektar arazinin daha sulanmasını hedef alıyor.
·  Diyarbakır GAP'tan en fazla yararlanan ve yararlanacak olan şehirlerimizden biri. Projeler tamamlandığında Diyarbakır'ın tarım alanlarının yüzde 70'e yakınında sulu tarıma geçme imkânı ortaya çıkacak.
·  Baraj ve sulama göletlerinde su ürünleri yetiştiriliyor. Su ürünleri önemli gelir kaynağı haline geliyor.
·  Ülkede üretilen buğdayın yüzde 2.43'ü, arpanın yüzde 3.35'i, nohudun yüzde 5.23'ü, mercimeğin yüzde 18.54'ü, tütünün yüzde 1.54'ü, pamuğun yüzde 2.75'i, üzümün yüzde 3.44'ü, kavun karpuzun yüzde 7.22'si, domatesin yüzde 1.51'i Diyarbakır'da üretiliyor.
·  Çoğu yerli ırktan 250 bin baş sığır, 1 milyon baş küçükbaş hayvan varlığı var. Arıcılık, kümes hayvanı yetiştiriciliği hızla gelişiyor. İpekböceği üretimi yeni bir uğraşı konusu.

Tarımda gelişme var
·  Gıda sektöründe 45, kimya plastik sektöründe 25, tekstil sektöründe 30, maden sektöründe 37, diğer sektörlerde 15 işletme üretim yapıyor.
·  Altyapısı yüzde 93 oranında tamamlanan Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi'nde 52 fabrika üretime geçmiş, 25 fabrika inşa halinde, 11 fabrika ise proje aşamasında. Bu tesislerde yaklaşık 3 bin kişi istihdam ediliyor.
·  Diyarbakır ilinde 7 küçük sanayi sitesi var. Sitelerde 1173 işyerinde 3500 kişi çalışıyor.
·  Toprağın altında maden olarak mermer, krom, çimento hammaddesi, bakır, çinko, kurşun, linyit ve petrol var. Bunlardan sadece maden yatakları işletiliyor. 35 mermer ocağı yılda 100 bin metreküp dolayında mermer çıkarıyor. Mermerin yüzde 40 kadarı ihraç ediliyor.
·  İl içinde zengin tarihi, kültürel ve arkeolojik eserler var. 15'i turizm işletme belgeli, 2'si yatırım, biri özel belgeli tesiste 2900 yatak mevcut.
Bu bilgileri derlememe Günsiad'dan Celal Balık, Ticaret ve Sanayi Odası'ndan Abdürrezzak Erim yardım etti... Diyarbakır'da sorun öğrenmek isterseniz, şikâyet dinlemeye giderseniz kaynak ve bilgi çok. Göçü, işsizliği, fakirliği zaten gözünüzle görüyorsunuz... Ama bunların ardında iyi şeyler de var... Bunlar ise genelde bilinmiyor... İşte ben bunları öğrenmek istedim.

 

DİYARBAKIR

Müsiad

Diyarbakır, şaşaalı günlerinde, yolların kavşağındaki bir tarih, kültür, diyalog, iş ve aş merkezi olarak Şark’ın parlayan yıldızıydı. Şimdi ise Diyarbakır işsizlikle beraber elektrik kaçağının
% 70’leri aştığı bir şehirdir. AB kapısına dayanmış Türkiye’nin yolunun yine bu şehirden geçtiği ifadesi ise çok manidardır. Bu anlamda Diyarbakır, sadece Türkiye’nin kalkınma sorununa işaret etmez. Aynı zamanda zenginliklerini, sorun ve geri kalma vesilesi haline getiren zihniyetle hesaplaşma gereğine, bir zihniyet devrimine işaret eder.

·        Diyarbakır’ın iktisadi kalkınması, şu aşamada tarım ağırlıklı olarak ele alınmalıdır.
·        Transit ticaret, şehrin önemli bir geçim kaynağı olarak desteklenmelidir.
·        Bölgenin ve ilin ekonomisine ciddî katkılar sağlayan sınır kapısı geçişlerinin hızlandırılması maksadıyla, bu geçiş yerlerinin dünya standartlarında teknolojiyle donatılmaları gerekmektedir. 2004 yılında katedilen mesafe neticelendirilmelidir.
·        Şehrin, Gaziantep gibi bölgede daha gelişmiş sanayi şehirleriyle belli bir üretim modeli bağlamında entegrasyona gitmesi gerekmektedir.
·        GAP projesinin şehre yansıması, istenen düzeyde gerçekleşmemiştir. Türkiye ortalaması olarak sulanabilir arazi % 50 oranında olduğu halde, bölgede  bu oran % 5’lerde kalmaktadır. Barajlar bölgesi olması hasebiyle bu oranın yükseltilebilmesi için sulama kanallarının yapılması gerekmektedir.
·        Sulama kanallarının özelleştirilmesi, verimlilik ve adalet açısından önemli bir projedir. Ayrıca çiftçinin sulama konusunda eğitilmesi, erozyon ve tuzlanmaya karşı son derece önemlidir.
·        Tarımda, hasat mevsiminde bölgede yaygın olarak kullanılan “jüt” çuvallar, pamuk hasatında kaliteyi olumsuz yönde etkilemektedir. Pamuk lifine karışan jüt parçacıkları, iplik yapımında neps gibi geri dönüşümsüz hatalara yol açmaktadır. Bu nedenle toplamada jüt çuvallar yerine, pamuklu torbalar kullanılmalıdır.
·        Bölge coğrafyasına uygun, ikinci ürün alma çalışmalarının yapılması ve uygun ürünün tespit edilmesi de diğer bir zorunluluktur.
·        Madencilikle ilgili de ciddî  rezervlere sahip olan bölgenin, ülke ekonomisine ve istihdama katkı sağlayabilmesi için, özel programlar geliştirilerek sektörün veriminin artırılması sağlanmalıdır.
·        Turizmde, mevcut tarihî  eserlerin ve inanç turizmi çerçevesinde değerlendirilen mekan ve kurumların ihya edilmesi gerekmektedir.

·        Bölgede hidrolik enerjinin yanında, hızla ucuz ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek gerekmektedir. Bu doğrultuda güneş enerjisinin acilen gündeme alınması uygun olacaktır. Bölgede ve ilde, yılın 300 günü güneşli geçmekte ve bu durum da düşük maliyetli enerji üretimi imkânı sunmaktadır. Buna rağmen, güneş enerjisinden yeterli oranda yararlanılamadığından, daha pahalı enerji kullanılmaktadır. Fakir ve işsizliğin % 60-70’lere dayandığı bölgede bu durum, kaçak kullanımları teşvik etmektedir.
·        Elektrik şebekelerinin olmayışı, zaman ve sürekliliği de etkilediği için, bu durumun rekabet ortamındaki piyasada maliyetleri artırması, dış dünyadaki rekabet şansını zayıflatmaktadır.

 

13 

 

14 

19.yüzyılda sanayi durumu için Diyarbakır salnamelerine bakacağız

Diyarbakır salnameleri c.3

Sanayi ve Mamulât
Diyarbekir'de ashab-ı sanayi az değildir. Sanayi, ve mamulâttan bu havaliye ve hususuyla ekrâd taifesine lazım ve
münasib olanların her türlüsü çıkarılır.
Sanayi ve mamulât esnafının başlıcaları şunlardır:
Debbağ, dikici, penbeci, gazzaz, kirişçi, kunduracı, külahçı, boyacı, kassârcı, iplikci, bardakçı, hallâc, çarşafçı, hasırcı, şerikci, kuyumcu, tenekeci, mücellid, basmacı, tarakçı, borucu, dokuyucu, yaftacı, mazman, çakmakçı, tüferikci, kılıççı/ mumcu, dökmeci, çarkçı, dülger   marangoz, hakkak, hayyat, alçıcı, semerci, kalemkâr, sarrac, kelekci, şurubcu, abacı, nala, takakcı, tokacı, leblebici. Mamulât ve masnû'âtın dahi başlıcaları bunlardır:
Harîr çetarinin envâ'ı, sırmalı çarşaf, harîr aba, harîr kefiyye, envâ'-ı puşi, harîr kuşak, kutni ve harîr kumaşların her türlüsü, tire çetariler, pamuk kumaşlar, yerli bez, kırmızı bez, beyaz aba, çorap, Kürd abaları, Kürd külahları, Kürd şalları, Kürd keçeleri, Kürd kaliçeleri, a'lâ kilimler, yerli basma, yerli yazma, envâ'-ı boya işleri, mamulât-ı gaz-zâziyenin a'lâsı ve envâ'ı, nefis harîr boyaları, mülevven sahtiyan, meşin, kösele, mütenevvi' ayakkabılar, kundura, hamam ve el havluları ve envâ'ı, çift âlât ve edevatı, evânî-i nühâsiyenin envâ'ı, tunç mamulâtıriın envâ'ı, her nevi dökme işleri, sîm ü zer ve mücevherat mamulâtı, türlü türlü kalem işleri, teneke mamulâtı, mamulât-ı muytâbiye, mamulât-ı sarraciye, demir mamulâtının envâ'ı, kalkan, leblebi, nefis şarab-ı harîr, müskiratın envâ'ı,. menekşe şurubları, yağ sabunu, zeyt sabunu, nefis bitim yağı sabunu, mum, desti bardak mamulâtı, lüle-sebil mamulâtı, abanos sigara ağızlıkları ve bastonlar, ceviz ve kavak kanepe ve masa ve serîr mamulâtı, mamulât-ı ahşâbiyenin her türlüsü, ma'reke, eğer, kaltak, ebniye ve mimar işleri, ebniye kalem işleri, ebniye nakış işleri, çelenkâriye işleri

DİYARBAKIR  SALNAMELERİ   -   XII

 

Günümüzde Diyarbakır Ekonomisi

Ticaret Borsası

 

Sebze hali
 


 

Esnaf ve Sanatkarlar Odası
 

Diyarbakır sanayi Odası
 

Gıda Toptancıları hali
 


 

Tarihte ekonomi
Balıkçılarbaşı postanesi binasının bir süre
BORSA olarak kullanıldığı doğru. Bunu ben de büyüklerimizden
duymuştum.
 
Zaten hatırlarsan 1940 lı yıllarda postane
binasının bitişiğindeki geniş avlulu eski Diyarbekir evinde Ticaret ve
Sanayi Odası binası vardı. Hatta Sümerbank mağazası da karşısındaydı.
Sonradan bu mağaza büyük ve modern bir kundura mağazası
oldu Bitişiğindeki duvara sinema afişlerinin asıldığı tahta panolar
vardı.
 
Diyarbakırın tanınmış bazı çiftçi
tüccarların büroları da bu sokaktaydı. Diyarbekirin tanınmış
tüccarları Nedim- Edip Pirinççioğlu kardeşlerin büroları postanenin
karşısında iki katlı bir binadaydı. Üst kata dar bir tahta merdivenle
çıkılıyordu. Çeltik tüccarları Mehmet ve Ahmet Arcak kardeşlerin büroları
da yine postanenin karşısındaki küçe çıxmazda idi
 
 
Biliyorsun, ipekçi dükkanları ile puşucu
dükkanları, iplik ve puşu boyahaneleri de Balıkçılarbaşı
çevresindeydiler
 
Yalnız burayı Eski Yoğurt Pazarı’nın
arkasında ve Mirza Hamamı karşısındaki eski Borsa Hanı ile karıştırmamak
lazım. Biliyorsun, bu handa daha çok yağ-yün ve mazı satışları ve
depolamaları yapılırdı. Geniş avlusunda kurulan büyük ocaklarda  ve büyük kazanlarda yağlar
eritilir tenekelere doldurulup Anadolunun çeşitli yerlerine sevk
edilirdi.  Yün, kitre ve mazı
depolamaları ve balyalamaları da burada
yapılırdı
 
Yeri gelmişken bir hususu daha belirtmek
isterim;
 
Diyarbekirin geçmişde çok hareketli bir
ticaret merkez i olduğunu biliyoruz.
 
Kuyumculuk
ve altın ticareti daha çok Hasan Paşa Hanı çevresindeki kapalı
çarşıda yapılırdı.
 
Çini atölyeleri Kurşunlu Cami ile İçkale
arasındaki bölgedeydi...
 
Diyarbekirin asıl İpekçiler Hanı ise,
Urfa Kapının iç tarafındaydı.

 

 
Mehmet Mercan