ENERJİ KENTİ DİYARBAKIR

 

GÜNEŞ KENTİ DİYARBAKIR
Dağkapıda gama haç simgesine rastlıyoruz.Bu M.Ö.2200-1400 yılları arasında bölgede yaşayan Aramilerin güneş sembolü olduğu sanılmaktadır

Fatma Kaya:Diyarbakır’daki Roma mimari Yapıları.D.Ü.Arkeoloji böl.lisans tezi.2004.s.17. Birgül Savaş:Diyarbakır surları.D.Ü.Arkeoloji bölümü lisans tezi.2000.s.:31

 

güneş batarken

 

En yüksek yaz sıcaklıklarına bu bölgede rastlanır.Burada güneyden gelen hava akımları etkilidir.En az bulutlu günler bu bölgede görülür.Fırat Üniv.den Prof.Yıldız’ın raporuna göre Türkiye’de güneşleme süreleri saat olarak
Güneydoğu Anadolu:3016; Akdeniz 2923; Ege 2726 ;İç Anadolu 2712,Doğu Anadolu 2693 ,Marmara 2528 ,Karadeniz 1966saattir.Bölgede ortalama 160 yaz gün kaydedilir.
10 ay kendini gösteren güneşle Güneş enerji santralleri devreye girmelidir .Bununla sıcak su,kısmen bina ısınması,güneş pilleriyle  gelecekte elektrik enerjisi söz konusu olacaktır.Güneş ışığı ayna düzenekleriyle belirli noktalara odaklanarak yüksek sıcaklıklar elde edilir. Bu şekilde toplanan ısı ile kızgın su buharı elde edilerek, jenaratörleri çevirecek olan türbinler harekete geçirilir.
                Güneş enerji santralllerinin devreye girmesi için yılda 2000 saat güneşlenme gerekir.Bu açıdan bölge güneş enerji santrallerine uygundur.Referans olarak İsaril alınabilir.İsrail tüm enerjisinin %3’ünü güneş enerji santrallerinden temin etmektedir.
     DÜGEM=Dicle Ün.Güneş Enerji  Uyg ve Araş. Merkezi.çalışma sonuçlarına göre bölgemizde Güneş enerjisi ve başlıca yararlanma yöntemleri ilgili sonuçlar aşağıdadır.
Termal Güneş Santralları : Güneş enerjisinden elektrik üreten sistemlerdir. Termal güneş santrallarının kurulmasında yer ve meteorolojik parametreler en önemli faktördür. Yıllık yağış, güneşli gün ve saat, hava kirliliği ve diğer bazı meteorolojik parametreler uygun olmalıdır. Örneğin, bu tür santralların bir yere kurulabilmesi için o yerin, yılda ortalama en az 2000 saat güneşlenebilmesi gerekmektedir. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bu değer 3000 saatin üzerindedir. Ayrıca, yılda en az 4 saat kesiksiz güneşlenme süresi için minimum 150 gün gereği, Diyarbakır için 8 saat seviyesindedir.
.
· Türkiye'nin Dünya' daki Yerinin Güneş Enerjisinden Yararlanmaya Elverişliliği
Türkiye'nin 36-42° kuzey enlemleri arasında bulunması ve güneş enerjisinden yararlanma açısından en elverişsiz konumda bulunan Karadeniz Bölgesinde dahi yıllık güneşlenme süresinin 1966 saat olması ve bu değerin Güneydoğu Anadolu Bölgesinde 3000 saatin üstünde olması, Türkiye ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinin güneş enerjisinden yararlanmasının ne kadar uygun olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
· Güneydoğu Anadolu Bölgesinin Güneş Enerjisinden Yararlanmaya Elverişliliği
· Son 60 yılda yıllık ortalama sıcaklık Diyarbakır'da 16° C , Şanlıurfa'da 18° C cıvarlarındadır.
· Son 60 yılda tespit edilen en yüksek sıcaklık 46° C cıvarı ile Diyarbakır ve Şanlıurfa en başta yer almaktadır.
· Yaklaşık son 50 yılda, yıllık günde ortalama güneşlenme süresi 8 saat üstü ile Antalya, İzmir, Diyarbakır ve Şanlıurfa illeri yer almaktadır.
Master plana göre Diyarbakır enerji profiline bakalım
Diyarbakırda Ortalama yıllık sıcaklık 15.8 C° olarak gerçekleşirken, en yüksek sıcaklığın 46.2 C° ye yükseldiği gözlenir
Ortalama Sıcaklık Değerleri


Aylar

Ortalama Sıcaklık
(C°)

Ortalama En Yüksek Sıcaklık
(C°)

Ortalama En Düşük Sıcaklık
(C°)

Ocak

1.6

6.4

-2.5

Şubat

3.6

8.9

-1.0

Mart

8.3

14.2

2.4.

Nisan

13.9

20.3

7.1

Mayıs

19.3

26.5

11.3

Haziran

25.9

33.2

16.4

Temmuz

31.0

38.2

21.6

Ağustos

30.3

38.0

20.9

Eylül

24.9

33.3

15.9

Ekim

17.1

25.2

9.8

Kasım

9.8

16.3

4.3

Aralık

4.1

9.2

-0.2

Kaynak : Ankara Ünv. Ziraat Fak. M.N.Süleyman KARA. 1999. Ankara
 
.

Güneşli gün sayısının çokluğu nedeniyle Türkiye’ de güneşlenme değeri en çok olan illerin başında Diyarbakır gelir. Ortalama güneşlenme süresi 8 saattir. Temmuz ayında güneşlenme süresi 13 saate yaklaşır. Ocak ayında ise 4 saat kadardır. Açık günler bakımından da Diyarbakır yüksek değerler sunar. Ağustos ayında açık gün sayısı 25’ i geçer, Mart ayında ise 5’ e kadar iner.

 

 

<Digimax V700 / Kenox V10 / Digimax V10 >

Güneş Enerjisi  VE BÖLGE AVANTAJI

bÖLGEDE GÜNEŞ BOLDUR.BU DURUM TÜRKİYEDE ANTALYA-FETHİYE VE KUMLUCA’DAN DAHA FAZLA OLARAK DİYARBAKIR VE ÇEVRESİNE AVANTAJ GETİRİYOR.ÜLKEDE SERACILIĞA ELVERİŞLİ  1. UYGUN YER DİYARBAKIR VE ÇEVRESİDİR.GÜNEŞ BOLLUĞUNUN YANISIRA ŞU AN TERCİH EDİLEN TOPRAKSIZ TARIMIN ANA MADDESİ OLAN VOLKANİK MATERYALLERDEN BAZALT KARACADAĞDA BULUNMAKTADIR
                                                           

Topraksız tarım Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yıldız Daşgan, topraksız tarım ile marka ürünler yetiştirmenin daha kolay olduğunu belirterek, sistemin yatırım maliyeti sorunlarının giderilmesi halinde yeni bacasız fabrikalar kazanılabileceğini ifade etti.
Toprak yerine alternatif olan, perlit, pomza, bazaltik tüf, kaya yünü, torf gibi katı ortamlar saksı, torba veya kanalet gibi farklı taşıyıcılara doldurularak yetiştiricilik yapılmaktadır

Sürekli bitki yetiştirilen seralarda toprakların aşın kirlenmesi, besin değerinin azalması, hastalık ve zararlı tesirlerle mücadelenin zorlaşması, toprakların tuzlulaşması gibi sebeplerle, topraksız tarım giderek önem kazanmaktadır. Bu usulle, topraklı ziraata göre daha az su kullanılmakta, (sun’i) gübre israfı olmamakta ve dolayısıyla çevre kirlenmemektedir. Ayrıca yabancı otların verdiği zararlar ve topraktan kaynaklanan hastalıklarla karşılaşılmamakta, işçilik masrafları da daha az olmaktadır. Bu şekilde yetiştirilen bitkilerin lezzeti, toprakta yetişene nazaran daha az olabilirse de, sahip olduğu avantajlarıyla topraksız tarım; toprağın elverişsiz, suyun kıt veya çevre kirlenme riskinin yüksek olduğu yerlerde kârlı bir yatırım olarak düşünülebilir. Açlık ve işsizliğin yaygın olduğu yerlerde de alternatif bir üretim biçimi olarak sunulabilir. Ayrıca beton yığınlarıyla boğulmuş şehirlerimizde yaşayan, tabiata hasret insanlara, zevkli bir meşgale ve tefekküre açılan bir kapı olarak tavsiye edilebilir.(Sızıntı)
Türkiye’de seracılığa en uygun yer Antalya ve bölgesi olmayıp 1.sırada Güneydoğu 2.sırada Doğu Anadolu gelmektedir.
1.Antalya bölgesinde olan zirai hastalıklar bölgemizde şu an yoktur
2.Topraksız tarımda (saksılarda veya kanallarda) kullanılan volkanik materyalden bazalt Diyarbakır bölgesinde,perlit ve ponza ise Bitlis ve Van bölgesinde bulunmaktadır. Volkanik materyalle tarımla paraziter hastalık olmadığı gibi %40 daha az gübre,%20 daha az su kullanılmaktadır. 20 dönüm topraksız tarım 300 dönüm toprağın işini yapmaktadır. Bu açıdan bölgede topraksız vatandaşa bir imkan doğmaktadır.(Çok büyük arazileri olan vatandaşların topraklarının da büyük tarım işletmesine dönmesi ve köylünün tarım işçisine dönüşmesi ile ekonomik tarım yapılabilir.)
Organik tarıma topraksız tarımda hemen girilebilirken,topraklı tarımda 3 yıl gereklidir. Topraklı tarımda verim 7 yıl sürerken topraksız tarımda 30 yıl verim söz konusudur.
    Serada düşük olan verim daha da artırılıyor. Serada, 1000 metre karelik alanda 10-15 ton domates elde edilirken, topraksız sebze yetiştirenler 30-40 ton domates elde ediyor. Özellikle domates fiyatlarının yüksek olduğu ocak-şubat aylarında, bu üretimin kazancı çok yüksek oluyor. Daha bilinçli ilaç ve gübre kullanılıyor.”Topraksız tarımın en büyük faydalarından bir tanesi topraktan gelen hastalıkların tesbitini yapamayan ve yanlış ilaç kullanarak insana ve çevreye zarar veren bilinçsiz tarım üretiminin önüne geçmesi.
Toprak olmayınca ilaç, hastalık ve zararlı yok
Toprak dezenfeksiyonunu ortadan kaldırıyor. Bunun için kullanılan ve ürüne zarar veren ilaçlar kullanılmıyor.
Sera bilgisayarla sürekli kontrol altında tutulduğundan hastalık ve zararlılar görülmüyor.
Toprak olmadığı için seralarda büyük işgücü ve harcama gerektiren toprak işleme, yıkama, dezenfekte etme ve gübrelemeye gerek kalmıyor.
Topraksız üretilen ürünler daha kaliteli olduğu için satış fiyatları ve ihraç şansı yüksek.
Ürünler organik tarım ve klasik seralarlarda üretilenlere göre yüzde 50 daha fazla vitamin içeriyor.
Yatırım maliyetleri klasik yönteme göre daha yüksek ancak üretim maliyetleri çok düşük.

Seracılıkta çok önemli yeri olan Hollanda'da sera sebzeciliğinin tamamına yakını, İngiltere, Belçika, Almanya, Fransa gibi ülkelerde sera alanının yüzde 30-90 oranındaki kısmı Topraksız Tarım Kültürü ile yapılmakta.
Su kültürü, perlit, kum, çakıl, kayayünü, bazalt tüfü, talaş, gibi katı ortamlarda topraksız tarım yapılmaktadır.
Japon’ların geliştirdiği Hyponica adı ile bilinen ve derin akan su kültürü olan sistemde bir kök domatesten 12 bin, bir kök hıyardan 3 bin, bir kök kavundan 90 meyve alınabilmiştir.
Hızlı nüfuz artışına ek olarak dünya tarım alanlarının erozyon, çoraklaşma turizme kaydırılma ve yerleşim alanlarına dönüştürme gibi nedenlerle sürekli azaldığı bilinene bir gerçektir. Monokültür tarım aynı toprakta üst üste hep aynı tür sebzenin yetiştirilmesi olayıdır. Yani bir seracı genelde ya domates, yada hıyar seracısıdır. Toprak yorgunluğu nedeni ile toprağı değiştirmek gerekmektedir. Bir dekar sera toprağını değiştirmek için 200 ton temiz toprağa gereksinimi vardır. Bugün Türkiye sebze seralarının ortak sorunudur yorgunluk.
Fethiye yöresinde domates seralarında çarpıcı bir şekil almıştır. Bu bölgelerde domates verimi, toprak yorgunluğu nedeniyle, 8 ton/da civarında kilitlenmiştir. Toprak yorgunluğu ortadan kalkması halinde verim ortalamamız 20-25 ton/da ve üzerinde olması beklenebilir. Bu durumda yapılması gereken  hiç vakit kaybetmeden topraksız tarıma geçmektir. 

                    

Seyrantepe’de Güneş batışı
 

 

Diyarbakır-Samsun arasında demiryolu olması ve kombine taşımacılıkla trenden alınan sebze ve meyvenin Rusya ve diğer Karadeniz ülkelerine gönderilebilme alt yapısı da bir avantajdır.
Güneş enerjisinin kullanımı, gündelik yaşam yapısından ve konutlardan başlamakta; haberleşmeye, tarıma, endüstriye, elektrik santrallerine, askeri hizmetlere ve uzaya kadar uzanmaktadır. Güneş enerjisinin günümüzde önem kazanan uygulamaları; oldukça yaygınlaşan güneşli su ısıtıcılarının dışında, güneşle ısınan binaların yapımı, güneş enerjisinin elektriğe çevrilmesi, güneş enerjili su pompalarının tarımsal sulamada kullanılması, geleceğin yakıtı olan hidrojenin sudan üretiminde güneş enerjisinden yararlanılması biçiminde sıralanabilir . Ayrıca güneş enerjisinin kullanıldığı alanlara hesap makinaları, radyo, TV ve uydu alıcıları, radar ve meteoroloji istasyonları, havaalanları ve helikopter pist ışıklandırmaları, denizcilik uygulamaları, mobil telefonlar, karavanlar, sokak ve bahçe aydınlatmaları ilave edilebilir.
Güneş Enerjisi İle Su Pompalama Kapasiteleri
Güneş enerjisi ile su pompalama sistemleri, değişik güçlerde, farklı tip pompalarla ya da doğrudan ve elektronik pompa kontrol üniteleri gibi farklılıklar içerse de genel olarak üç ana başlık altında toplanabilir.
1.        Güneş enerjisi ile kullanım/içme suyu pompalama.
2.        Tarımsal amaçlı su pompalama.
3.        Hayvansal sulama amaçlı su pompalama.

Dünyadaki uygulamalara bakıldığında, 1000 m4 hidrolik yük değerlerine kadar, güçteki %100'lük bir artışın, sistem ömrü boyunca tolam maliyetin %25-30 düşmesine neden olmaktadır. Güneşin enerjisi ile su pompalama sistemlerinin, ülkemizdeki konvansiyonel güç şebekesinin yetersizliği düşünüldüğünde, kullanım suyu amaçlı, tarımsal amaçlı ya da sulama amaçlı bir çok uygulama alanında, ekonomik ve uzun ömürlü olduğu görülmektedir. Engin KIRAN -3 E DergisiSayı 135, Ağustos 2005 Güneş Enerjisi İle Çalışan Su Pompalama Sistemleri Muhsin Tunay Gençoğlu (mtgencoglu@firat.edu.tr)

 

Güneş Enerjisi ile Çalışan Dünyanın En Ekonomik Su Pompası...
http://www.derinkuyu.com/

Sistem Nasıl Çalışıyor...
  

Benzin—Mazot—Elektrik masrafı yok      Günlük 130 m³ e kadar su              BEDAVA...

  



 
 
Sistem güneşten aldığı ışınları güneş panelleri sayesinde elektrik enerjisine çevirerek bir kontrol ünitesine iletiyor… Bu kontrol ünitesi, kendisine bağlı bir dalgıç yada yüzey pompasını harekete geçirerek yeryüzüne su pompalıyor... Pompalanan bu su şamandıra sistemi olan havuzlarda  yada tanklarda depolanarak istenilen uygulamalarda kullanılabiliyor…
Benzin—Mazot—Elektrik masrafı yok      Günlük 130 m³ e kadar su              bedava
GÜNEŞ ENERJİSİ VE ELEKTRİK

Tablo- Türkiye'nin Yıllık Toplam Güneş Enerjisi Potansiyelinin Bölgelere Göre Dağılımı
Kaynak: EİE Genel Müdürlüğü

BÖLGE

TOPLAM GÜNEŞ ENERJİSİ
(kWh/m2-yıl)

GÜNEŞLENME SÜRESİ (Saat/yıl)

G.DOĞU ANADOLU

1460

2993

AKDENİZ

1390

2956

DOĞU ANADOLU

1365

2664

İÇ ANADOLU

1314

2628

EGE

1304

2738

MARMARA

1168

2409

KARADENİZ

1120

1971

                 

Seralarda güneş enerjisinden nasıl faydalanılır?

Güneş enerjisi ile işletilen seralarda güneş enerjisinden pasif ve aktiv halde faydalanılması mümkündür. Bu şekilde gerekli ısı ve istenilen ortam koşulları, örn. Sulama ve nem oranları, toprağın PH değeri, ışık ve gölgelendirme ilişkileri, havadaki CO2 miktarı vs. gibi değerler sağlanmış olur.
Burada en önemli nokta, güneş enerjisi ile işletilen seranın doğru yönde konumlanmış olmasıdır: Seranın uzun ekseninin Doğu-Batı doğrultusuna yönlenmiş olması gerekir.
Güneş ışınlarından en uygun şekilde (direk/dolaylı) faydalanabilmek için seranın güneşden en çok faydalandığı yönün saydam bir örtü ile kaplanması gerekir. Bunu sağlayabilmek için cam yada güneş ışınlarına (UV) dayanıklı bir plastik folye kullanılması gerekir.
Güneş enerjisi ile işletilen seraların kuzeye bakan kısımlarının iyi yalıtılmış bir duvar ile kapatılması gerekir. Bu işlem, oluşan ısı kayıplarını azaltmak için yapılır. Ayrıca, iç kısımdaki ısıyı koruyabilmek için çift cam yada çift folye kullanımı uygun görülmektedir

Türkiye, elektriğinin %20’sini ülke genelinde aydınlatma için harcamaktadır. Toplam tüketim içindeki oranı her yıl artmaktadır. 1990 yılında bu oran, 56.8 milyar kWh’lık bir tüketim içinde %12 civarındadır. Bu tarihten sonra toplam elektrik tüketimi ve aydınlatmanın bu tüketim içindeki oranı artmıştır. Toplam tüketimin 114.1 milyar kWh’a ulaştığı 1998 yılında aydınlatmanın bu miktar içindeki oranı yüzde 15’i bulmuştur. Tüm bu hesaplar konut bazındaki enerji tüketiminin minimum yüzde 16’sının aydınlatma amaçlı kullanıldığı varsayımı üzerine yapılmıştır. Muhtemel gerçek veriler daha yüksek olabilir.
Endüstrinin kullandığı elektriğin de yaklaşık olarak %5’inin aydınlatma amaçlı tüketildiğini varsayarsak aydınlatma için harcanan elektriğin Türkiye’nin toplam elektrik tüketiminin %20 gibi oldukça büyük bir oranını oluşturduğunu görmekteyiz.
Bu noktada şebeke hattına bağlı olmayan ve ihtiyacı olan elektrik enerjisini güneşten alan otonom aydınlatma sistemlerinin Türkiye için çok önemli olduğu açıktır. Buna ek olarak deprem, sel gibi felaketlerin sıkça yaşandığı ülkemizde merkezi sistemden bağımsız bu tip aydınlatma sistemleri, ekonomik olmalarının dışında hayati bir önem içermektedirler. Türkiye’nin Avrupa’nın ortalama günlük güneşli saat sayısı en yüksek ülkelerinden biri olması bu sistemlerin performansını arttırmaktadır.
Sistemin Genel Tanıtımı
Gündüz güneş ve elde edilen elektrik özel akülerde depolanarak akşam farklı güçlerdeki aydınlatma sistemlerinin otomatik olarak çalıştırılmasında kullanılmaktadır. Türkiye’nin çok değişik meteorolojik verilere sahip olmasından dolayı her bölge için özel çalışma yapılmıştır. Sistemin verimli çalışmasındaki en önemli birim şarj kontrol ve sistemin bulunduğu enlem/boylam koordinatlarına göre programlanabilme özelliği olan kontrol ünitesidir. Kontrol ünitesi sistemin performansını takip ederek aydınlatmanın optimum şartlarda yapılmasını sağlamaktadır. Tüm aydınlatmanın DC akımla yapılmasından dolayı bir 220V AC çeviriciye ihtiyaç olmamaktadır.

Best DergisiSayı 22, Nisan 2003 Güneş Enerjili Aydınlatma Sistemleri Serdar ERCİYES

 

Güneş Ocağı
Güneş ışınlarını parabolik olarak yoğunlaştıran bu tür güneş ocakları dünyanın çeşitli yerlerinde yemek pişirmek için kullanılmaktadır. EİE’de deneme amaçlı imal edilen güneş ocağı 750 ºC sıcaklığa ulaşmaktadır. 

GÜNEŞ OCAKLARI

YEMEĞİNİZİ GÜNEŞ PİŞİRSİN

Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü Tarafından Ülkemizde yaygınlaşması amacıyla sacdan imal edilen güneş ocakları 250 YTL+KDV fiyatla satışa sunulmuştur.!!!

YENİ BİR İŞ ALANI

Yerli İmkanlarla Kolaylıkla İmal Edilebilecek Olan Güneş Ocakları Ülkemizde Yeni Bir İş Alanının Doğmasını Sağlayacaktır. İlk kez Genel Müdürlüğümüzce tasarlanarak imal edilmiş olan güneş ocaklarının piyasada üretilerek satılması konusunda Genel Müdürlüğümüz ayrıca teknik destek sağlamaktadır.

İrtibat:
Adres: EİE İdaresi Genel Müdürlüğü
Eskişehir Yolu 7.km. ANKARA

Tel: (312) 295 52 24- 295 55 85
Fax: (312) 295 50 05

e-mail: soz@eie.gov.tr    ekalinbacoglu@eie.gov.tr
·         
Güneş ocakları, güneş enerjisi ile çalışan ve pişirme  amaçlı kullanılan sistemlerdir.

·        Yakıtsız
·        Ekonomik
·        Çevreci
·        Yerli
·        İthal enerji kaynaklarına alternatif
·        Orman tahribatını önlemeye yardımcı
·        Kırsal bölgelerin sosyo-ekonomik kalkınmasına destek
·         
·        NASIL ÇALIŞIR:

Güneşten ışıma vasıtası ile gelen ısı, iç yüzeyi parlak paraboloid çanak vasıtası ile çanak odağında yoğunlaştırılmakta ve odağa yerleştirilen tencere tabanında ışık, ısı enerjisine dönüşmektedir.

Oluşan yüksek sıcaklık ile tencerede pişirme işlemi gerçekleşmektedir.

1,6 m çapındaki bir güneş ocağının gücü yaklaşık 1,5 kW’tır.

·         

·        ÜLKEMİZDE MEVCUT DURUM
Ülkemizde yemek pişirme amacıyla

·        LPG, doğal gaz, elektrik, odun, kömür, tezek ve bitki artıkları kullanılmaktadır.
·        LPG ve doğal gaz ithal ve ülkemizin enerji konusunda dışa bağımlılığını artıran kaynaklardır.
·        Odun, bitki ve hayvan artıkları ise ülkemizin doğal zenginliklerinden ve çok daha verimli kullanım alanları olan kaynaklardır.

·         
  • EKONOMİK ANALİZ

Güneş ocaklarının maliyeti imal edildikleri malzemeye göre değişmektedir.

Genel Müdürlüğümüzün tanıtım amacıyla satışa sunduğu ocaklar yaklaşık 1.5 yılda maliyetini karşılayacak tasarruf sağlamaktadır.
Ülkemizdeki bir  evde yılda en az 5 adet 12 kg’lık LPG tüpü eşdeğerinde tasarruf sağlanacağı tahmin edilmektedir.

·         
·        ÜLKEMİZİN POTANSİYELİ

      

  • Ülkemizdeki 15 000 000 konutun  %55' si müstakil evdir.
  • 8 250 000 adet müstakil ev

 

  • 8 250 000 adet güneş ocağı

 

Ülkemizde 8 250 000 adet güneş ocağının kullanılması ile ;

 

  1 Milyarv  YTL/yıl  (750 milyon ABD $/yıl) tasarruf imkanı doğacaktır.

 

 

Gün ışığında kuru fasulye!

 

Güneş fırınları ve kutuları (solar box) dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi Peru, Venezuela, Bolivya, Kosta Rika, Nikaragua, Panama, Guatemala, Dominik ve Haiti gibi Latin Amerika ülkelerinde de uzun yıllardır, binlerce aile tarafından kullanılıyor. Güneş ışığında pişirilen yemekler de afiyetle yeniyor.

Türkiye, dünyanın bütün ülkelerinde yaygın olarak kullanılan, NASA ve AB tarafından da desteklenen güneş fırınları (solar oven) ile geç de olsa tanıştı. Bu tanışma, gazetemizin 17 Mart 2006 tarihli nüshasında, “Güler, güneşle çay demledi” başlığıyla duyuruldu. Elektrik İşleri Etüd İdaresi (EİEİ) ve 22 sponsor firmanın katkılarıyla Ankara’da yaptırılan “Enerji Verimliliği Eğitim Tesisi”nin açılışında konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, yüzde 94 enerji tasarruflu binada, toprak enerjisi, fiber optik aydınlatma sistemi, gün ışığı kontrol sistemi, ısıtma-soğutma maksatlı kompozit duvar gibi yeni teknolojilerin uygulandığını belirtiyor ve, “Bu mütevazı açılışın öneminin yıllar sonra anlaşılacağını” kaydediyordu. Ayrıca, açılışa katılanlara parabolik güneş ocağında (sun cooker) demlenen çaydan da ikram edilmişti. Bu, Türkiye’nin teknolojik geleceği için gerçekten de tarihi bir gündü. Çünkü Türkiye, güneş enerjisinde yepyeni ufukların kapısını aralıyordu.

Bedavaya pişirin!
Çanak şeklinde ya da kutu şeklinde, içi yansıtıcı maddelerle kaplanmış basit bir düzenek olan güneş ocakları ve fırınları, güneş ışınlarını parabolik olarak bir odakta yoğunlaştırmakta ve dünyanın çeşitli yerlerinde değişik maksatlar için kullanılmaktadır. Başbakanlık Elektrik İşleri Etüd İdaresinde deneme gayesiyle imal edilen güneş ocağı 750 santigrat sıcaklığa ulaşmakta. Bu ocak veya fırın, güneşten aldığı ışığı, ısı enerjisine dönüştürerek, yemeğinizi pişirir, çayınızı demler, suyunuzu dezenfekte eder, şoklanmış yiyecekleri çözer, sütünüzü pastörize eder, dağcılara kar suyu eritir, meyve ve sebzelerinizi kurutur, salça ve yoğurt yapar, bebek maması ılıtır, bulaşık ve çamaşır için sıcak su hazırlar. En önemlisi bütün bunlar için elektrik faturası ödemeyecek, ayrıca enerji tasarrufuna katkıda bulunacak olmanız.

Bu işin hiç şakası yok!
Güneş fırınları kullanımı, GAP kalkınma projesi kapsamında da değerlendirilerek, bölge insanına bu konuda eğitim verilmesi düşünülüyor. Güneş ocaklarının, Güneydoğu’da, sosyal dayanışma vakıfları aracılığıyla köylerde ve fakir mahallelerde yaygınlaştırılması planlanıyor. Ayrıca konuyla ilgili bir araştırmada, güneş ocağı kullanımının ülke ekonomisine yılda 750 milyon dolar katkı sağlayacağı hesaplanıyor. Araştırmada, “Ülkemizde 8 milyon 250 bin müstakil ev var. Bu evlere en az birer adet olmak üzere, 8 milyon 250 bin adet güneş ocağı konabilir. Bir güneş ocağının gücü yaklaşık 1.5 kW’tır. Oluşan yüksek sıcaklık ile tencerede pişirme işlemi gerçekleşmektedir. Ülkemizde 8 milyon 250 bin adet güneş ocağının kullanılmasıyla yılda 750 milyon ABD doları tasarruf imkanı doğacaktır” deniliyor. Dünyada ABD’den Avrupa’ya, Tayland’dan Peru’ya, Zambia’dan Çin’e yüzlerce ülkede, yüz binlerce güneş fırını kullanılmakta.

> Sistemin lideri Hindistan!
Hindistan’da Barli Köy Kadınları Gelişme Enstitüsü, 17 yıldan beri güneşle pişirme teknolojilerini araştırma, deneme ve kullanma uygulamaları yapıyor. Enstitüdeki öğrenciler modern güneş ocakları kullanarak yemek hazırlamakta, ayrıca, güneş ocaklarının kendi köylerinde kullanımına destek verebilen uzmanlar haline gelmekte. 1980’lerin ortalarında bazı pişirmeler için güneş kutusu ocaklar kullanmaya ve onların köylerde kullanımı teşvik edilmeye başlandı. Mayıs 1998’de 7.5 metrekarelik parabolik bir güneş ocağı enstitü tarafından tesis edildi; bir diğeri ise 2000 yılında kuruldu. Yaklaşık olarak yılda 250 gün, yemek pişirmelerin tamamında güneş enerjisi kullanılmakta. Enstitüde öğrenciler, güneş cihazlarının kullanılmasıyla mümkün olduğu kadar çevreden ve zamanlarından tasarruf etmenin yollarını öğrenmekte; ayrıca, kendi köylerinde güneş kutusu ocakları, yüksek verimli parabolik toplama ocakları ve diğer enerji tasarrufu cihazlarının kullanılmasını yaygınlaştırmaya teşvik edilmekte. Şimdiye kadar, aynı anda 10-12 kişilik yemek pişirebilen bu parabolik güneş ışığı toplayıcı fırınlarından dokuzu, bir pilot programda enstitü tarafından merkezden uzak köylerde kuruldu. Enstitü, önümüzdeki aylarda, Avusturya’daki ilkokul çocuklarının fon sağladığı 40 tane parabolik güneş ocağını da, fakir köylülere dağıtmayı planlamakta.

> Piknikçiler için ideal
Güneş ocakları, piknikçiler, dağcılar, avcılar, yelkenciler, yazlıkçılar, kampçılar, izciler, bütün doğa sporcuları ve şantiyeler için ideal. Ayrıca, ağaç kesimini, orman yangınlarını önler ve çevre temizliğine katkıda bulunur. Yemeklerinizin yanma tehlikesini ortadan kaldırır. Kokusuz, temiz ve olağanüstü lezzetli pişirir. Güneş fırınında pişen kuru fasulyenin lezzetine doyulmaz. 85X50 cm kurulu boyutlarıyla, her yerde çalışabileceği gibi katlanarak standart bir alışveriş poşetine sığar. Evinizin mutfak, bahçe, balkon, çatı gibi bölümlerinde sürekli tam güneş almak şartıyla çalışır ve on yıllarca hizmet görür.

Kendi fırınını kendin yap!
Bir internet sitesinde, “güneş fırını siparişi için kredi kartınızla 10 dolar yatırmanız yeterli”, diyor. Ardından, “Sipariş için yurt dışında geçerli bir kredi kartınız olması gerekmektedir” diye de ekliyor. Sonra anlıyorsunuz ki, para yurt dışındaki bir yabancı şirkete gidiyor. Bu 10 dolar karşılığında, size güneş fırını mı geliyor? Hayır, sadece hangi malzemelerden ve nasıl yapacağınıza dair bilgi geliyor. Neticede güneş fırınını kendinizin yapması isteniyor. Ayrıca, www.gap-dogu-kalkinma.com adresinde, güneş ocaklarının EİE genel müdürlüğünce, 250 YTL’ye satıldığına dair bir not bulunuyor.

Türkiye

 

 

Yemeği bu ocakta pişirin!
Yemek pişirmek amacıyla kullanılan LPG, doğalgaz, elektrik, odun, kömür ya da köylerde kullanılan tezeğin yeni rakibi, artık ''güneş ocakları''.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler'in ''güneş sobası'' olarak kamuoyuna anlattığı, güneş enerjisi ile çalışan ve pişirme amaçlı kullanılan güneş ocakları, yakıtsız, çevreci ve ekonomik olma özellikleriyle, enerji kaynaklarına yeni bir alternatif sunuyor.

Güneşten ısınma vasıtası ile gelen ısının, iç yüzeyi parlak paraloboloid çanak vasıtası ile çanak odağında yoğunlaştırılması ve odağa yerleştirilen tencere tabanında ışığın yüksek ısı enerjisine dönüşmesiyle çalışan güneş ocaklarının, öncelikle kırsal alanlar ile yazlıklarda kullanılması amaçlanıyor.

Türkiye'de yemek pişirme amacıyla LPG, doğalgaz, elektrik, odun, kömür, tezek ya da bitki artıkları kullanılıyor. LPG ve doğalgaz Türkiye'nin enerji konusunda dışa bağımlığını artıran kaynaklar olarak ortaya çıkıyor. Odun, bitki ve hayvan artıkları ise Türkiye'nin doğal zenginliklerinden, çok daha verimli kullanım alanları olan kaynaklar.

Şu ana kadar 100 adet üretilen güneş ocakları ise henüz Türkiye'de kullanılmıyor.

-FİYATLARI UYGUN-

Güneş ocaklarının maliyeti, imal edildikleri malzemeye göre değişiyor. Yaklaşık maliyetler 30-170 YTL arasında. Ocakların, bir evde yılda en az 5 adet 12 kg'lik LPG tüpü eş değerinde tasarruf sağlayacağı, bunun da yaklaşık yılda 140 YTL'ye denk geleceği bildiriliyor.

Türkiye'de 15 milyon konutun yaklaşık yüzde 55'ini müstakil evler oluşturuyor. Toplam 8 milyon 250 bin adet müstakil evde güneş ocağının
kullanması ile yılda 1 milyar YTL tasarruf bekleniyor.

-SICAK SU HİZMETİ DE SAĞLIYOR-

Elektrik İşleri Etüd İdaresi (EİE) Genel Müdürlüğü Güneş ve Diğer Yenilenebilir Enerji Kaynaklar Şube Müdürü Sebahattin Öz, son derece
basit çalışma mekanizmasına sahip güneş ocaklarının, güneş enerjisi kaynağı anlamında zengin Türkiye'nin, hemen hemen her bölgesinde kullanılabileceğini söyledi.

Güneş ocaklarının Türkiye'de yaygınlaşmasını istediklerini ve özellikle kırsal alanlar ile güneş ışığından yoğun faydalanılan şehirlerde kullanılmasının yararlı olacağını anlatan Öz, şöyle konuştu:

''Köylerde bile LPG var, onu bulamayanlar odun yakıyor. Bu da ormanların tahrip edilmesine neden oluyor. Bunu da bulamayan hayvancılıkla uğraşanlar tezek yakıyor. Hem bunlardan tasarruf etmek hem de köylerde yaşayanların yaşam kalitesini artırmak için kullanılabilecek bu ürün, aynı zamanda sıcak su hizmeti de sağlıyor.'' Sistemin oldukça ucuz olduğunu ve kendini 1 yıl içinde amorti ettiğine işaret eden Öz, örnek bir güneş ocağını Yozgat'ın bir köyüne
gönderdiklerini ve tanıtım çalışmalarına başladıklarını söyledi.

EİE olarak TEMA Vakfıyla da temas halinde olduklarını belirten Öz, orman tahribatını önlemeye yardımcı ve kırsal bölgelerin sosyo ekonomik kalkınmasına destek olabilecek güneş ocaklarının, kırsal kesimde yaygınlaştırılması için ortak proje yürüteceklerini sözlerine ekledi. İnternethaber
 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler'in “güneş sobası” olarak kamuoyuna tanıttığı, güneş enerjisi ile çalışan ve pişirme amaçlı kullanılan güneş ocakları, yakıtsız, çevreci ve ekonomik olma özellikleriyle enerji kaynaklarına yeni bir alternatif sunuyor. Güneş ocaklarının maliyeti, imal edildikleri malzemeye göre değişiyor. Yaklaşık maliyetler 30-170 YTL arasında. Ocakların, bir evde yılda en az 5 adet 12 kg'lik LPG tüpü eş değerinde tasarruf sağlayacağı, bunun da yaklaşık yılda 140 YTL'ye denk geleceği bildiriliyor. Türkiye'deki 8 milyon 250 bin müstakil evde güneş ocağının kullanılmasıyla yılda 1 milyar YTL tasarruf bekleniyor.aa

 

 

Güneş Havuzları:
Yaklaşık 5-6 metre derinlikteki suyla kaplı havuzun siyah renkli zemini, güneş ışınımını yakalayarak 90°C sıcaklıkta sıcak su eldesinde kullanılır. Havuzdaki ısının dağılımı suya eklenen tuz konsantrasyonu ile düzenlenir, tuz konsantrasyonu en üstten alta doğru artar. Böylece en üstte soğuk su yüzeyi bulunsa bile havuzun alt kısmında doymuş tuz konsantrasyonu bulunan bölgede sıcaklık yüksek olur. Bu sıcak su bir eşanjöre pompalanarak ısı olarak yararlanılabileceği gibi Rankin çevrimi ile elektrik üretiminde de kullanılabilinir. Güneş havuzları konusunda en fazla İsrail'de çalışma ve uygulama yapılmıştır. Bu ülkede 150 kW gücünde 5 MW gücünde iki sistemin yanında Avustralya'da 15 kW ve ABD'de 400 kW gücünde güneş havuzları bulunmaktadır.eie

Güneş Enerjili Aydınlatma Sistemleri
Türkiye, elektriğinin %20’sini ülke genelinde aydınlatma için harcamaktadır. Toplam tüketim içindeki oranı her yıl artmaktadır. 1990 yılında bu oran, 56.8 milyar kWh’lık bir tüketim içinde %12 civarındadır. Bu tarihten sonra toplam elektrik tüketimi ve aydınlatmanın bu tüketim içindeki oranı artmıştır. Toplam tüketimin 114.1 milyar kWh’a ulaştığı 1998 yılında aydınlatmanın bu miktar içindeki oranı yüzde 15’i bulmuştur. Tüm bu hesaplar konut bazındaki enerji tüketiminin minimum yüzde 16’sının aydınlatma amaçlı kullanıldığı varsayımı üzerine yapılmıştır. Muhtemel gerçek veriler daha yüksek olabilir.
Endüstrinin kullandığı elektriğin de yaklaşık olarak %5’inin aydınlatma amaçlı tüketildiğini varsayarsak aydınlatma için harcanan elektriğin Türkiye’nin toplam elektrik tüketiminin %20 gibi oldukça büyük bir oranını oluşturduğunu görmekteyiz.
Bu noktada şebeke hattına bağlı olmayan ve ihtiyacı olan elektrik enerjisini güneşten alan otonom aydınlatma sistemlerinin Türkiye için çok önemli olduğu açıktır. Buna ek olarak deprem, sel gibi felaketlerin sıkça yaşandığı ülkemizde merkezi sistemden bağımsız bu tip aydınlatma sistemleri, ekonomik olmalarının dışında hayati bir önem içermektedirler. Türkiye’nin Avrupa’nın ortalama günlük güneşli saat sayısı en yüksek ülkelerinden biri olması bu sistemlerin performansını arttırmaktadır.
Sistemin Genel Tanıtımı
Gündüz güneş ve elde edilen elektrik özel akülerde depolanarak akşam farklı güçlerdeki aydınlatma sistemlerinin otomatik olarak çalıştırılmasında kullanılmaktadır. Türkiye’nin çok değişik meteorolojik verilere sahip olmasından dolayı her bölge için özel çalışma yapılmıştır. Sistemin verimli çalışmasındaki en önemli birim şarj kontrol ve sistemin bulunduğu enlem/boylam koordinatlarına göre programlanabilme özelliği olan kontrol ünitesidir. Kontrol ünitesi sistemin performansını takip ederek aydınlatmanın optimum şartlarda yapılmasını sağlamaktadır. Tüm aydınlatmanın DC akımla yapılmasından dolayı bir 220V AC çeviriciye ihtiyaç olmamaktadır.
Sistem aydınlatma direkleri ve armatürleri ile birlikte komple tasarlanmıştır.
Tasarımda aşağıdaki noktalara özen gösterilmektedir:
1) Güneş panellerinin mimari olarak en estetik şekilde aydınlatma armatürüne entegresi.
2) Güneş panellerinin mevsimsel ayarının rahat bir şekilde yapılacak şekilde özel tasarlanmış bir struktur içine konulması.
3) Hırsızlık ve darbelere karşı tasarımın getirdiği koruma yöntemleri.
4) Türkiye’nin bölgelerine ve tatil/bayram günlerine göre özel olarak tasarlanmış mikroprosesorlü kontrol ünitesi.
5) Flexible, portatif, kolay monte edilebilir ve servis imkanı tanıyan tasarım ve montaj ekipmanı.
6) Türkiye’nin meteorolojik koşullarına ve verilerine göre özel olarak optimize edilmiş güneş panelleri boyutlandırması.
7) Türkiye’nin meteorolojik koşullarına ve verilerine göre özel olarak optimize edilmiş akü seçimi ve boyutlandırılması.
8) Farklı sistemler ve kullanım alanları için esnek altyapı.
9) Opsiyonel olarak uzaktan verilerin kontrolü ve gözlemi özelliği.
10) Yapılacak ölçümlerle tasarım verilerinin ve komponentlerinin revizyonu. Serdar ERCİYES Best DergisiSayı 22, Nisan 2003

 

Güneş enerjisi ile serinleme
Doğadan Gelen Enerji İle Isıtma – Soğutma
Günümüzde kullanılabilir doğal enerji kaynaklarının her geçen gün hızlı bir şekilde azalması ve buna paralel olarak enerji maliyetlerinin aşırı artması enerji tasarrufuna ve alternatif enerji sistemlerine yönelmeyi zorunlu kılmıştır. 1965 yılından beri Isıtma-Soğutma sektöründe temsilcilik ve imalat konusunda faaliyet gösteren Form A.Ş, Amerikan menşeili Climate Master Isı Pompası cihazları ile klima pazarına girdi. Amerika’da 50 yıldır uygulanmakta olan Climate Master Isı Pompası cihazları doğal enerji kaynakları olan toprak, deniz, göl, ırmak vb. kaynakların enerjisini kullanarak ısıtma, soğutma ve aynı zamanda kullanım için sıcak su temin etmektedir.
Climate Master firması Amerika’da 50 yıldır sadece Toprak ve Su Kaynaklı Isı Pompası Cihazları üretmektedir. Toplam Amerika kullanımının tek başına % 40’ını karşılamaktadır. Climate Master Isı Pompası Sistemi’ni klasik tüm sistemlerden farklı kılan en önemli özelliği ısıtma ve soğutmada dış havaya bağımlı kalmaksızın doğadan gelen bedava enerji ile ısıtmada 4’ün üzerinde, soğutmada 5’in üzerinde yüksek bir COP verimi sağlamasıdır. Climate Master Isı Pompası cihazlarının Sudan Suya ve Sudan Havaya olmak üzere iki ayrı modeli mevcut olup, cihazlar 6.000 ila 300.000 Btu/h kapasite aralığındadır.
Boru Uygulamaları Serme Uygulaması
Kepçe yada kazı ile yapılan hafriyat sonucunda açılacak toprakta 1 metreden daha derin bir yerleşimle, borular yatay olarak döşenir. Isıtma öncelikli sistemlerde tercih edilir. Bu uygulama diğer borulama tiplerine oranla daha fazla alan kaplar, bu nedenle arazinin müsait olduğu yerlerde uygulanır. Sondaj makineleri ile açılan kuyulara borular dikey olarak sarkıtılır. Arazinin yatay borulamaya müsait olmadığı yerlerde uygulanır.
Kuyu veya göle borular helezonik şekilde yerleştirilir. En az 2 metre derinliğe ihtiyaç vardır ve boru uygulamalarında ısı transferinin en verimli ve en ekonomik olarak sağlandığı sistemdir.
Tüm Cihazlar; ISO, ARI ve CE sertifikalı, Mikroproses Kontrollü, Sessiz scrool kompresörlü ve
Bina otomasyon bağlantılıdır.
Avantajlarını ise şu şekilde sıralayabiliriz.
Bilinen en verimli Isıtma- Soğutma sistemi,
Tek bir cihaz ile ısıtma, soğutma ve sıcak su temini,
Amerikan standartlarına göre en düşük yıllık bakım maliyetli sistem,
Baca, yakıt tankı ve dış ünite olmaması,
Denenmiş 50 yıllık teknoloji,
En fazla 2-3 yılda yatırım olarak elektrik kullanımına göre % 75, LPG’ ye göre % 65, motorine göre % 75, Doğalgaza göre % 25 daha ekonomik kullanım. (4 COP çalışma koşulu ve Şubat 2002 yakıt fiyatlarına göre)
Maya Alışveriş merkezinde 222, iş merkezinde 166 olmak üzere toplam 388 adet Su kaynaklı Isı pompası cihazı 5 yıldır problemsiz bir şekilde çalışmaktadır.
Tüm cihaz kondenserlerinin birbirine tek bir su hattı ile bağlandığı bir kapalı devre ve bu kapalı devre de bir soğutma kulesi ve küçük boyutlu bir kazan mevcuttur. Prensip olarak tüm cihazlar;
1- Soğutma amacıyla çalıştığında Soğutma kulesi,
2- Isıtmaya amacıyla çalıştığında Kazan devreye girmektedir.
3- Cihazların bir kısmı soğutma ve bir kısmı ısıtma için çalıştığında cihaz çıkış suyu sıcaklıkları birbirini dengelediğinden hem kazan hem soğutma kulesi devre dışı kalmakta ve ek bir enerjiye gerek kalmadan sistem düşük enerji harcayarak yüksek verimle çalışmaktadır.
Maya gibi binalarda yoğun elektronik aletler, insan, bilgisayar odaları, mutfak, toplantı odaları mevsimlerden bağımsız olarak bina içinde ısıtma ve soğutma yükleri yaratırlar. Bu yükler aynı anda ortaya çıktığından, sistemde kazan ve kule devre dışı kalmaktadır. Sistemin avantajlarından biri bu noktada ortaya çıkmakta ve diğer sistemlerde göre tercih sebebi olmaktadır. Bu anlatıma Maya Alışveriş merkezini örneklersek;
İş merkezi 8.400 m2 net kullanım alanına sahip,
1.050.000. kcal/h toplam cihaz kapasitesi
1.250.000 kcal/h soğutma kulesi
350.000 kcal/h kazan mevcut.

Maya alışveriş merkezinde tüm Isı pompası cihazları kış aylarında günde ortalama 11 saat, kışın ise (en soğuk günlerde bile) ısıtma kazanı günde sadece 1 saat çalışmaktadır.

Bu da kalan 10 saatte cihazların bir kısmının ortamı ısıtmaya bir kısmının da soğutma ya çalıştığını, sistemde kazan veya kulenin devre dışı kaldığını göstermektedir. Böylece ilave bir enerjiye ihtiyaç olmadan sistem kendini tamamlamakta ve yüksek verimle, düşük enerji ile çalışmış olmaktadır. Ve yine aynı şekilde soğutma kulesi günde ortalama 6 saat çalışmaktadır.
Maya da cihazların bina otomasyonu bağlantısı olup, otomasyon sayesinde her odanın ısı kontrolü, ısıtma-soğutma, cihaz hava giriş çıkışları, cihaz su giriş çıkışları, kondenser suyu, fan kontrolü, voltaj koruması, yoğuşma tavası taşması, kompresör ve fan çalışma saatleri, çeşitli alarmlar, birden fazla ünitenin tek termostattan takibi, jeneratör ile sırf fan çalışması ve birçok diğer nokta takip ve kontrol edilebilir.
Maya’nın Climate Master’ı seçmesinin diğer nedenlerini ise ofis ve/veya mağaza başına isteğe göre ısıtma / soğutma yapabilme imkanı sağlaması ve kullanıma göre bağımsız faturalanma imkanını sayabiliriz Best DergisiSayı 30, Aralık 2003


Demirdöküm güneş enerjisiyle çalışan klimalar yapacak

02.11.2006 / Özgür Gürbüz / Haber

 

 referans

Referans Gazetesi(Yarının Habercisi)

 

 

Dünyada fosil yakıtlar olarak bilinen petrol, kömür ve doğalgazın hızla azalması Demirdöküm'ü de yenilenebilir enerjide yatırım yapmaya itti. Demirdöküm, Dr. Ahmet Lokurlu'nun kurduğu merkezi Almanya'da bulunan Solitem firmasıyla Ar-Ge ve üretim yapmak üzere anlaştı. 2008 yılında tamamlanacak proje 1 milyon 600 bin euro bütçeye sahip.
Anlaşma nedeniyle dün İstanbul'da düzenlenen toplantıda konuşan Demirdöküm Genel Müdürü Bülent Lütfü Kızıltan, parabolik (içbükey) güneş panellerinden oluşan sistemleri hem yurtiçi hem de yurtdışında satışa sunarak 2009-2010 yıllarında her yıl 25 milyon euro ciro elde etmeyi planladıklarını söyledi. Firmanın 2025 hedefi ise 25 milyon euro.
Parabolik güneş kolektörleri, suyu 70 dereceye kadar ısıtan sistemlerden farklı olarak, daha yüksek sıcaklıklara kadar ısıtabiliyor.
Elde edilen buhar, ya direkt veya soğutma makinesi aracılığıyla soğutma amaçlı kullanılabiliyor. Kızıltan, amaçlarının büyük sistemler yerine mikro-jenerasyon (küçük üretim santralları) olarak adlandırılan ve konutlarda son tüketicinin kullanabileceği sistemler üretmek olduğunu kaydetti. Böylece iletim kayıplarının da önüne geçildiğini belirten Kızıltan, "Uygun malzeme kullanarak optimum maliyette üretim yapma konusunda uzmanız. Ortağımız Solitem de Ar-Ge konusunda yardımcı olacak ve birbirimizi tamamlayacağız. Bu projeyi satılabilir hale getirme konusunda sorumluluk ağırlıklı olarak Demirdöküm'ün üzerinde olacak. 2010'a kadar 25 milyon euroluk bir ciro hedefliyoruz, buna ulaşamazsak başarılı olduğumuzu söyleyemeyiz" dedi.

güneşle soğutma sistemi buldu

olan Dr. Ahmet Lokurlu, güneş enerjisiyle çalışan soğutma ünitesi geliştirdi. Sistem evlerde yüzde 75'e varan oranda tasarruf sağlıyor.

Busistemde güneş ışınlarını doğrudan alan panellerde 180 dereceye kadar ısıtılan suyla elde edilen buhar, iki kademeli bir makinede soğuğa dönüştürülüyor. Böylece istenen mekanın soğutulması sağlanıyor. Güney sahillerinde benzer güneş panelleri ısıtma amacıyla kullanılıyor. Bu panellerde ısı 70-80 dereceye ancak çıkabilirken, Lokurlu'nun sisteminde ısı 200-250 dereceye kadar çıkabiliyor.

EN YARATICI BİLİM ADAMI SEÇİLDİ
Soğutma dışında tekstil ve gıda sanayiinde de kullanılan sistemden elektrik enerjisi üretilmesi için çalışmalarının devam ettiğini belirten Dr. Ahmet Lokurlu geçtiğimiz ocak ayında "Almanya'nın En Yaratıcı Kişisi" seçildi. "Innovation Prize" ödülü Almanya'da yaşayan ve ülkeye katkıda bulunan en yaratıcı kişilere veriliyor. Lokurlu, geçen yıl "Çevrecilik Oscarı" olarak tanımlanan Dünya Enerji Ödülü'ne layık görülmüş, ödülü Birleşmiş Milletler Genel Sekteri Kofi Annan'ın elinden almıştı.sabah

Köy enerjisi ve güneş


Bakanlık, orman köylüsüne güneş enerjisi dağıtarak ağaç kesiminin önüne geçti

 

Çevre ve Orman Bakanlığı, köylüye güneş enerjisi dağıtarak kaçak ağaç kesiminin önüne geçti. Köylülerin odun tüketimini minimum seviyede tutmak için su ısıtma araçlarının geliştirilmesi çerçevesinde orman köylüsüne güneş enerjisi dağıtan Çevre ve Orman Bakanlığı ormanlarda kaçak kesimi de büyük oranda durdurdu.

Daha çok Akdeniz ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki orman köylüsüne yönelik OR-KÖY projesi kapsamında 850 YTL tutarındaki güneş enerjilerini dağıtan bakanlık, verdiği güneş enerjisinin parasını 3 yılda 3 taksitle tahsil ediyor. zaman

ORKÖY güneş enerjisi destekleri
Diyarbakır
Dicle İlçesi Çavlı köyüne 29 kişiye,
     Lice İlçesi Daralan ve Duru köylerine 38 kişiye,
     Hani İlçesi Seren köyüne 5 kişiye ,
     Kocaköy İlçesi 20 kişiye ,

Olmak üzere 4 İlçe 5 Köye toplam 115.000.00  YTL. Güneş Enerji Kredisi verilmiştir.
                                                                                       http://www.diyarbakir-cevreorman.gov.tr/

Isı izolasyonlarına Belediyeler iyice yönelerek kaçak ısı önlenmesi ve enerji tasarrufu,ruhsatlarda buna dikkat edilmesi. TOKİ ’nin buna uygun yapı yapması.
Termal ısı depolamalarıyla kışın soğuğu, yazın ısıyı depolayarak karşı mevsimlerde kullanılması. TOKİ ’nin buna uygun yapı yapması önerilir
 Kışın da -18 derecede artı 55 derece sıcak su üreten vakumlu güneş kollektörlerini yapılarda kullanılması, soğuk iklimli yerlerde seracılıkta yararlanılması.Vakumsuz(şu an çatılarda kullandığımız) ile vakumlu kolektörler arasında fiat farkı yoktur

Güneydoğu Anadolu’da güneş enerjisi için teşvik verilmesi.
Bir yıl 8760 saattir. Geceyi saymazsak gündüz 4380 saat eder. Ülkemizde ortalama güneşlenme süresi yılda 2640 saattir. Avrupada bu süre yılda 1500 saat olduğu halde güneş enerjisi özendirilmiş 5 yıl içinde petrol tüketiminde % 10 düşüş sağlanmıştır

 

RÜZGAR ENERJİSİ VE BÖLGE

 

1

 

(Eie)

 

Danimarka'da elektrik enerjisinin % 20'sinin rüzgârdan sağlandığını biliyor muydunuz


Rüzgar enerjisinde kurulu kapasite (MW)

 

2001

2002

2003

Artış

Almanya

8 734

11 968

14 612

%67

İspanya

3 550

5 043

6 420

%80

Amerika

4 245

4 674

6 361

%49

Danimarka

2 456

2 880

3 076

%25

Hindistan

1 456

1 702

2 125

%45

Hollanda

523

727

938

%79

İtalya

700

806

922

%31

Japonya

357

486

761

%113

İngiltere

525

570

759

%44

Çin

406

473

571

%40

Dünya toplam

24 927

32 037

40 301

%61

 

 

 

 

 


Kaynak: European Wind Energy Association
17.m/sn üzeri hızlı rüzgara fırtına, 10.9-17.m/sn hızlı rüzgara kuvvetli rüzgar denmektedir.26 yıllık Diyarbakır Meteroloji istatistik ortalamasına göre Diyarbakırda 365 günde 6.7 gün fırtına ve 74.2 gün kuvvetli rüzgar vardır.Rüzgarın istikameti NNW’dir.Bölgede ortalama rrüzgar hızı 2.69 m/s;rüzgar gücü yoğunluğu ise 22.29 W/metrekaredir.Bölge rüzgar enerji potansiyeli bakımından Marmaradan sonra gelmektedir
Son yıllarda rüzgar enerjisi için en başarılı pazarlar başta Danimarka, Almanya ve İspanya olmak üzere Avrupa’dır. Bu teknolojinin kullanımında A.B.D ve bunun yanı sıra gelişmekte olan ülkelerden Hindistan, Çin ve Güney Amerika’da büyük bir patlama olmuştur. Rüzgar enerjisi geniş bir coğrafyada ve çeşitli yapılardaki ekonomilerde başarılı olmuştur.
Rüzgar enerji potansiyellerine bakalım(Çakır’ın çalışması)


BÖLGE

yıllık ortalama rüzgar hızı m/sn

Yıllık ortalama rüzgar gücü yoğunluğu W/m2

Marmara

3.29

51.91

Güneydoğu Anadolu

2.69

29.33

Doğu Anadolu

2.12

13.19

Ege

2.65

23.47

Akdeniz

2.45

21.36

İçAnadolu

2.46

20.14

Karadeniz

2.38

21.31

 Bölgede diğer rüzgar istasyonları
Bismil-Batman arası Naman Dağı (30m

 

Diyarbakır yıllık ortalama rüzgarhızı 2.4 m/sn olup en yüksek olduğu ay 3.3 m/sn ile Temmuz en düşük 1.6 m/sn ile Kasım ve Aralık ayıdır.hakim rüzgaryönü NNW (kuzey kuzey batı ) ikinci hakim yön ise NW (kuzey Batı) yönüdür. Bu güne kadar ölçülen en yüksek hızı WSW (Batı Güney Batı) yönden 32.2 m/sn olarak şubat ayında kaydedilmiştir. 
     Uzun yıllar verilerine göre; ortalama rüzgarhızı 2.4 m/sn’dir. Ortalama rüzgar Haziran ve Temmuz aylarında azami hızını bulur.En kuvvetli rüzgar
Şubat ayında 33.8 m/sn olarak, saate ortalama 121.7 km. hızla  güneyden (S) esiş göstermiştir.Yörede hakim rüzgar, Kuzeybatı (NW-KARAYEL) yönlüdür.    2006 Yılı rüzgar Hızı ( m/sn ) olarak ortalama : 2.3 WNW’dir..(Diyarbakır çevre md)

Karacadağ rüzgar yönünden etkin bir bölgedir
Viranşehir meteoroloji istasyonunda tespit edilen rakam ve yapılan gözlemlere  göre çizilmiş Rüzgar Gülü diyagramına göre hakim rüzgar yönü 1010 esme sayısı ile Kuzey (N) yönüdür.Esme sayısının en az olduğu yön ise 301 esme sayısı ile Güneybatı (SW)yönüdür.İlçede tespit edilen en hızlı esen rüzgar ise 24 ms ile Kuzeydoğu (NE) yönünden esen Poyraz’dır.


Yön

N

NE

E

SE

S

SW

W

NW

Esme sayısı

1010

 

 

 

 

 

 

 

Hikmet YÜKSEL .( Coğrafya Öğretmeni)Viranşehir bld.

 

Çakmak, G., Yıldız, C, Diyarbakır İli Rüzgar Enerjisi Potansiyeli Ve Rüzgar Türbini Tasarımı, III.GAP ve Sanayi Kongresi, Diyarbakır, Ekim,2003 ...ili çalışması incelemeye değer

 

Rüzgar da Bir Enerji Kaynağı


Dünyanın her yerinde, enerji krizi hızla artmakta ve yeni yeni enerji kaynakları aranmaktadır. Son yıllarda güneş enerjisinden sonra adından en fazla bahsedilen bir enerji de rüzgâr enerjisidir. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ilk olarak Danimarka'da rüzgâr jenaratorleri kurulmuştur. Ancak o günlerdeki enerji ihtiyacı fazla olmadığı için, enerjinin daha kolay bir şekilde sağlandığı petrol ve kömüre tekrar dönülmüştür.

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamalara göre, memleketimiz her ne kadar rüzgârlı kuşak içinde bulunmasa da, Ege ve Karadeniz kıyılarıyla İç Anadolu'nun bazı bölümleri bu enerji çeşidinden faydalanmaya müsaittir.

Rüzgâr enerjisi, güneş enerjisi gibi bitmek tükenmek bilmeyen enerjilerden biridir. Faydalanma anında bu enerjinin çevreyi kirletmemesi en büyük bir avantajdır. Dünyadaki "toplam enerjinin" miktarını değiştirmemektedir. Rüzgâr santralının ilk kuruluş masraflarından başka ve işçilik hariç işletme masrafları da hemen hemen yok gibidir.

Rüzgâr hızı, anemometrelerle her saat başı ölçülüp değerlendirilir. Ancak bu değerlendirme bugüne kadar sadece tarım açısından düşünüldüğü için yeryüzüne yakın mesafelerden alınmıştır. Yapılan hesaplamalarda, Paris'te yerden 300 m. yükseklikteki Eyfel Kulesi üzerinde rüzgârın ortalama hızı 14m/sn olarak ölçülmüştür. Yerden 258 m. yükseklikte bulunan Nauen Kulesi'nin tepesinde ise rüzgârın hızı takriben 7 m/sn'dir.

Görülüyor ki, yerden yukarıya doğru çıkıldıkça rüzgârın şiddeti hızla artmaktadır. Yerden 80 m. yüksekliğin üzerinde müsbet netice alınabilir. Altında ise rüzgârın hızı, yönü ve kuvveti düzensiz olarak değiştiği için verim azalmaktadır.

Rüzgâr enerjisi en yaygın bir şekilde, derin kuyu pompalarından su çekme ve elektrik üretme sahalarında kullanılır. Şimdi sırayla bu ikisini inceleyelim:


SU TEMİN ETME
Derin kuyu pompalarından su çekmek için pervanenin ana miline, krank biyel mekanizması ile bağlı olan bir emme basma tulumba vardır. Ana mil (pervane) takriben 60 s/dak. hızla döner. Bu, ortalama devirdir. Rüzgârın hızlı olduğu anda pervane daha hızlı dönebileceği gibi, yavaşladığında da hiç dönmeyebilir. Sistemin gücü yaklaşık olarak 0,5 beygir kadardır. Ancak sistemin gece ve gündüz devamlı çalışacağı göz önüne alınırsa verimi yüksek sayılır.

Bir havuzda toplanan su, sulamacılıkta kullanılabilir. Ayrıca, içme suyu temininde de kullanılabilir. Memleketimizin çeşitli üniversitelerinin ve akademilerinin, makina ve ziraat fakültelerinde bu konuda araştırmalar yapılıp projenin verimli olmasına çalışılmaktadır. Bu sistem halen memleketimizde çeşitli kuruluşlar tarafından yapılıp kullanılmaktadır.

ELEKTRİK ELDE ETME
Bu konudaki ilk çalışmalar Danimarkalılar tarafından yapılmıştır. Danimarkalılar daha da ileri giderek bir asenkron generatör yardımıyla enterkonnekte sisteme enerji verebilmişlerdir. Hollanda ise zaten yel değirmenleriyle doludur. Almanların "Growian" adını verdikleri dev aerojeneratör 100 m çaplı bir pervaneye sahip ve 100 m yüksekliğindedir. Gücü ise ancak 2-3 megawatt (MW) dır. Son zamanlarda Grovvian'ı geliştirip 5 mw lik bir santralı yapmayı başarmışlardır. Fransa'daki tecrübeler ise Almanya'dan geri kalmayacak durumdadır.

Amerika'da ise rüzgârdan azamî istifadeyi sağlamak için, kompütürlerle donatılmış ve otomatik olarak kanatlarını rüzgâr yönüne dik olarak ayarlayabilen rüzgâr generatörleri "Giromill" yapılmıştır. Bunların gücü şimdilik 40 Kw'dır.

Rüzgâr generatörleri asenkron generatörle elektrik üretebileceği gibi, doğru akımı üretip bunlan akümülatörlerde depo edebilir ve toplanan bu enerji ısıtma, aydınlatma, soğutma ve buna benzer ihtiyaçlarda kullanılabilir.

Bir aerojeneratörden elde edilebilecek azami güç:
W=2,85.10-4.V3.D2 (kilowatt) dir.
D= Rüzgâr hızı (m/sn)
D= Türbin çarkı çapı (m)
V= Rüzgâr hızı (m/sn) Yukarıdaki formüle göre güç, hızın kübü ve çarkın çapının karesi ile artmaktadır. Yerden 80 m altındaki aerojeneratorlerde verim % 60, daha yukarılarda ise % 65 civarındadır.

Yerden 100 m yükseklikte çalışacak 2 kw'lık bir aerojeneratörün inşaası bugün için problem teşkil etmez; ancak daha yüksek ve daha güçlü santrallar kurulmasında inşaat problemleri çoğalmakta ve titreşimler ortaya çıkmaktadır.

Temennimiz, bugün yurdumuz için yeni olan bu konunun gelecekte daha fazla alâka görüp enerji açığını kapatmada bir çare olarak düşünülmesidir.

Sonsuz Kudretin bazen celâl tecellisi ile fırtınalar, hortumlar ve kasırgalar haline çevrilen rüzgâr, yine O'nun rahmetiyle nebatatı telkih eder. Bulutları da birbirine katarak aşılar ve böylece yağmur ile kuru toprak izdivaç ederek yüryüzünü canlandıran rengârenk bitki örtüsü kaplar. Asrımızda da rüzgâr enerji hâline çevrilerek yerin derinliklerinde biriken sular yukarı çıkartılır. Diğer taraftan evimize de ışık hâlinde girerek bizleri aydınlatır. Netice olarak rüzgâr eliyle bizlere; Yüce Yaradıcı'nın sonsuz ihsanları ve nimetleri takdim edilirken, bunlara teşekkür edilmediği zamanlarda bu nimetlerin korkunç azaba döndürüleceği de ihtar edilmektedir.Sızıntı. Ahmet MERİÇ

 

RÜZGAR ENERJİSİ SU POMPALAMA SİSTEMLERİ PROJESİ

EİE' nin iki adet mekanik rüzgar enerjisi su pompalama sistemi bulunmaktadır. Bu proje ile;2

· Mevcut teknoloji ile ilgili bilgi birikiminin sağlanması,

· Bu sistemlerin bakım-onarım ve işletme konularında deneyim kazanılması,

· Yurt içinde imalat ve kullanım olanaklarının araştırılması amaçlanmaktadır.

6 m yükseklikte çelik halatlı bir direk üzerinde bulunan bu sistemlerden biri 6 kanatlı olup emme basma tulumba yardımıyla maksimum 7 m derinlikten 5 m yüksekliğe su basabilmektedir. Sistem 3 m/s rüzgar hızında su pompalamaya başlamaktadır. Bu sistem "EİE Yeni Enerji Kaynakları Parkı"na tesis edilmiştir.
Ayrıca EİE tarafından rüzgar su pompalama sistemi tasarımlanmış ve imal edilmiştir. Bu sistemin rotor çapı 2 m, kanat sayısı 16, piston çapı 10 cm, stroku 32 mm ve pompalama yüksekliği 4 m'dir. Didim (Aydın) "Güneş ve Rüzgar Enerjisi Araştırma Merkezi"ne tesis edilen bu sistem 3 m/s rüzgar hızında 5.3 m3/gün su pompalayabilmektedir.

 

BU SİSTEME KÜÇÜK TÜRBİN TAKARAK O BÖLGEYE ELEKTRİK VERİLEBİLİR.
 
Eski değirmenlere türbin takılarak elektrik elde edilmesi
1996 yılında piyasaya çıkan WX-400L, akü şarjı için kullanılan rüzgar türbinleri piyasasında bir devrime yol açmıştır.
Ev uygulamalarında bir kule dikilecek arazinin bulunamaması durumunda WX-400L çok rahatlıkla evinizin çatısına monte edilebilmektedir.
WH serisinin en üst modeli olan WH-175 kasaba-köy elektriği sağlanmasında, çiftlik evleri, yedek enerji üretimi, yazlıklar, dağ evleri gibi yüksek miktarda elektriğe ihtiyacı olan uygulamalar için idealdir

RÜZGAR ENERJİSİ SU POMPALAMA SİSTEMLERİ PROJESİ

EİE' nin iki adet mekanik rüzgar enerjisi su pompalama sistemi bulunmaktadır. Bu proje ile;

· Mevcut teknoloji ile ilgili bilgi birikiminin sağlanması,

· Bu sistemlerin bakım-onarım ve işletme konularında deneyim kazanılması,

· Yurt içinde imalat ve kullanım olanaklarının araştırılması amaçlanmaktadır.

6 m yükseklikte çelik halatlı bir direk üzerinde bulunan bu sistemlerden biri 6 kanatlı olup emme basma tulumba yardımıyla maksimum 7 m derinlikten 5 m yüksekliğe su basabilmektedir. Sistem 3 m/s rüzgar hızında su pompalamaya başlamaktadır. Bu sistem "EİE Yeni Enerji Kaynakları Parkı"na tesis edilmiştir.
Ayrıca EİE tarafından rüzgar su pompalama sistemi tasarımlanmış ve imal edilmiştir. Bu sistemin rotor çapı 2 m, kanat sayısı 16, piston çapı 10 cm, stroku 32 mm ve pompalama yüksekliği 4 m'dir. Didim (Aydın) "Güneş ve Rüzgar Enerjisi Araştırma Merkezi"ne tesis edilen bu sistem 3 m/s rüzgar hızında 5.3 m3/gün su pompalayabilmektedir.
4 (eie)

 

(eie)

HİDROELEKTRİK ENERJİ
DSİ X.BÖLGE DİYARBAKIR

KARAKAYA BARAJI


YERİ

Diyarbakır ili Çüngüş ilçesi

AMACI

Enerji

İŞLETMEYE AÇILDIĞI YIL

1987

TİPİ

Beton Kemer

TALVEGTEN YÜKSEKLİK

158 m.

TEMELDEN YÜKSEKLİK

173 m.

TOPLAM GÖVDE HACMİ

2 hm3

DOLUSAVAK PROJE DEBİSİ

17000 m3/s

KURULU GÜCÜ

1800 MW

TOPLAM ENERJİ

7354 GWh

 

3
Diyarbakır Çüngüş ilçesinde Fırat üzerinde Karakaya barajı 

 

 

 

SİLVAN BARAJI’NA YEŞİL IŞIK YAKILDI

 


Bölgenin kaderi değişecek

Nitekim anormal şekilde nüfusu artan Diyarbakır’a yapılan göçün durdurulabilmesi köy nüfusunun yerinde istihdam edilmesiyle mümkündür. Proje sahasındaki net gelir artışının ortalama 6.4 kat olacağı, yaratılacak istihdamının kuru tarıma göre 3 kat artarak 294 bin 446 kişiye iş imkanı sağlayacağı düşünülmektedir. Dolayısıyla proje sahası, projeden direk olarak etkilenecek, 135 muhtarlık ve 400 bin nüfus için bir cazibe merkezi haline gelecektir” diye konuştu.

Yatırım programına alındı

Diyarbakır-Silvan Barajı ve HES Kati Proje yapımı DSİ Genel Müdürlüğü 2005 Mali Yılı Yatırım ve Uygulama Planına alınarak ihalesinin yapıldığını belirten Arslan, “Proje kapsamında yapılacak olan 7 adet depolama barajından Pamukçay Barajının kati proje yapımını da DSİ Genel Müdürlüğü denetiminde Diyarbakır 10. Bölge Müdürlüğü’nce başlanmıştır. Silvan Projesinin tam gelişimi için harcanarak, 2.74 milyar ABD doları tutarındaki yatırım ile projeden yıllık yaklaşık 285 milyon dolar gelir elde edilecek” dedi.

Arslan, Silvan Barajı Projesi kapsamında yapımı öngürülen Dicle sol sahil ovaları sulamasının, tek parça ülkenin en büyük sulamalarından birini teşkil ettiğini vurgulayarak, Sulama alanında Diyarbakır, Silvan, Kocaköy, Bismil, Hazro İl ve İlçelerine bağlı 135 muhtarlığın bulunmasının da projeden istifade edecek nüfusun büyüklüğünü gösterdiğini söyledi.

İşte Silvan Barajı Projesi;

“Kulp Çayı üzerinde temelden 188.50 m. yüksekliğinde ve 160 MW gücündeki Silvan Barajı ve Hidroelektrik Santrali, Dicle Sol sahil ovalarında 245 bin 372 hektar alanda sulama ve drenaj tesisleri, Sulama alanının değişik yerlerinde 21 adet ve toplum 37.208 KW gücünde pompaj tesisleri, Dicle Nehrine soldan karışan yan kollar üzerinde 7 baraj (Ambar, Başlar, Bulaklıdere, Karacalar, Kıbrıs, Kuruçay ve Pamukçay’ı içeren enerji ve sulama amaçlı devasa bir proje”dsöz

KRALKIZI BARAJI


YERİ

Diyarbakır ili,  Dicle ilçesi

AMACI

Enerji

İŞLETMEYE AÇILDIĞI YIL

1998

TİPİ

Kil çekirdekli kaya dolgu

TALVEGTEN YÜKSEKLİK

113 m.

TEMELDEN YÜKSEKLİK

126 m.

TOPLAM GÖVDE HACMİ

15171987 m3

DOLUSAVAK PROJE DEBİSİ

2318 m3/s

KURULU GÜCÜ

94 MW

TOPLAM ENERJİ

146 KWh/yıl

Makam dağından kral kızı barajının görünüm

kral kızı barajı

 

ÇINAR-GÖKSÜ BARAJI

DERİK-DUMLUCA BARAJI

SULAMANIN ADI

İLİ

SULAMA ALANI (ha)(NET)

İŞLETMEYE AÇILDIĞI YIL

Devegeçidi Barajı ve Sulaması

Diyarbakır

7500

1972

Nusaybin Çağ-Çağ sulaması

Mardin

6900

1968

Batman-Silvan sağ sahil sulaması

Diyarbakır

7590

1972

Derik-Dumluca Barajı ve Sulaması

Mardin

1748

1995

Silopi-Nerduş sulaması

Şırnak

2336

1991

Garzan-Kozluk sulaması

Batman

3362

1996

Çınar-Göksu Barajı ve Sulaması

Diyarbakır

3582

1996

 İşletmede Olan Küçük Su İşler

 

GÖLETİN ADI

İLİ

SULAMA ALANI (ha)(NET)

İŞLETMEYE AÇILDIĞI YIL

Gözegöl

Diyarbakır

550

1964

Halilan

Diyarbakır

550

1979

Kabaklı

Diyarbakır

87

1980

Ortaviran

Diyarbakır

125

1963

Beşpınar

Diyarbakır

95

1980

Künreş

Diyarbakır

10

1979

Yıldız-Abete

Mardin

221

1983

Şerifbaba

Mardin

130

1971

İdil-Dirsekli

Şırnak

140

1968

Gercuş-Kır.

Batman

300

1985

Ceffan

Batman

338

1996

         Kati Projesi Biten Projeler

ÇINAR-DİLAVER PROJESİ

Yeri

Diyarbakır

Amacı

Sulama

Proje bölümleri

Dilaver barajı+Cazibe sulaması

Sulanacak Alan

3575 ha (bürüt)

DİCLE BARAJI


Yeri

Diyarbakır ili Eğil ilçesi

Amacı

Sulama+Enerji

Baraj Tipi

Kaya Dolgu

Talvegten Yüksekliği

75 m.

Temelden Yüksekliği

87 m.

Toplam Dolgu Hacmi

3120000 m3

Dolusavak Boşaltma kapasitesi

5013 m3/s

Dipsavak deşarj Kapasitesi

102 m3/s

Enerji Tüneli kapasitesi

190 m3/s

Üreteceği Enerji

298 Milyon KWh/yıl

Sulayacağı alan

130159 ha

 

 Dicle baraj gölünün arka havzası
baraj havzası 

 

 

JEOTERMAL ENERJI

 

 

 

 

 

 

 

 

ILI: DİYARBAKIR

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KAYNAK

 

 

SONDAJ

 

 

JEOTERMAL ALAN ADI

SICAKSU KAYNAK

Sıcaklık

Debi

Potansiyel

Sıcaklık

Debi

Potansiyel

KULLANIM ALANI

 

ADI

(oC)

(lt/sn.)

(MWt)

(oC)

(lt/sn.)

(MWt)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÇERMIK

Çermik

51

6,6

0.44

51

21

1.40

Kaplıcada, kaplıca

 

 

 

 

 

 

 

 

tesisi ve

 

 

 

 

 

 

 

 

Çermik ilçesinin

 

 

 

 

 

 

 

 

ısıtılmasında

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

*   Türkiye Jeotermal Envanteri-1996                                                                  
** 7. Beş Yıllık Kalkınma Planı (1995-1999) Madencilik Özel Ihtisas Komisyonu                                                                                                             
    Enerji Hammaddeleri Alt Komisyonu Jeotermal Enerji Çalışma Grubu                                                                                                 
   Not: Sondajlardaki potansiyel değerleri, kuyuların ilk üretim debilerinin toplamına göre hesaplanmıştır
Çermik kaplıcası
Yeri: Diyarbakır-Çermik ilçe merkezinin doğusunda yer alır.
Suyun Isısı: 48oC
PH Değeri: 6,3
Özellikleri: Bikarbonatlı, Klorürlü, Karbondioksitli, Hidrojen Sülfürlü ve
kısmen radyoaktif bir bileşime sahiptir.
Yararlanma Şekilleri: İçme ve banyo kürleri
Tedavi Ettiği Hastalıklar: Romatizma, deri, solunum yolu, kadın, eklem ve kireçlenme gibi hastalıklara olumlu etki yapar.
Konaklama: 100 yataklı tesis mevcuttur.
 Çermik ilçesine 3 km. uzaklıktadır. Bir derenin yamacından çıkan sular, altı köşeli bir havuzu bulunan hamam gelir. Mevcut havuzlar, Selçuklu dönemine aittir. Kaplıcanın bulunduğu yer yeşilliktir. Kaplıca özellikle yaz aylarında çok kalabalık olur. Kükürtlü bir sudur. Çok eski dönemlerden beri, geniş bir çevrenin sağlığına hizmet verir.
İçindeki elementlerin zenginliği açısından, Çermik şifalı suyu, çok faydalı bir şifa kaynağıdır. Sıcaklığı, içine su karıştırılmasına gerek duyulmadan kullanılabilecek derece olduğundan, tedavi açısından özelliğinden bir şey yitirmez.
İçmeğe elverişli değildir. Solunum, romatizma, kadın ve deri hastalıklarına büyük şifa sağlar. Çermik, Diyarbakır’a 94 km. uzaklıktaki asfalt yolla bağlıdır. Turistik oteli ve konaklama yerleri vardır.

Kömür
MTA tarafından yapılan jeolojik çalışmalara göre
DiyarbakırHazro kömür sahasında,
üstkömürdamarının görünür rezervi: 3500 ton (Dadaş köyü) iken alt kömür damarının rezervi; 12.500 ton
(görünür), 400.000 ton (muhtemel), 1.8 milyon ton (mümkün) (Çökeksu köyü) şeklindedir (Lebküchner,
1961). Petrografik incelemelere göre üstkömür damarı; %72 humınıt, %6 liptinit, %6 ınertinit, %6 pirit, %10 kil ve silikat minerallerim içerirken alt kömür daman ; %70 huminit, %5 liptinit, %9 mertmıt, %7 pirit, %9 kıl ve silikat minerallerini içermektedir . Elde edilen bu verilere göreHazrokömürünün alt bitümlü kömür sınıfına girdiği belirlenmiştir GAP Bölgesinde Bulunan Adıyaman-Gölbaşı Linyiti, Diyarbakır Hazro
Kömürü ve Şırnak Asfaltitinin Yıkanabilme Özellikleri H. Abakay Temel Dicle Üniversitesi, Maden Mühendisliği Bölümü, Diyarbakır F. D. Ayhan Dicle Üniversitesi, Maden Mühendisliği Bölümü, Diyarbakır
Kalınlıkları muhtelif kesimlerde çok değişen (alt damar azamî 1.90m)kömürdamarlarından
sadece alt damar,Hazro-Gomaniibrik'te taşkömürü olarak işletilmektedir.
Alt lâküstr horizonun toplam kalınlığı, Zinareşebe sırtında ve Dadaş köyü civarında takriben80 metredir, Gomaniibrik kesiminde kalınlığın 100 metreye kadar ulaştığı anlaşılmaktadır güneydoğu anadolu'daki hazro antiklinalinin paleozoyikçekirdeği hakkında ek bilgilerrichard f. lebküchner*

MADEN ADI

BULUNDUĞU İLÇE

TENÖR

REZERV

 
Maden Kömürü

 Diyarbakır ilinin maden potansiyeli 
Hazro-Dadaş

 

Görünür          12.500 ton
Muhtemel            400 ton
Mümkün    1.800 000 ton

  1.  MTA Diyarbakır Bölge Müdürlüğü
  2. Diyarbakır İl Çevre ve Orman Müdürlüğü

 

 

Petrol kenti Diyarbakır
Diyarbakır'da Fransız Perenco firması Kurkan(Ergani yolu üzeri),Şahaban(Ergani yolu üzeri),Beykan(Ergani yolu üzeri) ,Katin(Lice yolu üzeri) ve Kastel(eski Bismil yolu üzeri),Karaali(Silvan) ana petrol üretim istasyonlarıdır.Günlük 13.000 varil ham petrol üretimi yapılıyor.(Bu Türkiyenin ham petrol tüketiminin %10'unun teşkil ediyor) Katin sahasının Barbeş lokasyonunda bir doğalgaz kuyusu var,110 petrol kuyusunun pompa enerjisi bu gaz kuyusunun elektriğe dönmesi ile sağlanıyor.Perenco'da dalgıç pompalar kullanılır.TPAO'nun Yeniköy Saricek bölgesinde ham petrol üretim istasyonları var.TPAO'da eski tür atbaşı pompalar kullanlır

 

Atbaşı pompa

2. Abdülhamid’in petrol haritası


Güneydoğu’da petrol var mı, yok mu? Sultan II. Abdülhamid tarafından hazırlanan petrol haritasında bu soruya 100 yıl önce cevap verilmiş. İşte detaylar!...

1

 

2

Yard.Doç. Dr. Arzu Terzi (İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fak. Tarih Bölümü öğretim üyesi)/13-Kasım-2006]
 II. Abdülhamid’in petrol haritaları, 9-13 Eylül 2002 tarihleri arasında Ankara’da düzenlenen XIV. Türk Tarih Kongresi’nde, “Bir Padişah Mülkü: Bağdat-Musul Petrolleri” başlıklı tebliğle ilim âlemine tarafımca sunulmuştur. Hattâ bu tebliğden sonra konu hayli ilgi uyandırınca, elimizdeki dokümanları kitap hâline getirmeye karar verdik. Hazırlanacak kitabın özünü ve sınırlarını ifade eden bir yazıyı da Tarih ve Düşünce dergisinde yayımladık. Burada Groskoffp’un Sultan II. Abdülhamid’e sunduğu ve bölgedeki petrol yataklarını gösteren önemli haritayı da ilk kez yayımladık ve raporundan bahsettik.

Türkiye petrol denizi üzerinde mi? Sınırın öteki yakasında petrol çıkıyor da Güneydoğu’da niye çıkmıyor? Ya da başlayıp bitmeyen bir polemik; Türkiye’de petrol var ancak yabancılar çıkarmamıza izin vermiyor! Peki gerçekten petrolü bol denilen Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde petrol var mı? Bu soruya Sultan II. Abdülhamid yüz yıl öncesinden cevap veriyor. Sultan’ın hazırlattığı tespit haritasında Güneydoğu Anadolu’nun neredeyse tamamında yüksek ölçekte petrol rezervinin olduğu saptanıyor.

Sultan II. Abdülhamid özellikle 1800’ün son çeyreğinde tüm dünyada gündeme gelen ve stratejik bir maden olduğu kabul edilen petrol için büyük çaba harcadı. Yetişmiş jeoloji ve maden mühendisi olmaması Devlet-i Aliye’nin elini kolunu bağlıyordu. Ancak uğruna savaşların çıkartılacağı, yeni bir dünya düzeninin oluşturulacağı petrolün ehemmiyetini anlayan Abdülhamid sıkıntıları kendi fedakarlıkları ile aştı. Hazine-i Hassa’dan, yani padişahın şahsi malından ödenek çıkartılarak geniş kapsamlı bir petrol rezervi çalışmasına girildi. Sultan’ın kendi parasıyla yaptırdığı çalışmada yabancı ve yerli mühendisler yer aldı. Musul ve Bağdat havalisinde, Dicle ve Fırat nehirleri havzasında petrol taraması yapıldı. Alman maden mühendisi Paul Groskoph ve Habip Necip Efendi yönetimindeki araştırma ekibi çalışmalarını 22 Ekim 1901’de Sultan II. Abdülhamid’e sundular.

Bu zamana kadar söylenen ancak mahiyeti hakkında bir bilginin bulunmadığı “Sultan’ın petrol haritası” sadece Güneydoğu’da değil, Hakkâri ve Bitlis gibi illerde de petrol bulunabileceğini öngörüyor. Haritayı hazırlayan heyet, Bitlis Suyu denilen çayın kıyısı boyunca önemli petrol rezervleri tespit etmiş. Heyetin başkanı Paul Groskoph, petrol noktalarını tek tek tespit ettiklerini aktarırken, takip ettikleri güzergâhı da detaylı bir biçimde anlatıyor. Petrol havzasını dolaşan Paul, Siirt tarafında ve Dicle Nehri kıyısında zengin petrol rezervlerinin bulunduğunu belirtiyor. Dicle Nehri kıyısındaki noktalarda yeterli araştırmayı yükselen sulardan dolayı yapamadıklarını da raporuna ilave eden Paul, nehrin kıyısı dışında, Dicle’nin kıyı şeridi boyunca uzayıp giden yüksek dağlarda da petrol bulunduğunu kaydetmiş. Yine de o dönemin teknik imkanları açısından 900 metre yükseklikteki bu dağlardan petrolün çıkarılması ve nakliyatının zor olacağını eklemeyi unutmamış raporuna.

Güneydoğu Anadolu’nun neredeyse tamamı ve Doğu Anadolu’nun bir kısmını kapsayan petrol haritasında Diyarbakır, Mardin, Bismil, Hazro Çayı etrafı, Sinan, Batman Çayı etrafı, Dicle bölgesi, Midyat, Bedran, Tulan, Siirt, Botan Çayı etrafı, Habur, Fındık, Cizre, Habur Çayı etrafı, Bitlis Çayı kıyısı ve Hakkâri (Çölemerik)’de önemli petrol yataklarının bulunduğu kaydediliyor.

Kısa bir zamanda bu kadar noktada tarama yaptırarak günün kıt imkânlarına rağmen petrol tespitini belgelendiren Sultan II. Abdülhamid’in saltanat ömrü petrol çıkartmaya yetmedi. İlk kez yayımlanacak olan ‘Sultan’ın petrol haritası’ Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve önümüzdeki günlerde kamuoyuna sunulacak olan “Osmanlı Döneminde Irak” isimli kitapta yer alacak. Devlet Arşivleri Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Budak, bu çalışmayla Irak’taki Osmanlı’yı kamuoyuna sunacaklarını belirtiyor. Kitabın editörlüğünü yapan Cevat Ekici de kitaptaki birçok belge ve çizimin, özellikle de petrol bölümündeki haritaların halen üzerinde çalışılmaya değer belgeler olduğunun altını çiziyor.

Çalışmanın kapsamı petrol haritası ve bununla ilgili raporlarla kısıtlı değil. Hazine-i Hassa’ya devredilen petrol hakları ve bununla ilgili yazışmalar da bulunuyor kitapta. 18 Kasım 1902’de Yıldız Sarayı’na gönderilen belgede Musul vilayetindeki petrol madenlerinin imtiyazının Hazine-i Hassa’ya verildiği kaydediliyor. Daha sonraki tarihlerde padişaha ait araziler Maliye Hazinesi’ne devrediliyor. Ancak 12 Ocak 1920’de Maliye Hazinesi’ne devredilen padişaha ait bütün malların tekrar Hazine-i Hassa’ya devri için bir kararname çıkartılıyor.



 PETROL TESPİT EDİLMİŞ ALANLARA ÖRNEKLER

1. Diyarbakır

2. Mardin

3. Bismil

4. Hazro Çayı

5. Sinan

6. Batman çayı

7. Dicle
Haşim Söylemez - h.soylemez@aksiyon.com.tr - Sayı: 622 - 06.11.2006

Diyarbakır Linyit
-


YATAĞIN BULUNDUĞU

KIMYASAL ÖZELLIKLERI (%)

REZERV (1 000 ton)

 

 

YER

SU

KÜL

KÜKÜRT

AID K kal/kg

GÖR

MUH

MÜM

JEO

AÇIKLAMA

Silvan-Hazro

1.17

30.34

---

5190

---

---

1 800

---

Eski Işletme

 

Doğalgaz
Hazro bölgesinde bir çok yerde doğalgaz yüzeyde kendini göstermektedir.
Perenco firması da Katin sahasının Barbeş lokasyonunda bir doğalgaz kuyusu var,110 petrol kuyusunun pompa enerjisi bu gaz kuyusunun elektriğe dönmesi ile sağlanıyor

Tarihi çerçevede bölgede çıkan gazlar olmuş ve dikkat çekmiştir:

Ergani madeni galerinden sekizinci galerinin kazılması sırasında ortaya çıkan gaz ve yüksek ısının dışarı atılması için inşa olunan hava makinesi.29 Mart 1893

 

Bölgemiz meşe ormanlarıyla kaplıdır.Halk bunu yakacak olarak değerlendirmektedir


Enerji Ormancılığı
 


1970'li yıllarda ortaya çıkan enerji krizinden sonra, tüm dünyada yenilenebilir çevre dostu yeni enerji kaynaklarının araştırılmasısonucu, en büyük kapasitenin enerji ormancılığı projeleri ile gerçekleştirilebileceği belirlenmiştir. İsveç ve Kanada'nın önderlik ettiği o­n ülke enerji ormancılığı uygulamaları ile kavak, söğüt, kızılağaç gibi hızlı büyüyen ağaçlardan elde ettikleri odunları özel ısı tesislerinde yakarak ısı ve elektrik enerjisi elde etmektedirler. Bu ülkeler 2000'li yıllarda enerji gereksinmelerinin %20-50'sini enerji ormancılığı ile karşılamaya çalışmaktadırlar.
.
Enerji Ormancılığının Türkiye'de Uygulanışı
Türkiye orman alanı %27 oranı ile 20.7 milyon hektar alan kapsamaktadır. Orman alanlarının tamamı verimli olmayıp, ürün verebilen orman alanı 9.9 milyon hektar (%48)'dır. Geriye kalan 10.8 milyon hektar (%52) orman alanı ise verim gücü düşük ormanlardan ya da tamamen verimsiz, bozuk makilik ve çalılıklardan oluşmaktadır. Ülkemizde orman varlığının %31'ine karşılık gelen 6.4 milyon hektarlık alan baltalık (normal, bozuk, çok bozuk) ormandır. Bunun 4 milyon hektarlık çok bozuk baltalık orman alanının enerji ormancılığına konu olabileceği söylenebilir. Türk Orman Envanteri'ne göre, ormanlarımızın ağaç serveti 1.2 milyar m³, yıllık artımı 34 milyon m³, yıllık kesilebilecek miktar (eta) ise 18 milyon m³'tür. 2020 yılında yıllık odun ürünü gereksinimiz 43 milyon m³ olacaktır. Eğer üretim-tüketim arasındaki fark ithalat ile karşılanacaksa yaklaşık 6.4 milyar USD ödenmesi gerekecektir. Bu açığın kapatılmasında gerek devlet ormanlarında ağaçlandırılması gereken alanların uygun bir bölümünde modern enerji ormanlarının kurulması ve gerekse vatandaşın kendi arazisinde enerji ormanları kurmasının teşvik edilmesi ile enerji plantasyonlarında üretilecek ek odun üretimi önemli bir rol oynayabilecektir. Orman Genel Müdürlüğü tarafından 1978 yılında başlatılan enerji ormancılığı projeleri ile 2001 yılına kadar 535 000 hektar enerji ormanı tesis edilmiştir. Ülkemizde uygulanan enerji ormancılığı çalışmaları Doğu, Güneydoğu, İç Anadolu ve Trakya bölgelerindeki çok bozuk meşe baltalıklarında yoğunlaşmıştır. Kapalılık derecesi düşük, çalılaşmış, ölmekte olan meşeler toprak seviyesine yakın yükseklikten balta ile kesilmekte, kütükten ve köklerden sürgün üretilmesi amaçlanmaktadır. 5-10 yıllık idare süreleri sonunda kesilen sürgünler yöre halkı tarafından yakacak odun olarak kullanılmakta, yapraklar ise kışın hayvanlara yem olarak verlmektedir. Ülkemizde uygulanan enerji ormancılığı uygulaması bu konuda önder olan ülkelerinkiler ile kıyaslandığında birim alandan elde edilen odun ürünü çok azdır. Enerji ormancılığı uygulamaları ile üretilecek odun ürünü, ormanlarda hasat çalışmalarından sonra genellikle çürümeye bırakılan dal, kabuk ve tepe parçaları ile toplumun kullanmadığı odun ürünleri ve orman endüstrisinin yonga,talaş,kabuk gibi atıklarının enerji üretiminin gerçekleştirilebileceği ısı tesislerinin ülkemizin çeşitli yörelerinde kurulması ile, bu konuda lider olan Finlandiya ve diğer ülkelerde olduğu gibi, ülkemizin enerji açığının azaltılmasında yenilenebilir yeni bir enerji kaynağından yararlanılabilecektir. Türkiye'nin de Uluslararası Enerji Birliği'ne üye ülkeler gibi yakın gelecekte ülke enerji gereksiniminin önemli bir miktarını modern enerji ormancılığı projesi ile sağlaması istenirse, kimi koşulların yerine getirilmesi gerekir: 1. Modern enerji ormancılığının ülkemizde yurt çapında büyük ölçekte uygulanabilmesi için, Türk Hükümeti'nin de IEA'ya üye ülkelerin hükümetleri gibi vatandaşların kendi arazilerinde enerji ormancılığı işletmeciliğini yapabilmesi için, tarımda olduğu gibi, fidan, gübre ve makina temini, bakım ve hasat çalışmalarında kullanılacak yeteri miktarda düşük faizli krediler sağlaması, 2. Hükümetin odun ürünlerinin yakılarak elektrik ve ısı enerjisine dönüştürülmesini sağlayacak modern ısı tesislerinin kurulmasında ve üretilen elektrik ve ısının satışında vergi muafiyeti sağlayarak, hem tesislerin ülke genelinde çok sayıda kurulmasına ve hem de üretilecek elektriğin petrol, kömür, doğal gaz fiyatları ile rekabet edebilecek birim fiyatlarla satışına destek olması gerekmektedir. Prof. Dr. Nedim SARAÇOĞLU

Diyarbakır Orman İşletme Müdürlüğünün saha döküm verileri şöyledir;
-
Normal Baltalık : 73.681 ha.
Bozuk Baltalık : 273.396 ha
Açıklık Alan : 1.141.251 ha.
Genel Alan : 1.488.328 ha.

GAP master plana göre
Bölgenin yakacak odun potansiyeli düşüktür. Şu anda Bölgedeki toprağın % 20'si orman ve fundalık olarak sınıflandırılmıştır. Ancak, gerçek orman alanı yalnızca 47916 hektardır. Geri kalan alan, çalı ve fundalarla kaplı olan "enerji ormanları" olarak sınıflandırılmıştır. Daha verimli enerji ormanlarından temin edilen yakacak odunun 700000 ton olduğu tahmin edilmektedir. Yakacak oduna olan bölgesel talep ise 1.5 milyon ton kadardır. Diğer düşük kaliteli enerji ormanlarının verimli enerji ormanı alanına dönüştürülmesi ve daha iyi bir yönetim ile verimin yükseltilmesiyle bölgesel yakacak odun üretimi 2005'e kadar 1.1 milyon tona çıkabilir. Bölgenin toplam yakacak odun talebinin 2005'te 2 milyon ton olacağı öngörülmektedir. Denge sağlanabilmesi için, verimli orman alanının 1990-2005 yılları arasında yılda 2400 hektar arttırılması gerekmektedir. 

 

Biogaz

 

Diyarbakır 2005 il valilik raporuna göre Büyükbaş hayvan sayısı 254 bin açıklandı.

 Diyarbakır’da 2001 yılı itibariyle küçükbaş hayvan varlığı 1.067.539’dur.

2000 yılında
                Master planda Diyarbakır‘da
Merkez-Bismil-Çınar-Ergani-Silvanda:647.000 tavuk,153.000 hindi
Hazro-Kulp-Lice‘de 69.400 tavuk,31.200 hindi
Dicle-Eğil-Hani‘de 70.700 tavuk,27500 hindi
Çermik-Çüngüşte 45.500 tavuk,7300 hindi belirlenmiştir.Diyarbakırda 73.801 ton yumurta üretimi vardır.

 

Hayvanların gazı olumlu yönde kullanma mecburiyeti vardır,aksi takdirde ozon tabakası delinmekte ve küresel ısınma olumsuz etkilenmektedir

 

Hayvancılıkta biodizel ve biyogazın teşviki gerekir. (Bir inek yılda 6 LPG tüpü doldurur.1 dönümde kanola ekimi 150 litre biyomotorin verir)
İneğin zararını önlemek için de biyogazı kullanalım:
Besle ineği delsin ozonu!
Fransızlar araştırıp ilan etti: Büyükbaş hayvanlar, havaya saldıkları gazla atmosferi petrol rafinerilerinden daha fazla kirletip, sera etkisi yaratıyor.
Fransızlara göre Dünya'nın sonunu büyük bir patlama ya da göktaşı değil, ineklerin 'geğirti'si getirecek! Hükümetin araştırmasına göre, atmosfer için felaket oluşturan büyükbaş hayvanlar havaya bu ülkedeki 14 petrol rafinerisinden daha fazla, ozonun delinmesine yol açan gaz salıyor.
Sonunda çevrenin düşmanlarını bulan Fransızların araştırmasında, büyükbaş hayvanların, bu ülkedeki sera etkisine yol açan gazların salımın da yüzde 6.5 oranında sorumlu oldukları saptandı. Bu hayvanlar geğirtileriyle her yıl atmosfere 26 milyon ton, dışkılarıyla ise 12 milyon ton, sera etkisine yol açan metan gazı salıyor. Fransa'daki 14 petrol rafinerisinin havaya saldığı toplam gaz ise 13 milyon ton.
Koyunların payı daha az
Fransa'daki 20 milyon büyükbaş hayvan, tüm hayvanlar içinde yüzde 80'le atmosfere en çok gaz salan kesim olarak suçlanırken, koyun, keçi, domuz ve kümes hayvanlarının ise yeryüzünün ısınmasındaki fazla suçlu olmadığı görüldü. Araştırmada, büyükbaş hayvanların ve diğerlerinin besleyici değeri daha yüksek parçacıklı, soya veya yonca gibi sindirimi daha kolay yemlerle beslenmesinin çözüm olacağı belirtildi.
Deri atıklarından mazot ve biodizel elde ederek maliyet düşürülmelidir

Türkiye’nin biogaz potansiyelinin 1400-2000 Btep/yıl düzeyinde olduğu tahmin edilmektedir.

Dünya’da birincil enerji tüketim kaynağı %15 lik oranla biokütledir. Bu miktar gelişmekte olan ülkelerde %38 düzeyindedir. Özellikle bio enerji gelişmekte olan ülkelerde kırsal bölgelerde enerji temin amacıyla kullanılmaktadır. Hindistan’da kırsal bölgelerde yemek pişirme enerjisi toplam enerjinin %80’nini oluşmaktadır.

Çin’de konut tipi bio reaktörlerde yılda 2 milyar m3 biogaz üretilmektedir. Yani bir aile yılda 200-300 m3 bio gaz üretmektedir. Yine Çin’de 25 milyon insan biogaz tesislerinden elde edilen gazları 8-10 ay yemek pişirme amacı ile kullanmaktadırlar. İyileştirilmiş ucuz biogaz sobalar ve lambalar geliştirilmiştir. Bunlar her eve dağıtılmıştır. Lambalar ve yakıcılar 2 cm su basıncı gibi düşük basınçta çalışabilme özelliğine sahiptir. 800 biogaz tesisinde 7800 kWh kapasiteli elektrik enerjisi üretim tesisi bulunmaktadır. Bu enerji 17000 aile tarafından kullanılmaktadır. Çevre bakanlığı

Tavuk yağından yakıt üretildi
ABD'nin Arkansas Üniversitesi araştırmacılarının biodizel yakıt elde etme yöntemini geliştirerek tavuk yağından yakıt ürettikleri bildirildi

 

Üniversitenin kimya mühendisliği araştırmacılarından Brian Mattingly, projeyle ilgili olarak "Petrol tabanını genişletmeye çalışıyoruz. Yüzde 5 ila yüzde 20 oranında biodizelin petrol bazlı dizelle karıştırılması, ABD'nin yurtdışından gelen petrole olan bağımlılığını gözle görülür şekilde düşürecektir" dedi.

Bu arada Mattingly'nin araştırmasının biodizel üreticilerine tercih yapabilecekleri değişik materyalleri kullanabilme imkanı verdiği belirtilirken, aynı üniversitede kimya mühendisi olan Profesör R.E. Babcock, "Tavuk yağından elde edilen yakıt daha iyi yanıyor, silindir ve pistonları yağlayarak temizliyor" dedi.

Bilim adamları, tavuk yağından biodizel üretmenin ekonomik olarak uygun olup olmadığı konusunda karar vermek için henüz erken olduğunu ifade etti. obursa

 

Kuş gribinden ağzı yanan Erpiliç tavuk yağından biyodizel üretecek

24.02.2006  /  Selma Şimşek Bektaş  /  Haber

  

 referans

 

 

Kuş gribi hastalığı nedeniyle satışları durma noktasına gelen Erpiliç tavuk sektöründeki yatırımlarını kademeli olarak azaltıyor. Firma, tavukçuluk sektörüne bağlı kalmamak için başka sektörlere de yatırım yapıyor. Son krizden ağızlarının yandığını ve 3 ayda 5 milyon YTL zarar ettiklerini belirten Erpiliç Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Ericek, bu yıl içinde biyodizel, hamur mayası ve yem üretimine ağırlık vereceklerini söyledi. Ericek, "Krizde aylık 20 bin dolar olan depo kiraları 40 bin dolara yükseldi. Adeta karaborsaya düşen depolar, kriz fırsat bilinerek yüksek fiyattan kiralandı" dedi. Ericek, günlük 30 ton tavuk unu üretimi yaptıklarını ve bu yolla elde edilen tavuk yağından da biyodizel üreteceklerini söyledi.
Antalya'da düzenlenen 13. Akdeniz Uluslararası Yiyecek ve İçecek İhtisas Fuarı'nda açıklamalarda bulunan  Mustafa Ericek 2003'te Erpiliç'e bağlanan 5 bin metrekare kapalı alan ve yıllık 300 bin ton kapasiteyle çalışan Eymer fabrikasına ilave yatırım yapacaklarını belirtti. Yeni yatırımlarıyla günlük 40 ton hamur mayası üretmeyi planladıklarını kaydeden Ericek, fabrika kurmak için arayış içinde olduklarını açıkladı.
Ericek, günlük 30 ton tavuk unu üretimi yaptıklarını ve bu yolla elde edilen tavuk yağından da biyodizel üreteceklerini söyledi. Biyodizeli ilk olarak kendi araçlarında kullanmak için üreteceklerini anlatan Ericek, “Üretim için gerekli makina ve teçhizatı getirttik. Tesislerimizde elde edilen tavuk yağını eskiden yem imalatında kullanıyorduk. 15 gün içerisinde deneme üretimlerine başlayacağız. İlk etapta günlük 5 ton biyodizel üretmeyi planlıyoruz. Başarılı olmamız halinde seri üretime geçerek, ilerleyen zamanlarda satışına da başlayacağız” dedi.

 

Yeni yakıt hindi yağından
ABD'nin Plano kentinde yaşayan Marty Huffman, kullanılmış hindi yağını biyodizel enerji cihazının içine koyarak yakıt elde etti. Kullanılmış yağı, dönüştürme makinesine döken Huffman, yağ toplama makinesini, yağdan elde ettiği enerjiyle çalıştırmayı başardı. Huffman, hindinin biyodizel enerji potansiyeli açısından kullanılmasının çok büyük avantaj sunacağını söyledi.

 

ABD'de tavuk yağından yakıt üretildi
Tarih: 30.11.2005

 

ABD'nin Arkansas Üniversitesi araştırmacılarının biodizel yakıt elde etme yöntemini geliştirerek tavuk yağından yakıt ürettikleri bildirildi.

Üniversitenin kimya mühendisliği araştırmacılarından Brian Mattingly, projeyle ilgili olarak “Petrol tabanını genişletmeye çalışıyoruz. Yüzde 5 ila yüzde 20 oranında biodizelin petrol bazlı dizelle karıştırılması, ABD'nin yurt dışından gelen petrole olan bağımlılığını gözle görülür şekilde düşürecektir” dedi.

Bu arada Mattingly'nin araştırmasının biodizel üreticilerine tercih yapabilecekleri değişik materyalleri kullanabilme imkanı verdiği belirtilirken, aynı üniversitede kimya mühendisi olan Profesör R.E. Babcock, “Tavuk yağından elde edilen yakıt daha iyi yanıyor, silindir ve pistonları yağlayarak temizliyor” dedi. Babcock, tavuk yağından elde edilen yakıtın hem çevre hem de makineler için en iyi yakıt olduğunu da savundu. Araştırmacılar, biodizel üreticilerinin geleneksel olarak yakıta dönüşmesi daha kolay olan soya yağı gibi rafine ürünleri kullandıklarını, ancak rafine edilme sürecinin soya yağını daha pahalı hale getirdiğini belirtiyorlar. Araştırmacılar, tavuk yağının ise biodizel üretiminde daha ucuz bir malzeme olarak kullanılabileceğini kaydediyorlar.

Mattingly, biodizel üretiminde soya yağının mı yoksa tavuk yağının mı kullanılmasının daha uygun olacağına ekonomi biliminin karar vereceğini belirtirken, ziraat ekonomisi profesörlerinden Michael Popp, tavuk yağından biodizel üretmenin ekonomik olarak uygun olup olmadığı konusunda karar vermek için henüz erken olduğunu ifade etti. http://www.gidasanayii.com/

 

 

 

 

İki köyümüzden biogaz örneği verelim:
Kahramanmaraş'ın köylüleri kendi enerjisini üretecek

Birleşmiş Milletler Çevre Fonu'nun finans desteğiyle Kahramanmaraş Sanayi ve Ticaret Odası'nca yürütülen projeyle, Ayaklıcaoluk köyünde hayvan dışkısından biyogaz elde edildi. Fermante edilen gübre de organik tarımda kullanılacak.

.Dışkıdan gaz projesi
"Kahramanmaraş'ta iki köyde hayvansal atıkların değerlendirilerek biyogaz üretiminin gösterimi" başlıklı proje, BM Kalkınma Programı Küresel Çevre Fonu Küçük Destek Programı ve Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası tarafından finanse ediliyor. Kahramanmaraş Valiliği ve Sütçü İmam Üniversitesi'ninteknik desteği ile yürütülüyor. Projede, hayvan dışkıları fermante edilerek, biyogaz elde ediliyor. Gübre de organik tarımda kullanılacak. 100 bin dolar bütçeli proje kapsamında ilk tesis, Merkez ilçeye bağlı Ayaklıcaoluk köyünde başarıyla tamamlandı. Gaz elde edildi. İkinci tesis, Elmalar köyünde başladı Sabah

 

 

Kendi gazını kendi üretiyor

 

 

Sertan AYDEMİR/EREĞLİ (Zonguldak), (DHA)

 

Zonguldak’ın Ereğli İlçesi’ne bağlı Süleymanbeyler Köyü’nde yaşayan ilkokul mezunu 48 yaşındaki
Recep Günaydın, gübre ve suyu karıştırarak elde ettiği metan gazını mutfağında kullanıyor. Günaydın,
 20 yıldır ürettiği gaz sayesinde tüp parası vermediğini söyledi.

Süleymanbeyler Köyü’nde servis şoförlüğü yapan Recep Günaydın, 20 yıl önce hayvan gübresi ile suyu
 karıştırarak metan gazı elde etmeye başladı. Evinin yanında oluşturduğu depoda yaptığı karışım ile
elde ettiği metan gazını hortumla mutfağındaki ocağa bağlayan Günaydın, buluşunu şöyle anlattı:

“Beslediğim büyükbaş hayvanların gübresini alıp, deponun içine atıyorum. Attığım gübre kadar içine
su döküyorum. Zaman içinde burada metan gazı oluşuyor. Depoda oluşan gazı hortum ile mutfaktaki
 ocağa taşıyorum. Böylece tüp parası vermekten kurtuldum. Çayımızı demlerken, yemeklerimizi
 yaparken bu gazı kullanıyoruz.”

Yaz aylarında havaların sıcak olması nedeniyle gazın daha fazla olduğunu söyleyen Günaydın, “Kış
aylarında havalar soğuduğu için gaz az oluşuyor. Ama yine de bizim ihtiyacımızı karşılıyor. Tüp almaya
 gerek yok” diye konuştu.
Deponun içinde bulunan gübre ve su karışımını belli aralıklarla yenilediğini söyleyen Günaydın, “Sistem
 ilkel gibi gözükse de modern bir sistem aslında. Boyaltılan gübreyi daha sonra bahçemde rahatlıkla
 kullanıyorum. Meyve ve sebzelere kesinlikle zarar vermiyor” diye konuştu.

Recep Günaydın’ın eşi 44 yaşındaki Emine Günaydın ise eşinin bu çalışmasından dolayı memnun
 olduğunu belirterek, gaz masrafından kurtulduklarını söyledi.

Gelişmekte Olan Ülkelerde Biogaz Tesisi Sayısı


Ülkeler
Tesis Sayısı

Çin

7.000.000

Hindistan

2.900.000

Kore

29.000

Brezilya

2300

Nepal

49500

 

Avrupa Topluluğu ülkelerde hayvan gübresi kullanılarak inşa edilen biogaz tesisi sayısı ve biogaz üretimi miktarı Tabloda verilmiştir.

 Avrupa Topluluğu Ülkelerinde Biogaz Tesisi ve Biogaz Üretimi


Ülkeler

Biogaz Tesisi Sayısı

Biogaz Üretimi

TWh/yıl

PJ*

Avusturya

>90

1410

32900

Danimarka

39

45150

1.052.090

Almanya

2200

-

-

Yunanistan

2

0.001

33

Hollanda

3

1.960

45.630

İtalya

70

6.880

160.250

Norveç

4

0.620

14.450

Portekiz

16

1.520

35.300

İspanya

6

0.026

625

İsveç

12

19.430

452.700

İsviçre

59

1.790

41.700

İngiltere

31

-

-

Amerika

140**

-

-

Avusturalya

46

 

-

*:1 052 090 J =1.05 PJ,  **: Çiftliklerde kurulu tesis  (Çevre bakanlığı)

 

 

300 BAŞHAYVANLA BİYOGAZ MALİYETİ 

 

Hazırlayan
FIRAT ALİŞİROĞLU
AMORTİSMAN
Enerji tasarrufu                    60 kg LPG x 365 gün = 21.900 kg LPG
   21.900 x  ~2,0 YTL = 43.800 YTL (43.800.000.000.- TL)
Yanmış Gübrenin getirisi         ~3 ton/gün 365 = 1095 ton
                                                  1095 x 20 = 21.900 YTL (21.900.000.000.- TL)

TOPLAM :    43.800,- + 21.900,- = 65.700 YTL (65.700.000.000.- TL)

Amortisman süresi : 49.760$ x 1,37(dolar kuru) = 68.170 YTL (Sistem Maliyeti)
68.170 YTL /  65.700 YTL =  ~1 YIL
 

Tavuk ve hayvan  gübresinden de elektrik elde edilebilir.Bunun için aşağıdaki kaynağa bakılabilir
SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI
Sanayi Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Yatırımlar ve Projelendirme Dairesi Başkanlığı
  ORGANİK ATIKLARDAN (TAVUK GÜBRESİ) ELEKTRİK ÜRETİMİ SANAYİ PROFİLİ HAZIRLAYAN İBRAHİM  ASLANTAŞ ŞUBE  MÜDÜRÜ
 Nisan 2002ANKARA

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI
 HAYVAN GÜBRESİNDEN
BİOGAZ ÜRETİMİ
 Prof. Dr. Mustafa ÖZTÜRK Müsteşar Yardımcısı ANKARA-2005

 

Kanola üretimiyle %50 küspe elde edilmeyle hayvancılığa yem transferinin yanısıra %50 elde yağla da sera, kalorifer,jeneratör elektriği elde edilmesi. Köylerde sulamada kullanılan elektrik motorlarına kanola yağı konması. Traktörlerde mazot yerine kanola kullanılması
Gerek araçlarda ve gerekse makinalarda makina yağı yerine biyoyağlanma yağları(örneğin kanola) kullanılması
Şu an şeker fabrikaları etanol üretme teknolojisine kavuşmuştur.Brezilyada trafikteki araçların %55'i şeker kamışı kaynaklı etanol kullanmaktadır.Yani benzin devre dışındadır.Yeni teknolojilerle otomobillerde örneğin Toyota'da olduğu gibi %85 etanol+ %15 benzin sistemi başlamıştır.Türkiye arabalarda etanol kullanımı için stratejik karar verdiği takdirde benzin (petrol) ithalatı azalacak,buna bağlı yaklaşık 6 milyar dolarlık cari açık kapanacak

Şeker pancarından etanol elde edilmesi, birkaç sene öncesine kadar ABD ile Brezilya arasındaki en önemli ortak özellik her ülkenin de Ortadoğu’daki enerji kaynaklarına bağımlı olmalarıydı. Şeker kamışından etanol üreterek enerji bağımlılığından kurtulma hamleleri yapan Brezilya enerjide dışa bağımlılık problemini etanol ile çözmeye başlamış durumda. Fakat etanolün benzinle fuel oil ile rekabet edebilir konuma gelmesinin neredeyse 30 yıl aldığı belirtiliyor. Brezilya yönetimi öncelikle şeker üreticilerine sağladığı sübvansiyonları en aza indirgeyerek şekerin fiyatını düşürmeye, böylece etanol üretimini daha az masraflı bir seviyeye çekmeyi başarmış. Bu arada, sübvansiyonlar sayesinde etanolün fiyatını da normal benzine oranla düşürmeyi ihmal etmemiş. Etanolün fiyatının fueloilin altına düşmesiyle talep de canlanmış, bu yakıtlar, Brezilya’daki araç yakıt tüketiminin yüzde 50’sini oluşturuyor.    New York ve California’da satılan benzinlerin içinde yüzde 10 oranında selülozik petrol var. Arpa ve buğday samanı, meyve artıkları bile artık akaryakıta dönüştürülüyor

Arabalarda biodizel kullanılması(Bu vesileyle köylünün kalkındırılması)teşvik edilmelidir

 

 

Doğalgaz tesisleri için
İthal etmek yerine
Sisteme biogazların dahil edilmesi ve
Mevcut doğalgaz sistemi için çöp fabrikalarından ve bioarıtma tesislerinden metangazı verilmesi. Organize besi bölgelerindeki biogaz tesislerinden sisteme gaz verilmesi. Örneğin Diyarbakır’a kurulacak 80.000 büyük baş hayvanlık organize besi bölgesi biyogaz tesisi kurulduğu takdirde yılda 6913 ton LPG verir, bu ayrıca 156600 dönüm arazinin bedava gübresini de sağlayacaktır. Eksik ihtiyacın şeker pancarından sağlanması

 

Metan gazı iddia ettikleri gazı yakan 2 mühendis, 20 ton şeker pancarından 2-3 ton arasında bio gaz elde edildiğini savundu. 20 ton şeker pancarının enerji üretiminde kullanılması halinde asgari 2-3 ton arasında LPG eş değeri yakıt elde edilebilirliğine dikkat çeken Akcan, “Dünya Enerji Raporu’nda 2020 yılında yeni ve yenilebilir kaynaklar ile enerji talebinin minimum 3-4’nün maksimum yüzde 8-12’sini karşılanabileceği belirtilmektedir” dedi.

Doğalgaz yerine;
Gazlaştırma atıkların çevirim teknolojisinde ( kentsel atıklardan zirai artıklara kadar ) kullanışlı ve yüksek kaliteli enerji sağlaması bakımından türünün tek örneğidir.
Kömür ve biyokütlenin gazlaştırılması çok eski zamandan beri bilinen bir teknolojidir. İşlem sonucu elde edilen yanabilir gaz karışımı, benzin ve dizel yakıtı gibi içten yanmalı motorlarda kullanılabilir. Biyokütleden üretilen bu gaz, benzin ve motorin ile karşılaştırıldığında ucuz ve güvenilir bir yakıt olduğu görülmesine karşılık uzun bir süre motorlarda kullanılmamıştır
Biyokültenin gazlaştırılması ile elde edilen gaz yakıt doğal gazın kullanıldığı yerlerde küçük modifikasyonlar yapılarak kullanımı yaygınlaştırılabilir ve gelecekte kolaylıkla doğal gazın kullanıldığı yerlerde enerjinin büyük bir kısmı bu yakıttan sağlanabilir
Üretilen gazın enerji içeriği içten yanmalı motorlarda, kazanlarda ve fırınlarda kullanıma uygundur.
Gazlaştırıcılar sabit yatak, akışkan yatak ve entegre yatak şeklinde gazlaştırıcılar sınıflandırılabilir, proje ve inşası basit olduğu için özellikle fakir ülkelerde çok fazla yaygın olan sabit yataklı gazlaştırıcıların; yatırım, işletme ve bakım masrafları da uygundur.
Daha az kullanılmasındaki en önemli faktör; petrol ürünlerine göre üretimi ve depolanmasının daha zahmetli olmasıdır. Ancak ekonomik sıkıntıların oluştuğu bir ortamda zahmete katlanmak gerekir.
Türkiyede tüm şehirlerin aynı sistemle kendi doğalgaz ihtiyacını sağlaması, ihtiyaç fazlası veren yani hayvancılıkla daha fazla biogaz üreten illerin fazlasının enterkonnekte doğalgaz sistemine bağlanması,tedricen uluslararası anlaşmaları dikkate alarak doğalgaz ithalatının iptali

Diyarbakır belediyesi kanalizasyon ve çöpten enerji,metan gazı elde edebilir

Atık su ve enerji

 

Arıtma tesisi, kuşları öldürmek yerine elektrik enerjisi üretecek

İzmir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'ne (İZSU) bağlı Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi, bundan sonra doğal dengeyi bozmayacak.
Tesisten bırakılan pis sular sebebiyle 250’den fazla kuş türünün yaşadığı Körfez’de flamingolar, pelikanlar, karabataklar, martılar ölmeyecek. Günde 600 bin ton çamur çıkartılan tesiste atıklardan elektrik üretilecek.
Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi'nden çıkartılan çamurlardan elde edilecek metan gazı ile elektrik enerjisi üretecek "Çamur Çürütme Sistemi ve Enerji Santralı"nın ihalesi tamamlandı. 2005 Ocak ayında Enerji Piyasası Düzenleme Üst Kurulu'ndan izin alacak Transtek firması, enerji tesisini 16 ayda tamamlayacak. Tesisten elde edilecek elektrik enerjisi yaklaşık bin 500 konutun bir yıllık elektrik, 3 bin 750 konutun da bir yıllık ısı ihtiyacını karşılayacak kapasiteye eşdeğer olacak.
Yeni kurulacak tesislerde çürütülen çamurlar 15 gün tanklarda bekletilerek metan gazı elde edilecek. Elde edilen gaz, enerji santralında yakılarak elektrik enerjisine dönüştürülecek. En son aşamada ise çürütülmüş olan çamur, çevreye zararsız ve Avrupa Birliği (AB) çevre normlarına uygun suni gübre haline getirilecek. İZSU Atıksu Arıtma Tesisleri Daire Başkanı Gürsel Çalış, ek tesislerin yaklaşık 7 milyon 500 bin Euro'ya mal edileceğini söyledi. Çalış, çürütülmüş çamurun çevreye zararının da söz konusu olmayacağını açıkladı.

 

LAĞIM SUYUNDAN ELEKTRİK ENERJİSİ
ABD'DEKİ PENSİLVANYA EYALET ÜNİVERSİTESİ'NDEN ARAŞTIRMACILAR LAĞIM SUYUYLA ÇALIŞAN BİR ELEKTRİK ÜRETECİ GELİŞTİRDİKLERİNİ AÇIKLADI. HARCANAN ENERJİ SEBEBİYLE İNŞA MALİYETİ YÜKSEK OLAN SU ARITMA TESİSLERİNİN BU SORUNUNA YARDIMCI OLMASI PLANLANAN
CİHAZ, ŞU ANDA 100 000 KİŞİNİN ATIKLARI İLE ANCAK 51 KİLOWATT ENERJİ ÜRETEBİLİYOR.
nsan atıklarından elekrik enerjisi üreten bir cihaz, atık su arıtma tesislerinin kendi enerjisini karşılaması anlamına gelir. Amerikalı bilim adamları tarafından geliştirilen ve “Mikrobik yakıt hücresi“ olarak adlandırılan aygıt atık su arıtma tesisinin görevini de üstlenerek zararlı organik maddeleri parçalarken aynı anda elektrik enerjisi de üretiyor. Mikrobik yakıt hücresi atıkları parçalamak için insan bedeninin besinleri parçalamasına benzer kimyasal yöntemler kullanıyor. Atık su arıtma tesisinde bakteriler enzim yoluyla organik maddelerin oksitlenmesini sağlıyor ve bu süreçte elektronlar açığa çıkıyor. Normalde elektronlar, bakteri hücrelerindeki solunumla ilgili tepkimeler için enerji sağlıyor ve kaçınılmaz olarak oksijen molekülleriyle birleşiyorlar. Bu aygıtta ise bir bölümde bakterilerin oksijensiz kalması sağlanarak üzerindeki elektornlar koparılıyor ve bir devreye enerji sağlamak üzere kullunılıyor. Mikrobik yakıt hücresi, ortasında yalnızca protonlar için geçirgen olan bir proton değiştirme zarıyla çevrelenmiş bir katot çubuğu bulunan 15 santimetre kapalı bir kutu. Katotun çevresinde sekiz anot bulunuyor. Bakteriler, anotların çevresinde kümelenerek içeri pompalanan organik atıkları parçalıyor; elektronlar ve protonlar açığa çıkıyor. Elektronların silip süpürebilmesi için gereken oksijen bulunmadığı
İçin, bakterilerin enzimleri elektronları anotlara aktarıyor. Bu arada sudaki protonlar da merkezdeki katota doğru göç ediyor. Proton değiştirme zarının üzerindeki polarize moleküller, protonların katota doğru geçmesini sağlıyor. Burada protonlar havadaki oksijenle ve katottaki elektronlarla birleşerek suyu oluşturuyor. Elektrotlardaki elektronların aktarımı, aralarında voltajı düzenleyerek dışdaki bir devreye elektrik enerjisi sağlanmasına yarıyor.
Penn State Üniversitesi araştırmacılarının geliştirdiği bu cihaz, insan atıklarından elekrik üretmek üzere tasarlanmış ilk mikrobiyal yakıt hücresi. Daha önce tasarlananlarsa, yalnızca glikoz çözeltileri ile çalışıyordu. Cihaz şimdilik potansiyel üretim miktarının yalnızca onda biri kadar enerji sağlıyor; bu, 100 000 kişinin atıklarıyla 51 kiloWatt demek. Araştırmacılar anotların yüzey alanını arttırarak ya da daha çok verim alınabilecek yeni bir anot malzemesi kullanarak aygıtın kapasitesini arttırabileceklerini düşünüyorlar.
Günümüzde, gelişme yolundaki birçok ülkede, atık su arıtma tesislerine acil ihtiyaç var. Ancak, bu tesisler oldukça pahalıya mal oluyor; maliyetlerin bir bölümü de enerji sarfiyatlarından kaynaklanıyor. Kendi elektriğini kısmen üreten bir tesis, bu sorunun aşılmasına yardımcı olabilir. (Kaynak: Bilim ve Teknik)

 

Doğalgaz için metana dayalı büyük adım

Türkiye’nin enerji sorununa çare arayan Kırşehir’e bağlı Savcılıbüyükoba Beldesi eski Belediye Başkanı işadamı Üçler Yiğit, Avusturya’da gördüğü çöpten metan gazı ve elektrik üreten tesisleri Türkiye’de kurmak için harekete geçti.
Yiğit, Türkiye’de hergün açığa çıkan ortalama 65 bin ton çöpü değerlendirebilmek için çalışmalarına başladı ve Avusturyalı DCE firması ile 1 Haziran 2004 tarihinde işbirliği anlaşması imzaladı. Anlaşmaya göre firma, Türkiye’de yapacağı tesislerin 200 bin metreküp çöpten 200-250 kilowatt saat elektrik enerjisi, 700 kilowatt saat termik enerji ve 200 metreküp doğalgaz üretme garantisi verdi. Yiğit’in yardımcısı Levent Dikmener, pek çok belediye ile bu tesislerin kurulumu konusunda görüşmelere başlandığını söyledi. Kullanılacak çöp kapasitesine göre tesis fiyatlarının arttığını belirten Dikmener, tesislerin kuruluş maliyetinin 250-300 bin Euro’dan (yaklaşık 457 milyar lira- 550 milyar lira) başladığını belirterek, ‘Firma bu tesislerle 200 bin metreküp çöpten 200 metreküp metan gazı üretileceğini garanti ediyor’ dedi. Dikmener, ‘Bu proje, Türkiye’nin kalkınması için çok önemli. Çöpümüzü değerlendirip kendi enerjimizi üreteceğiz. Hem de bunu çevremize zarar vermeden yapacağız’ diye konuştu.

Fosseptikten biyodizel
Çevreci ve ekonomik yakıt biodizel için İzmir’den alternatif üretim teklifi geldi. İzmir Körfezi’ni temizleyen Büyük Kanal Projesi’nin atıklarını kullanarak deneme amaçlı biodizel üreten bitkiler yetiştirildi. Ege Bioteknoloji Müdürü Adnan Akyarlı, sistem sayesinde kanalizasyon atıklarından enerji üretilebileceğini söyledi.

Büyük kanal projesinin devreye girmesiyle İzmir Körfezi hızlı bir temizlenme sürecine girdi. Deniz eski temiz günlerine geri dönmeye başlarken Körfez’in bir ucunda kanalizasyon atıkları birikmeye başladı. Hızla büyüyen ve kireçle söndürülüp depolanmaya çalışılan atıkların ne yapılacağı sorun yarattı. Arıtmanın çevresinde tepecikler oluşturan atıklar için yakma, gömme gibi alternatif projeler üretildi. Projeler değerlendirme aşamasındayken atıklardan enerji üretilmesi gündeme geldi.

Ege Bioteknoloji Müdürü Adnan Akyarlı, arıtmadan çıkan çamurdan enerji üretebileceklerini kaydetti. Bu amaçla deneme üretimi yaptıklarını belirten Akyarlı, “Arıtmadan biriken insan gübresi. Böyle bir kaynağı tarımsal üretim için kullanabiliriz. Çamuru toprakla karıştırıp bitki ekilebilir. Bizim sistemimizle hem çamur yok edilecek hem de enerji üretilecek” dedi.
Belediyelerin çöp tesislerinde metan gazı elde etmesi veya yakma yoluyla elde ettiği enerjiyi sanayiye vermesi. Organize besi bölgesinden biogazın sanayiye aktarımı. Kömürden gazlaştırma ile doğalgaz eldesi. Tedricen doğalgaz bağımlığından kurtulup ülkenin kendi imkanlarına dönmesi. Aksi takdirde aşağıdaki haberleri sanayciler sık sık okuyacak:
İstanbul'da 7 elektrik santralinin gazı kesildi
Sanayide doğalgaz faciası
Denizli'de gazdan elektrik üreten tesisler durdu
Hazro'da ve diğer yerlerde kömürden termal enerji ve elektrik eldesi.
Hazro'da  doğalgaz üretiminin fizibilitesi

Biodizel

 

Dizel motorlarda yakıt olarak kullanılan ve yenilenebilir biyolojik maddelerden türetilen yakıtlar biodizel olarak adlandırılır  Hayvansal yağlar ile soya fasulyesi, mısır ve ayçiçeği gibi bitkisel ürünlerin yağlarından biodizel yakıt üretiminde faydalanılır. Biodizel saf olarak kullanılabileceği gibi petrolden elde edilen dizel yakıtla karıştırılarak da kullanılabilir. Sebze yağlarının yakıt olarak kullanılabileceğini ilk olarak 1900 lü yılların başında Rudolph DIESEL yer fıstığı yağıyla dizel motoru çalıştırarak göstermiştir
Ülke buğday tarımının ön planda olduğu bir tarım yapısındadır. Başta Diyarbakır olmak üzere buğday tarımı ön plandadır. Gerek buğday ve gerekse arpadan fermentasyonla biobenzin elde ederek tarımda enerji girdisini düşürmeliyiz.
Ülkemizde trafikte Brezilya’da olduğu gibi en azından %50 araçta biobenzin ve biodizel kullanmalıyız.
Benzin için arpa,buğday,mısır ve şekerpancarı
Dizel için soya ve kanola kullanmalıyız

Biodizel sektörünün diğer bir avantajı ise, soya fasulyesi bitkisinin toprağı temizleme ve havadaki karbondioksiti emmesidir. Bu özelliği ve yakıt olarak kullanılması ile küresel ısınma açısından da yararlı bir yakıttır. Biodizelin; temiz, zehirsiz, bakterilerle ayrışabilir, sülfürsüz ve kansere neden olmamasının yanı sıra aşağıdaki özelliklere de sahiptir.
· Tarım sektöründe canlanma,
· İç göç azalması,
· Fabrika ve istihdam oluşturma,
· Petrol ambargo ve kriz risklerini azaltma,
· CO2 miktarını %78 oranında düşürmesi,
· Dış bağımlılığı azaltması,
· Yenilenebilir bir enerji kaynağı olması,
· Atıklarının gübre ve yem olması ve doğaya zarar vermemesi,
· Hidrokarbon ve karbonmonoksit yayılışını azaltması,
· Parçacık ve duman yayılışını azaltması,
· Yüksek miktarda CETANE içermesi,
· Kalitesi çeşitli Uluslararası standartlarca kabul edilmiş olmasıdır.
“Gelecek nesillerimiz için insanlığın gelişen değeri, Kyoto Protokol’una uymak ve onu ilerletmektir.”

Belediyelerin biyodizele ilgisi arttı

 


En büyük harcama kalemlerinden birini mazot giderleri oluşturan belediyeler, biyodizel makinesi imal eden firmaların gözde müşterileri arasında.

 Konya’da kurulu Duysak Tarım ve Biyodizel A.Ş’nin Yönetim Kurulu Başkanı Esat Duysak, 1997 yılından itibaren biyodizelle ilgili çalışmalar yaptıklarını, halen de Konya’da kişi ve kurumlar için biyodizel imal ettiklerini belirtti. 

Petrolde büyük oranda dışa bağımlı ve biyoyakıt üretimi için gerekli olan yağlı tohum bitkisi üretecek geniş arazileri olan Türkiye’nin, biyoyakıt üretiminde geç kaldığını savunan Duysak, petrolzengini olan Latin Amerika ülkelerinin bile akaryakıt ihtiyaçlarının yarısına yakınını biyolojik kaynaklardan elde ettiğini vurguladı.  Türkiye’de biyodizel başta olmak üzere, tüm biyoyakıtların üretiminde bazı engellerin çıkarıldığını anlatan Duysak, “Türkiye’de biyoyakıt sisteminin önü kesilmek isteniyor. Bunun sebebi ise büyük petrol lobilerinin, biyodizelin yaygınlaşmasıyla karlarının düşeceği endişesidir” dedi.  Duysak, Avrupa ülkelerinde biyodizel üreten çiftçilere, hem ürünü ekerken hem de elde ettiği ürünü biyodizele dönüştürürken devlet desteği verildiğini belirterek, aynı olanağın Türkiye’de de sağlanması gerektiğinin altını çizdi. 

Yemeklik yağın, biyodizel üretiminde en önemli hammaddelerden birini oluşturduğunu, ancak Türkiye’nin yemeklik yağ açığının fazla olmasının da biyodizelin yaygınlaşamamasında diğer önemli bir etken olduğunu ifade eden Duysak, şöyle konuştu: “Biz firma olarak, küçük işletmeler ile ev tipi biyodizel makineleri üretiyoruz. Çeşitli büyüklüklerdeki makinelerimizde, günlük1 ton kapasiteden 200 tona kadar biyodizel üretilebilmektedir. Bu makinelerin maliyeti ise 8 bin YTL ile 800 bin YTL arasında değişmektedir. Bir kamyon sahibi vatandaş, biyodizel makinesinin kurulum bedelini, ortalama 2–3 ayda amorti edebilmektedir.

Günümüzde, en büyük harcama kalemlerinden birini mazot giderleri oluşturan çok sayıda belediye, kendi biyodizel işletmelerini kurma yolunu seçmektedir. Yani halen en önemli müşterilerimizin başında belediyeleryer alıyor. Belediyelerin biyodizele ilgisinin altında ise artan yakıt maliyetleri gerçeği yatıyor.”  Duysak, belediyeler dışında bazı çiftçilerin de küçük makinelerden alarak kendi yakıtlarını kendileri üretme yoluna gittiğini, devletin bu sektöre destek vermesi durumunda, Türk çiftçisinin birkaç yıl içinde Türkiye’yi, dünyada hatırı sayılır biyodizel ihracatçıları arasına sokabileceğini sözlerine ekledi.
Ymesaj

Belediye biyodizel tesisi kuruyor

 

Hatay'ın Reyhanlı ilçe belediyesi biyodizel tesisi kuracak. Belediye Başkanı Hüseyin Şanverdi, belediye hizmetlerinde kullanılan akaryakıtın asgariye indirilmesi amacıyla biyodizel tesisi kuracaklarını söyledi.

Tesisin kurulmasıyla akaryakıt harcamalarının üçte bire ineceğini ifade eden Şanverdi, biyodizel tesislerinin 20 bin yeni liraya mal olacağını kaydetti.zaman

 

TARIM VE KÖY ELEKTRİĞİ :
1.Yukarıdaki önerilerin yanısıra, albatros tipi rüzgar enerjisiyle, fotovoltaiklerle sondaj su elektriğinin sağlanması,
Güneş Pili Su Pompaj Sistemleri;
Küçük çaplı sulamada kullanılabilecek olan bu sistemlerin birincisinde 616 Wp gücünde güneş pili, invertör ve dalgıç pompa bulunmaktadır. 7 m derinlikteki bir kuyudan yılda yaklaşık 11000 m3 su pompalayabilen bu sistem şebekeden uzak yerlerde dizel motopomplarla ekonomik olarak rekabet edebilmektedir.
2.Soya,kolza,mısır vs. ile mazot girdisinin azaltılması,biodizel enerjinin devreye girmesi. Şeker fabrikalarında etil alkol elde edilmesi veya ayrı tesislerde metangazı elde edilmesi.
 Metan gazı olarak 20 ton şeker pancarından 2-3 ton arasında bio gaz elde edilebilir 20 ton şeker pancarının enerji üretiminde kullanılması halinde asgari 2-3 ton arasında LPG eş değeri yakıt elde edilebilir

3.Hayvancılıkta gübreden biyogaz eldesiyle tesis elektriğinin tedariki.
-1 ton sığır gübresi 33 m3/yıl biyogaz
-1 ton kümes hayvanı gübresi 78 m3/yıl biyogaz
-1 ton koyun gübresi 58 m3/yıl biyogaz
üretilebilir.
Türkiye'de tüm tarım müdürlüğü hayvancılık proje grubu köylüye hayvancılık projesi hazırlayacaktır. Birçoğunun okuma yazması olmadığı kişilerden proje hazırlanmasını istemek gayri mantıkidir. Sosyal Dayanışma vakıfları da SRAP projesince köylüye hayvan verecektir. Bu durum hayvancılığa katkıda bulunacağı gibi Tarım enerjisine de katkıda bulunacaktır Köylere hazırlanan projelerin 300 baş şeklinde planlanmasıyla tesise biyogaz tesisi mümkün olacaktır. 65 bin YTL değeri olan bu tesis(ülke çapında ele alındığında çok düşük rakam ortaya çıkar) 1 yılda kendini amorti ettiği gibi 1090 ton bedava gübre eldesi sağlayacak 580 dönüm arazinin bedava gübresi elde edilecek, 30 köy evi biyogazla tam olarak ısıtılabilecek, kaçak elektrik önlenecektir. Biyogaz tesisinden istenildiğinde sera ısınmasında yararlanılabilir. 65 bin YTL ‘lik. biyogaz tesisinin yarı ücreti, karşılıksız olarak köy bazlı kalkınma projesinden sağlanacaktır.
 Biyogaz temiz ve ısı değeri yüksek bir enerji kaynağıdır. Biyogaz üretiminden sonra atıklar yok olmamakta üstelik çok daha değerli bir gübre haline dönüşmektedir. Biyogaz üretimi sonucu hayvan gübresinde bulunabilecek yabancı ot tohumları çimlenme özelliğini kaybetmektedir.
Biyogaz özellikle kırsal kesimde çevre sağlığını olumlu etkilemektedir. Çünkü; biyogaz üretimi sonucunda hayvan gübresinin kokusu hissedilmeyecek ölçüde yok olmaktadır. Ayrıca gübrelerden kaynaklanan insan sağlığını tehdit eden hastalık etmenleri büyük oranda etkinliğini kaybetmektedir.
Biyogazın motorlarda kullanımı.
Biyogaz, benzinle çalışan motorlarda hiçbir katkı maddesine gerek kalmadan doğrudan kullanılabildiği gibi içeriğindeki metan gazı saflaştırılıp kullanılabilmektedir. Dizel motorlarda kullanılması durumunda belirli oranda (% 18-20) motorin ile karıştırılması gerekir.
Biyogazın aydınlatmada kullanımı
Biyogaz, hem doğrudan yanma ile hem de elektrik enerjisine çevrilerek de aydınlatmada kullanılabilmektedir. Biyogazın doğrudan aydınlatmada kullanımında sıvılaştırılmış petrol gazları ile çalışan lambalardan yararlanılmaktadır. Bu sistemde aydınlatma alevini arttırmak üzere amyant gömlek ve cam fanus kullanılmaktadır. Cam fanus ışığı sabitleştirdiği gibi çıkan ısıyı geri vererek alevin daha fazla olmasını sağlamaktadır.
Biyogazın ısıtmada kullanımı
Biyogazın yanma özelliği bileşiminde bulunan metan (CH4) gazından ileri gelmektedir. Biyogaz, hava ile yaklaşık 1/7 oranında karıştığı zaman tam yanma gerçekleşmektedir.
Isıtma amacıyla gaz yakıtlarla çalışan fırın ve ocaklardan yararlanılabileceği gibi termosifon ve şofbenler de biyogazla çalıştırılarak kullanılabilir.
Biyogaz, sıvılaştırılmış petrol gazı ile çalışan sobaların meme çaplarında basınç ayarlaması yapılarak kolaylıkla kullanılabilmektedir. Biyogaz sobalarda kullanıldığında bünyesinde bulunan hidrojen sülfür (H2S) gazının yanmadan ortama yayılmasını önlemek üzere bir baca sistemi gerekli olmaktadır. Bu nedenle, daha sağlıklı bir ısınma için  kalorifer sistemleri tercih edilmektedir.
4.Değirmenlere küçük türbinlerin monte edilmesiyle tesis elektriğinin sağlanması.
5.Jeotermal enerjiyle seracılık,kanatlı hayvan yetiştirimi,kültür balıkçılığı ve gübre edilmesi.
6.Jeotermal olmayan yerlerde şehir ısıtılmasında kullanılmayan düşük kalorili kömürlerin (Silopi,Hazro vs) sera ısıtılmasında kullanılması fizıbldır.
7.Sunny power ile seracılık ve ahır ısınması.(Kışın güneş enerjisinden sıcak su temini)
Fiatı normal güneş kollektörlerinden farklı olmayan, yaklaşık fiatı 750 YTL olan, kışın eksi 18 derecede, artı 52 derece sıcak su veren vakumlu güneş kollektörlerinin köy muhtarlıklarına veya muhtarlığın belirlediği yerlere sosyal dayanışma vakıflarınca takılması köyün kışın da sıcak su ihtiyacını sağlar. Aynı husus şehirlerde fakir mahalleler için de geçerlidir. Bu şekilde kaçak elektriğe seçenek gelir,ülke ekonomisi zarardan kurtulup,enerji maliyeti düşer,sanayiciye daha ucuz elektrik verme şansı doğarak başta Çin olmak üzere ülkelerle rekabet şansı oluşur.
8.Sulamada elektrik yerine güneş ve rüzgar enerjisi kullanılması. Kuyulardan su çekiminde mekanik rüzgar enerjisi ve beraberinde küçük türbinlerle elektrik imal edilmesi.
9.Köylerde tandır yerine güneş ocaklarının konması.
Çanak şeklinde ya da kutu şeklinde, içi yansıtıcı maddelerle kaplanmış güneş ocaklarında odakta ısı toplanarak yemek pişirmede kullanılır. Bu yöntem, Hindistan, Çin gibi bir kaç ülkede yaygın olarak kullanılmaktadır. Güneş ışınlarını parabolik olarak yoğunlaştıran bu tür güneş ocakları EİE’de deneme amaçlı imal edilen güneş ocağı 750 ºC sıcaklığa ulaşmaktadır.
Tandır ve su kovasını bile kaçak elektrikle ısıtıyorlar.
Kaçak elektrik, büyük şehirlerde daha çok ticarethanelerde yaygınken, Doğu illerinde kırsal kesimler ve kenar mahallelerde kullanılıyor. Kayıp-kaçağın Türkiye ortalamasının üstünde olduğu bu illerde ilginç yöntemler dikkat çekiyor.
Van’da kenar mahallelerde, köylerde daha çok ekmek pişirmek için kullanılan tandırlar kaçak elektriğin en çok tercih edildiği yerler. Ayrıca, elektrikle ısıtılan 500 litrelik su depolarını da şehir merkezinde satın almak mümkün )
Güneş ocakları EİE genel md.ce 250 YTL olarak satılmaktadır. Sosyal dayanışma vakıfları bunu köylerde ve fakir mahallelerde yaygınlaştırabilir. Kitlesel olarak yapıldığında bu fiat çok düşer. Ülkemizde 8.250.000 müstakil ev vardır,bu evlerde 8.250.00 güneş ocağı konabilir. Güneşten ışıma vasıtası ile gelen ısı, iç yüzeyi parlak paraboloid çanak vasıtası ile çanak odağında yoğunlaştırılmakta ve odağa yerleştirilen tencere tabanında ışık, ısı enerjisine dönüşmektedir, bir güneş ocağının gücü yaklaşık 1,5 kW’tır. Oluşan yüksek sıcaklık ile tencerede pişirme işlemi gerçekleşmektedir. Ülkemizde 8 250 000 adet güneş ocağının kullanılması ile ;
(750 milyon ABD $/yıl) tasarruf imkanı doğacaktır.
10.Köy elektriği için güneş havuzlarından elektrik elde edilmesi, akarsu olan yerlerde değirmenlere küçük türbinler konmasıyla elektrik elde edilmesi.
Güneş Havuzları:Yaklaşık 5-6 metre derinlikteki suyla kaplı havuzun siyah renkli zemini, güneş ışınımını yakalayarak 90°C sıcaklıkta sıcak su eldesin de kullanılır. Havuzdaki ısının dağılımı suya eklenen tuz konsantrasyonu ile düzenlenir, tuz konsantrasyonu en üstten alta doğru artar. Böylece en üstte soğuk su yüzeyi bulunsa bile havuzun alt kısmında doymuş tuz konsantrasyonu bulunan bölgede sıcaklık yüksek olur. Bu sıcak su bir eşanjöre pompalanarak ısı olarak yararlanılabileceği gibi Rankin çevrimi ile elektrik üretiminde de kullanılabilir.
 Güneş havuzları konusunda en fazla İsrail'de çalışma ve uygulama yapılmıştır. Bu ülkede 150 kW gücünde 5 MW gücünde iki sistemin yanında Avustralya'da 15 kW ve ABD'de 400 kW gücünde güneş havuzları bulunmaktadır.
11.Yirmi ton şeker pancarından hayvanlar için önemli küspe elde edilmesi yanı sıra 3 ton LPG elde edilmektedir.(Tesis maliyetini 3 ayda çıkarmaktadır) Şeker pancarı etil alkol de verir. Şeker pancarıyla hayvancılığa lojistik destek vermeli yem ihtiyacını sağladıktan sonra hayvancılıktan gelen gübre ve biyogazla maliyeti düşürerek Brezilya şeker kamışı ile rakabeti sağlamalı. Yani şekerde hedef maliyeti 3 kat düşürmek olmalıdır. Aksi takdirde şeker kaçakçılığının önüne geçilemez. Ekonomi polisiye tedbirle değil, ekonomik tedbirlerle düzelir.
12.Ülkede mısır ekimi teşvik edilmiş,ülke açığı kapanmış,bir sorun çözülmüştür. Ancak hemen bir dram yaşanmıştır. Ülke mısır maliyeti yurtdışı maliyetin 5 katı olması nedeniyle çiftçi ürününü satamamıştır. Mısır'dan biyobenzin elde edilmesi hususu çiftçinin bir girdisini azaltacağı ve maliyeti düşüreceği gibi ülke enerji sektörüne de katkıda bulunacaktır. Mısır maliyetini daha düşürmek için mısırın bir kısmını silajlık yaparak hayvanlar için ideal yemi sağlamaktır. Hayvancılık tarımda gelirin %70'ini getirir. Yemle gelişen hayvancılıkla oluşan gübre mısır tarlalarına bedava gübre sağlar. Hayvanla gelen biyogazda köy elektriği ve seracılıkta kullanılır. Mısır tavuk yemi de olduğundan entegre tavuk tesisine lojistik destek getirir.

Tavuk dışkısı biyogaza temel oluşturur,bu aynı zamanda entegre tesisin enerji ihtiyacını sağlar. 1 ton kümes hayvanı gübresi 78 m3/yıl biyogaz'dır.
Yani tek başına tarım zarardır. Kombine olarak yapılması maliyetleri düşürür,dış rekabete zemin hazırlar.
Biyobenzin ve biyodizelde köylüden ÖTV alınmayacak ve buna mazot desteği ismi verilecektir.
AB’nin isteği doğrultusunda Kırsal Kalkınma Ödeme Genel Müdürlüğü ile Kırsal Kalkınma Ödeme Kurumu olarak adlandırılan İPARD Ajansı’nın dağıtacağı 1.5 milyar Euro’luk kaynak bu alanda destek vermeli , örneğin kurulacak 45 bin dolarlık biyobenzin tesisinin yarısı hibe olarak buradan sağlanmalıdır. AB’nin 2007- 2013 bütçesinden Katılım Öncesi Mali Yardım kapsamında kırsal kalkınma için aktarılması öngörülen 1.5 milyar Euroluk kaynağın dağıtımında Tarım elektriği örneğin güneş çanakları, türbinler,rüzgar ve güneş enerjisiyle sulama,vakumlu güneş kolektörleri finanse edilirse köylünün tarımsal girdileri düşer, AB, ABD ve Çin’le rekabet şansı doğar,devlerin sırtına binen kaçak elektrik girdisi kaybolur, indirekt olarak sanayi elektriği ucuzlar, sanayicinin de rekabet şansı artar.

BİTKİSEL ATIKTAN ENERJİ SAĞLIYORLAR
 Bir zamanlar Avusturya'nın en yoksul bölgesi olan Güssing, enerji ihtiyacını yenilenebilir kaynaklardan sağlayarak refaha ulaştı.
Şehirde bitkisel ve hayvansal atıklar kullanılarak ısı, elektrik ve biyodizel üretiliyor

 

Yeşil kasaba Güssing
Avusturya’da Güssing kasabası, bütün enerji ihtiyacını yenilenebilir kaynaklardan sağlıyor.
Avusturyada Güssing’deki Avrupa yenilenebilir enerji kaynakları merkezinin müdürü Reinhard Koch, “Kasaba, enerji bakımından tamamen özerk hale geldi. İhtiyacını tamamen yenilenebilir kaynaklardan sağlayan Avrupa’nın tek diyarıyız” dedi.
Yenilenebilir enerjiler; petrol, gaz, kömür gibi fosil yakıtların aksine; su, güneş, rüzgar, bitki gibi doğal kökenli sonsuz kaynaklardan oluşuyor.
“Daha 15 yıl öncesine kadar Güssing bölgesi Avrupa’nın en yoksuluydu. Ahali, iş bulmak için göç ediyordu. Bir şeyler yapmak gerekiyordu” diye konuşan Koch, yerel yetkililerin, yepyeni bir enerji planını hayata geçirmeyi o zaman kararlaştırdığını anlattı.
35 tesis kuruldu
Böylece başlayan çalışmalar çerçevesinde, tedrici şekilde 35 enerji üretim tesisi kuruldu. AB’nin desteklediği plan uyarınca, ilk tesisler organik maddelerin işlenmesi için kuruldu. Bitkisel ve hayvansal atıklar kullanılarak ısı, elektrik ve biyodizel üretildi. Sıcak su elde etme ve ısınma amacıyla termik ve fotovoltaik güneş santralleri tesis edildi. Ancak, yeterli rüzgar bulunamadığı için bu konudaki çalışmalar ilerleyemedi.
Avusturyada Güssing’deki Avrupa yenilenebilir enerji kaynakları merkezinin müdürü AB yenilenebilir enerji kaynakları merkezi uzmanı Daniela Augustin, ahşabın gaz haline getirilerek elektrik enerjisine dönüştürüldüğü santralin, dünyadaki tek örnek olduğunu belirtti.
Hem elektrik, hem de ısı elde ettikleri santralin, kasabanın ısıtılması ve elektrik şebekesinin beslenmesine katkıda bulunduğunu belirten Augustin, santralin 2 megawatt elektrik ve 4,5 megawatt ısı temin ettiğini kaydetti ve 2 megawattın Güssing’in yıllık elektrik ihtiyacını karşılamaya yettiğini anlattı. 4,5 megawattlık enerji de kasabanın sıcak su ihtiyacının tamamını, ısınma ihtiyacının da bir kısmını karşılıyor. Bu yolla üretilen enerji, mazottan yüzde 30 ucuza geliyor.
4400 kişinin yaşadığı kasabada hava kirliliğinin de yok olduğunu belirten Koch, yenilenebilir kaynaklar olmasa yılda 120 bin ton karbondioksit (Co2) gazının atmosfere bırakılmış olacağını vurguladı ve Co2’nin, sera etkisi yaratarak yeryüzünün ısınmasına yol açan gazlardan olduğunu hatırlattı. Evrensel
ÇÖP VE ENERJİ

Bölgede katı atık


GÜNEYDOĞU Anadolu Bölgesi'nin bir yıllık katı atık miktarı 1 milyon 444 bin 503 kilogram olarak açıklandı.
Bölgede, belediyelerin katı atık depolama tesislerinin yetersiz olması sağlık konusunda önemli bir sıkıntıya sebep oluyor. Devlet İstatistik Entitüsü, 2002 yılı belediye katı atık istatistikleri sonuçlarını açıkladı. Türkiye genelinde bulunan 3 bin 215 belediyeden 2 bin 984'ünün katı atık hizmeti verdiği belirlenirken, 2002 yılında toplam 25 milyon 37 bin ton katı atık toplandığı açıklandı. 2002 yılında katı atık hizmeti veren belediyeler atıkların büyük bir bölümünü belediye çöplüğünde bertaraf etti. DİE istatistiklerine göre, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin 9 ilinde 2002 yılında toplam 1 milyon 444 bin 503 ton katı atık toplandı. Katı atıkların mevsimlere göre dağılımında ise yaz ayları öne çıktı. DİE verilerine göre, bölgede en çok katı atık yaz aylarında toplandı. Bölgenin 9 ilinde toplanan toplam atık miktarı 780 bin 849 ton olurken kış aylarında ise 663 bin 654 bin ton katı atık toplandı. Yılda bir limyon 444 bin 503 ton katı atığın toplandığı bölgede sağlıklı çöp depolama alanının bulunması problem oluşturuyor. Bölge belediyeleri içinde sadece Gaziantep'de bulunan 3 belediyenin düzenli depolama sahası bulunurken diğer belediyeler atıklarını belediye çöplüklerine döküyorlar.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Katı Atık Boşaltım Yerinde Yapılan Katı Atık Analiz Sonuçları, % Değerleri ve Toplam Katı Atık İçindeki Varsayımsal Miktarı
(ton/Gün)

 

                                                                                                            Toplam Katı Atık (280 ton/Gün)                              
                                                                                                                İçinde Varsayımsal Miktarı
                                                                                   %                                           ( ton/Gün )  

 

Organik Madde Miktarı
              50 mm elek üstü                                        25.66
              10 mm elek üstü                                        28.69

TOPLAM                                                                54.35                                           152.2 
10 mm elek ( inert madde )                                     20.44                                             57.2 
Kağıt, karton                                                             8.16                                             22.8  
Metaller                                                                     6.87                                             19.2
Cam                                                                           3.51                                               9.8   
Tekstil                                                                       1.65                                               4.6       
Plastik Maddeler                                                       8.37                                             23.4         
10 mm elek altı nem oranı                                      20.65         
Ortalama Katı Atık Yoğunluğu : 303 kg/m3

Kaynak: Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi

Diyarbakır Belediyesi de aşağıda olduğu çöpten enerji elde edebilir
Çöp ve elektrik
Kemer’de çöpten elektrik üretilecek
Antalya'nın Kemer ilçesine bağlı Kuzdere köyünde bulunan çöp fabrikasının yerine kurulması planlanan tesiste, çöpten enerji üretilecek.
Tesisle ilgili Solena Group adlı şirketin Hawai Temsilcisi Alan S. Tamashiro, Kemer Resort Hotel'de bir sunum yaptı. Tamashiro, ABD ve Malezya'da yürütülen projeleri anlattı. Kemer Kaymakamı Adem Yılmaz, Kemer'in Türk turizminde öncü bir ilçe olduğunu kaydetti. Kemer'de kurulması düşünülen tesiste organik ve inorganik atıkların yakılması yöntemiyle enerji üretileceğini belirten Yılmaz, bu tesisten çevreye zararlı madde salınmayacağını ifade etti. Kaymakam Yılmaz, enerji üretiminden elde edilecek gelirin vatandaşa hizmet olarak geri döneceğini belirterek, şöyle konuştu: "Tesiste üretilen elektrikle Kemer'in bir bölümünün elektrik ihtiyacı karşılanabilecek. Bu son derece iddialı bir çalışma olacak.

 

Belediye çöpten elektrik üretecek
İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, bölgelerde kurulması planlanan tesislerle ilgili Hukuk Komisyonu raporunu oyçokluğuyla kabul etti.
Rapor doğrultusunda Şile ve Kemerburgaz’da kompostlaştırma ve geri kazanım tesisi kurulacak. Şile Katı Atık Düzenli Depolama Sahası’nda oluşan çöp gazından da elektrik enerjisi üretilecek.
Şile Kömürcüoda Katı Atık Düzenli Depolama Sahası’nda kurulacak kompostlaştırma ve geri kazanım tesisinde, günde 2 bin ton katı atık değerlendirilecek. Atıkların geri kazanımı sağlanarak, kompost ürünü elde edilecek. Katı atık içerisindeki pet şişe, naylon, teneke gibi geri kazanım malzemeleri ayıklanarak ekonomiye kazandırılacak. Büyükşehir Belediye Meclisi’nde görüşülen Hukuk Komisyonu Raporu’na göre, tesisi belediyenin yapması halinde bütçeye büyük bir yük getireceği savunuluyor. Bu yüzden, inşaat maliyetinin belediyeye yükletilmemesi için tesisler 3. şahıslara yaptırılacak. Firma, tesisin işletmeye alınmasından itibaren 25 yıl işletecek. Elde edilecek gelirden belediyeye belirli pay ödenecek.
Büyükşehir Belediyesi’ne ait Şile Kömürcüoda Katı Atık Düzenli Depolama Sahası’nda, Katı Atık Yönetim Planı çerçevesinde, Asya yakasında toplanan katı atıkların düzenli depolanması ve bertarafı gerçekleştiriliyor. Buraya son yıllarda günde 3 bin ton katı atık giriyor. Ancak bunlar gerekli tesis olmadığından geri kazandırılamıyor. İstanbul’un Asya yakasında kompostlaştırma ve geri kazanım tesisi yok. Bu yüzden mevcut evsel atıklar düzenli depolanmasına rağmen, geri kazanımı sağlanamıyor.
Kemerburgaz Odayeri Katı Atık Düzenli Depolama Sahası’na da günde ortalama 8 bin ton katı atık giriyor. Burada kompostlaştırma ve geri kazanım tesisinin yapılabilmesi için özel araçlar ve ekipmanlar da sağlanacak. Bölgede yapılacak ihale bu kapsamda gerçekleştirilecek. Avrupa yakasındaki Kısırmandıra Kompostlaştırma ve Geri Kazanım Tesisi’nde günde bin ton kapasiteyle organik atıklar işleniyor. Bunlardan, toprağı ıslah edici organik değeri yüksek malzeme (gübre) elde ediliyor. Meydana gelen malzemenin içeriğine, azot ve fosfor ilave edilerek istenilen vasıfta gübreye de dönüştürülebiliyor. Ayrıca tesisin geri kazanım bölümünde, katı atıkların içindeki geri kazanım malzemeleri ayıklanarak ekonomiye kazandırılıyor. Şile’de toplanan çöplerden elektrik enerjisi de elde edilecek. Düzenli depolama yapılan katı atık sahalarında, tabii fermantasyon sonunda biyogaz oluşuyor. Bunun için de yüzde 40-70 oranında metan gazı bulunuyor. Bilindiği gibi evlerde kullanılan doğalgaz içinde de yüzde 80-90 oranında metan gazı yer alıyor. Metan gazının enerji kaynağı olarak kullanıldığını dikkate alan Büyükşehir Belediyesi, katı atık düzenleme depolarında açığa çıkan metanın, enerji kaynağı olarak kullanılmasını sağlayacak. Kömürcüoda depolama alanda 10 milyon ton katı atık bulunuyor. Burada, halen çöp depolama işlemi sürüyor. Tesiste, oluşan toplam gaz miktarı ise 50 milyon metreküp/yıl. Bu değerin enerjiye dönüştürülmesi için bölgede elektrik enerjisi üretimi tesisi kurulacak. zaman

 

 

Çöplükler kalkıyor...

- Kanada’nın dünyaca ünlü çevre şirketi Wastopower, Türkiye’yi çöp kâbusundan kurtarıyor. Şirket başta Bursa ve Kayseri olmak üzere Türkiye’nin çeşitli illerine katı atık dönüşüm tesisleri kuracak. Bu tesislerde çöpler çevreye zarar vermeden imha edilirken, ayrıca üretilen etil alkol de ekonomiye katkı sağlayacak.

Eski teknoloji uyarısı

Wastopower Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nejat Erten, kentsel, park bahçe ve pazar yeri atıkları ile arıtma çamurlarını toplayarak, kuracakları tesislerde çevreye zarar vermeyecek şekilde bertaraf edip, etil alkole dönüştüreceklerini söyledi. Dünyada Kanada, Amerika ve Japonya’da kullanılan Sun Sphere Katı Atık Dönüştürme Projesi’ni Türkiye’de ilk olarak Bursa’da uygulayacakları anlatan Erten, Avrupa’nın da önümüzdeki yıllarda bu sisteme geçeceğini, bu yüzden yıllardır ülkelerinde işlettikleri çöp yakma fabrikalarını Türkiye’ye pazarlamaya çalıştıklarına dikkat çekti.

Tamamen yok ediliyor

Erten, Türkiye’nin yıllık 13 bin ton organik atığı olduğunu bilirterek, büyükşehirlerde çöpler toprak altına gömülse de çevre için büyük zarara yol açtığını söyledi. Erten, “Vahşi depolama sistemi olan çöplerin toprak altına gömülmesi, atık meselesini kısa süreli ve geciçi çözümlüyor. Çöplerin yakılarak imhasında ise çevreye zehirli gazlar yayılıyor. Amerika ve Japonya’dan sonra Avrupa da bu iki sistemden vazgeçiyor. İstanbul’un çöplerinin, Belgrad Ormanları’nın altına gömülmesinin düşünülmesi durumun vahametini ortaya koyuyor. Yakın zamanda büyükşehirlerin bir çoğunda çöpleri gömecek toprak kalmayacak. Bu sistemde çöpler yüzde 2 oranında atık bırakıyor. Bunu da karayollarında dolgu malzemesi olarak kullanabiliriz” şeklinde konuştu.

Geleceğin enerjisi

Wastopower Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nejat Erten, etil alkolün önümüzdeki yıllarda önemli bir enerji olacağını belirterek, “Geleceğin enerjisi olan etil alkol, benzin ve motorine yüzde 45 oranında katılarak kullanılıyor. Avrupa Birliği Uyum Yasası çerçevesinde ise haziran ayından itibaren araçlarda kullanılacak yakıtlara yüzde 2 oranında etil alkol konulacak. Türkiye’de 40 milyon ton akaryakıt kullanıldığına göre, ülkenin 800 bin ton etil alkol ihtiyacı oluşacak. Türkiye’de sadece Tekel, üretimi için 30 bin ton etil alkol ithal ediyor. Akaryakıta etil alkol konulma mecburiyeti getirildiğinde Türkiye, tüketiminin tamamını ithal yolla karşılamak zorunda kalacak” dedi.

İthalattan ihracata

Türkiye’de yapacakları tesiste üretecekleri etil alkole Enerji Bakanlığı’nın satın alma garantisi verdiğini vurgulayan Erten, yakın zamanda etil alkolü ithal edilir durumdan çıkartarak, ihraç edilir bir ürün haline dönüştüreceklerini belirtti. Erten, aynı sistemi Türkiye’nin bütün illerinde uygulayarak, 10 milyon metreküp etil alkol üretmeyi hedeflediklerini kaydetti. Erten, “Şirketimiz 5-6 yıl içinde çöplerin geri dönüşümünden, Türkiye’yi dünyanın 4. büyük etil alkol üreticisi yapmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Projeye Kyoto desteği

 Sun Sphere Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kazım Anat, belediyelerin bu sisteme geçmesinden sonra küresel ısınmaya karşı hazırlanan Kyoto anlaşması kapsamında tesis başına 5 milyon dolar yatırım hibe kredisi alabileceğinin de altını çizerken, bu sisteme geçmeyi planlayan Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin de 60 bin kişilik stada kavuşacağını dile getirdi. Anat, Bursa’da Hamitler Çöplüğü’ne kurulacak tesisin 160 milyon
dolarlık bir yatırım olacağını da sözlerine ekledi.

 

Etil alkolde hedef büyük

 

Bursa'nın çöplerini etil alkole dönüştürecek şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nejat Erten, yıllık 10 milyon metreküple Türkiye'yi dünyanın 4. büyük etil alkol üreticisi yapacaklarını söyledi
Büyükşehir Belediyesi ile Bursa'nın katı atıklarını yok ederek etil alkole dönüştürecek olan projenin protokolünü imzalayan Kanada'nın ünlü çevre şirketi Wastopower, etil alkol üretiminde Türkiye'yi dünya 4.sü yapmayı hedefliyor. Projeyi ilk olarak Bursa'da uygulayacak olan Wastopower'in kuruluş amaçları ve hedefleri Çelik Palas Otel'de düzenlenen basın toplantısında anlatıldı.

Wastopower Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nejat Erten, Avrupa'nın da önümüzdeki yıllarda bu sisteme geçeceğini hatırlatarak, bu yüzden yıllardır ülkelerinde işlettikleri çöp yakma fabrikalarını Türkiye'ye pazarlamaya çalıştıklarına dikkat çekti.

Çöplerden 5 yılda 50 milyon kilovat/saat elektrik üretildi

 

23.05.2005  /  Aslıhan Dellaloğlu  / 

  

 

 

 

Kentlerin en önemli sorunları arasında yer alan çöpler, aslında önemli bir enerji kaynağı. Özel şirketler, Türkiye'de çöpten yılda 50 milyon kilovat/saat elektrik üretiyor.
Geleceğe Dönüş filminin ikinci serisinde, Michael J. Fox'un canlandırdığı Marty Mcfly'ın ve tüm sinema izleyicilerinin şaşkın bakışları arasında Dr. Emmet Brown benzin deposuna attığı muz kabukları ve diğer atıklar sayesinde icat ettiği araçla zamanda yolculuk yapmıştı. 1980'lerin ortalarında çekilen filmin 20 yıl sonrasında, zamanda yolculuk hala bilim kurgu dünyasının bir ütopyası olarak yerini korusa da, yakın gelecekte atıkların açığa çıkardığı enerji ile araçları hareket ettirmek mümkün olacak. Türkiye'de çok yaygın olmasa da, son 4-5 yıldır belediyeler ve özel şirketler, kentsel atıkların oluşturduğu metan gazını elektrik üretiminde kullanıyorlar.
5 milyon dolarla 10 bin ailenin elektrik ihtiyacı karşılanıyor
Çöp sahalarında oluşan metan gazının yakılarak jeneratörlerle elektriğe dönüştürülmesi uygulaması Türkiye'de ilk defa 1998 yılında Bursa Belediyesi tarafından sistemli bir şekilde kullanılmaya başladı. Bursa Demirtaş çöp toplama sahasında kurulan tesiste üretilen elektrik ile 10 binin üzerinde ailenin ihtiyacı karşılanıyor.
İstanbul'da ise her gün üretilen 8 bin 500 ton çöp, enerji ve gübre üretiminde kullanılıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi de 2002 yılından bu yana, Kemerburgaz çöp alanında elektrik üretimi gerçekleştiriyor. Kemerburgaz'da her yıl üretilen elektrik miktarı ise 100 kilovatın üzerinde. 577 bin metrekare alanda kurulu olan Kemerburgaz çöplüğü 180 kuyudan oluşan gaz toplama sistemi içerisinde gazın emilerek ayrıştırılması sağlanıyor. Yaklaşık 5 milyon dolara mal olan Kemerburgaz tesisi 2017 yılına kadar 10 bin konutun elektrik ihtiyacını karşılayacak.
Özel şirketler de üretime geçiyor
İstanbul, Ankara, İzmit ve Bursa’da organik atıklarından yıllık 50 milyon kilovata yakın elektrik enerjisi üretiliyor.
Ankara’da belediyeye ait Belka şirketi Sincan bölgesindeki çöplükte 3 megavat kurulu gücündeki tesiste yılda 24 milyon kilovat elektrik enerjisi üretirken İzmit’te de belediyenin İzmit Atık ve Atıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme A.Ş 15 yıllık lisansı kapsamında katı atık ve mazottan yılda 5.7 milyon kilovat elektrik enerjisi üretiyor. Aksa Enerji şirketi ise 20 yıllık lisansı kapsamında yılda 11 milyon kilovat elektrik enerjisi üretiyor.
Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden Kemer'de de Güney Antalya Turizm ve Alt Yapıyı Geliştirme Birliği'nin ön ayak olduğu bir proje ile enerji ihtiyacının bir bölümü atık su ve çöplerden sağlanıyor. Belediyelerin yanı sıra çöplerden elektrik enerjisi üretimine yönelik olarak özel şirketlerin de ilgisi artmaya başladı. Howard Industries Enerji Üretimi şirketi Afyon'da 25 yıl, 15 megavat kurulu güç ile yıllık 110 milyon kilovat elektrik üretimi için lisans alırken, Ekolojik Enerji de Kemerburgaz'da 1 megavat kurulu güç ile yıllık 6 milyon kilovat elektrik enerjisi üretimi için lisans aldı. 2004 yılı sonunda lisans alan bu şirketler 1-2 yıl içerisinde üretime geçebilecekler. Bir başka özel sektör kuruluşu da kanalizasyon gazından elektrik üretmek üzere proje geliştirdi. Yeni Adana İmar İnşaat Ticaret A.Ş Adana Seyhan’da atık su arıtma tesislerinden çıkan kanalizasyon gazından 15 yıl süreyle yılda 6 milyon kilovat elektrik üretmek üzere EPDK’dan otoprodüktör lisansı aldı.

Çöpler mazota dönüşecek


 
SELÇUK - Merkezi Almanya’da bulunan Alphakat Firması’nın Türkiye Genel Müdürü Nadir Gül, çöpten dizel yakıt üretilen teknolojiyi Türkiye’ye getirerek, belediyelerin hem çöpten kurtulacağını hem de kaliteli dizel satarak büyük gelirler elde edeceğini söyledi.
Nadir Gül, işçi olarak çalışmaya giden ailesiyle 1967 yılında İsviçre’ye yerleştiklerini, bu ülkede eğitimini tamamlayarak makine mühendisi olduğunu ve Türkiye Genel Müdürlüğü’nü üstlendiği Alphakat firmasında 2004 yılında çalışmaya başladığını belirtti. Firmanın katı atıkları dizele dönüştürdüğünü kaydeden Gül, “Bu organik teknoloji, çöp problemini kökünden çözüyor. Her türden hastane atıkları, hayvansal ve bozulmuş gıda maddeleri, zirai atıklar, sanayi atıkları, araç lastikleri, plastik çöp ve PVC atıklarından dizel yakıt üretilebiliyor. Kullanılan çöplerden 1 kilogram dahi posa çıkmıyor. Sadece kristal kükürt oluşuyor. Bu da kimyada kullanılan ve parasal değeri olan bir maddedir” dedi. Getirecekleri teknolojinin belediyelerin çöp sorununu kökten çözeceğini kaydeden Nadir Gül, şöyle devam etti: “Belediyeler katı atık depolamak için yüzlerce dönüm arazi kullanmak zorunda kalıyorlar. Kuracağımız fabrika için 15 dönüm arazi yeterli. Burada üretilen biodizel değil, sadece dizel olacak. Petrolden üretilen dizelden daha kaliteli... Araç motorlarının revize edilmesine de gerek yok. Akaryakıt istasyonlarında satılabilecek. Ayrıca çöpler dizel yakıta çevrildikten sonra belediyeler muazzam gelirler elde edecek.”

“Türkiye’de fabrika kuracağız”
Alphakat’ın Meksika’da bir fabrika kurduğunu ve İtalya ve Almanya’da da kuruluş çalışmalarının sürdüğünü kaydeden Gül, “Ege bölgesinde belediyelerimize bu teknolojiyi anlatıyoruz. Bu konuda hayli ilgi görmeye başladık. En kısa sürede bir fabrikayı Türkiye’de de kuracağız”
diye konuştu. Türkiye

Çöpten 1.5 milyon dolarlık enerji üretildi

06.07.2006  /  ANKA  / Haber

  

 

 

Mamak Çöplüğü'ne yapılan Mamak Katı Atık  Depolama Tesisi'nde yılda 1.5 milyon dolarlık enerji üretiliyor. Çöplükte ayrıca kavun karpuz kabuğu da değerlendirilerek gübre elde ediliyor. Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek dün gazetecilere Mamak Katı Atık Depolama Tesisi'ni tanıttı. Gazetecilere arıtma tesisi ile ilgili bilgi veren Osman Pepe, kendisine uzun yıllar gazetecilerin "Mamak Çöplüğünü ne yapacaksınız?" sorularını sorduğunu, kendisinin de "2006 başında çözeceğiz. Çözülmezse yapılan eylemlere ben de katılırım" diye yanıtladığını da anımsattı. Melih Mamak Arıtma Tesisi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kantur, “Tesiste 4,2 megavatlık santraller var. Bu santrallarda yılda 1.5 milyon dolar enerji elde ediliyor. 3 katına çıkarmayı hedefliyoruz. O zaman 4.5 milyon dolar enerji elde edilecek" şeklinde konuştu.referans

 

Çöpten otomobil yakıtı

Geleceğin endüstrisi olarak görülen katı atıktan etil alkol üretme teknolojisinin, Kanada ve ABD’den sonra ilk uygulama alanı Türkiye olacak. Atık Gücü Girişim Ortaklığı Bursa’da kuracağı bir tesisle katı atıklardan otomobil yakıtlarında kullanılan etil alkol üretecek
Atık Gücü Girişim Ortaklığı ile Bursa Büyükşehir Belediyesi arasında yapılan ön protokolle Bursa Hamidiye Çöplüğü’nde etil alkol tesisi kurulacak. 18 ayda bitecek olan tesis, 160 milyon dolara mal olacak. Sistemin Kanada ve ABD’den sonra Türkiye’de uygulanmasının sebebi ise Türkiye’deki çöplerin organik bakımdan daha kaliteli olması, Avrupa’ya yakın olması ve iş gücünün ucuz olması olarak açıklandı. yasya

 

Çöplerden enerji üretilecek

 

Denizli Belediyesi, katı atıklardaki gazın enerjiye dönüştürülmesi için kardeş şehir Hollanda'nın Almelo şehriyle işbirliği yapacak.

Belediye, katı atık düzenli depolama sahasında atıkların parçalanması sonucunda oluşan metan gazını değerlendirmek için araştırmalara başladı. Almelo'daki teknolojinin Denizli'de uygulanabilirliğini araştıran heyet, iki hafta sonra dönecek. Olumlu sonuç alınması durumunda sistemi şehre kazandırarak 2003 yılından bugüne kadar sıkıştırılarak depolanan katı atıklardan enerji elde edecek. zaman

 

Denizli çöpten biogaz üretecek
Denizli Belediyesi, katı atık imha alanında oluşan metan gazını değerlendirmeyi planlıyor. Kardeş şehir Hollanda’nın Almelo kentindeki biogaz tesislerini inceleyecek Denizli Belediyesi yetkilileri, benzerini Denizli’de yapıp biogaz tesisini hayata geçirmeyi planlıyor. Sarayköy yolu üzerindeki katı atık depolama ve imha alanı, Denizli için bir yük olmaktan çıkıyor ve bir cazibe merkezine dönüşüyor. Yeraltında çözülen atıkların ortaya çıkardığı metan gazının, biogaz adıyla değerlendirilmesi gündeme geldi. Kardeş şehir, Hollanda’nın Almelo kentinde incelemelerde bulunacak Denizli Belediyesi’nden bir heyet, burada aynı yolla gaz üreten tesisleri gezecek. Başkan Yardımcısı Mahmut Oğuz önderliğindeki heyet iki hafta içinde Denizli’ye dönerek, Almelo’daki teknolojinin Denizli’ye uygulanabilirliği hakkında rapor hazırlayacak. Denizli Belediyesi, yapılacak araştırmalarda olumlu sonuç alınması durumunda, sistemi kente kazandırarak 2003’ten bugüne sıkıştırılarak depolanan ve çevreye olumsuz etkileri ortadan kaldırılan katı atıklardan enerji elde edecek. Böylece, atıkların ayrıştırılarak geri dönüşümünden sonra, kalanlarında gazından kazanç sağlanacak. Denizli Belediye Başkanı Nihat Zeybekci de kısa süre önce kardeş şehir Almelo’ya gitmiş ve burada çeşitli konularda incelemelerde bulunmuştu.Akşam

 

PAZAR YERİ ARTIKLARINDAN ENERJİ

Diyarbakır’da semt pazarları kurulmakta akşamları sebze ve meyve atıkları kalmaktadır.Bu atıklar silajlanarak kaliteli gübre olabileceği gibi enerji kaynağı da olabilir

 

Atık sebzelerden elektrik üretilecek
Antalya'da tarlada kalan ve halde satılamadığı için çöpe atılan sebzelerden artık elektirik enerjisi üretilecek. Bu enerjinin elde edilebilmesi için Antalya ve Kumluca'da kurulacak iki tesis kurulacak. İki tesis için yaklaşık 3 milyon dolarlık bir yatırım yapılacak. Akdeniz Üniversitesi Temiz Enerji Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü ve Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Yaldız, Antalya'da yılda mutfaklardan çıkan evsel atık miktarının 90 bin ton olduğunu bildirdi. Bunun 50 bin tonunun enerji üretilebilecek organik atıklardan oluştuğunu söyleyen Prof. Dr. Yaldız, "Bu rakama Antalya'daki tarımsal atıklar dahil değil. Yani, tarlada kalan atıklar ya da halde satılamadığı için çöpe atılan sebzeler 90 bin tonluk atığın içinde yer almıyor.Bunlar da dahil edilince ortalama 140 bin tonluk bir atık potansiyeli var" dedi.

140 BİN TONLUK ATIK

140 bin tonluk atığın enerji üretiminde değerlendirilebileceği gibi, Antalya'da bu atıkların yol açtığı çevre kirliliğinin de önlenmesi gerektiğini söyleyen Yaldız, "Çöp depolama alanlarına girdiğiniz zaman, atıkların yol açtığı sorunların ne kadar büyük olduğu görülür. Kamuoyunun bunun farkında değil. Çünkü insanlar evinin önünden çöp alınınca temizlenmiş sanıyor. Böyle değil. Bu çöpler depolanıyor. Depolamanın da bir maliyeti var. Hem bu maliyeti aşağıya çekmek hem enerji üretmek hem de doğayı temiz tutmak için bir çare bulmak lazım. Bunun da en ekonomik yolu, enerji üretmek. Biz atıklardan biyogaz üretip, kalan atıkları da hijyen hale getireceğiz. Hijyen hale gelen atıkları da tarıma gübre olarak vereceğiz" diye konuştu.

Önemli olanın çöpü sürekli kullanılır hale gelmek olduğunu bildiren Yaldız, "Artık çöpü biz enerji hammaddesi olarak kullanacağız. Ekonomiye defalarca katkıda bulunacağız. En son noktada; yok edilecek" dedi.

PROJE BİTMEK ÜZERE

Kentsel atıklar organik ve inorganik olarak çöpe bırakılmadığı için ayrıştırmada problemlerin olduğunu söyleyen Yaldız, "Ancak Antalya'da tarımsal atıklar var. Örneğin sadece Kumluca'da seralardan yılda 300 bin ton tarımsal atık çıkıyor. Bu saf organik atıktır. Temizlemeye ayrıştırmaya gerek yok. Biz bunun onda birini projelendiriyoruz. Onda birini değerlendirdiğimizde yılda 1 buçuk milyon kilovat saat elektrik üreteceğiz. Tamamını kullanırsak 15 milyon kilovat saat enerji elde edilecek. Bu enerji Kumluca'nın elektriğini kendi başına karşılayabilecek kadar büyük bir potansiyel. Bu işin projesi büyük ölçüde tamamlandı" şeklinde konuştu.

TÜRKİYE'DE BİR İLK

Antalya'daki biyo enerji sistemini ise Akdeniz Üniversitesi Teknoparkı'nda kurulacağını bildiren Yaldız, "Antalya'daki tesis yılda 10 bin ton atık işleyecek. Antalya'daki sebze atıklarını işleyecek. Satılmayıp çöpe atılan sebzeleri getirip işleyerek hem enerji üreteceğiz hem de gübre elde edeceğiz. Buradan elde edilecek olan enerji teknokentte kullanılacak. Antalya'daki sistemi teknokent, Almanya'daki bir şirket ile Alman finans firması ile birkaç tane öğretim üyesinden oluşacak bir firma yapacak. Kumluca'daki tesisi ise tümüyle ticari bir firma gerçekleştirecek. Teknokent de bu tesiste küçük bir hisse alacak. Türkiye'de bu boyutlarda bir ilk tesis olacak. Kumluca'daki yatırım miktarı 2 milyon Euro. Üniversite'deki ise 900 bin Euro olacak" dedi.Mustafa KOZAK.akşam

 

Seradan Biogaz

Antalya'nIn Kumluca İlçesi'nde sera atıklarından biyogaz üretimi ile ilgili Alman firması, Akdeniz Üniversitesi ve Kumluca Belediyesi heyetleri bir araya geldi. Kumluca Belediye Başkanı Hüsamettin Çetinkaya, Akdeniz Üniversitesi'nden Prof. Dr. Osman Yaldız ve Alman Agroferm Technologies AG firmasından Dr. Hans Friedmann başkanlığındaki heyetler, ilçede sera atıklarından biyogaz üretimi konusunda düzenlenen toplantıya katıldı. Kumluca ve bölgesinden yılda ne kadar sera atığı toplanacağı ve toplanacak sera atıklarından ne kadar biyogaz enerjisi üretebileceği konusunda çalışmaların devam ettiğini belirtildi akşam

 

 

 

 

 

Diyarbakır’a “Güneşevi”

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesince hazırlanan ve AB destekli ‘’Güneşevi Eğitim ve Uygulama Parkı Projesi’’ ile oluşturulacak ‘’Güneşevi’nde, vatandaşlara güneş enerjisinden nasıl yararlanacakları pratik olarak gösterilecek.
Yılda yaklaşık 3 bin saat güneş aldığı bildirilen şehirde güneş enerjisinin oluşturulacak Güneşevi’nde yemekten ısınmaya ve aydınlatmaya kadar bütün alanlarda pratik uygulamayla güneş enerjisinden nasıl yararlanılacağı ziyaretçilere gösterilecek. Ayrıca, enerjinin elde edilme biçimleri ve ölçümlerinin internet aracılığıyla 24 saat dünya ile paylaşılması hedefleniyor.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Proje Destekleme ve Geliştirme Birimi Genel Koordinatörü Selma Yılmaz, yaptığı açıklamada, AB tarafından finanse edilen, Devlet Planlama Teşkilâtının koordinasyonunda, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı tarafından yürütülen ve Büyükşehir Belediyesince uygulanan projeyle, enerji ve ekoloji konusunda bilinç artırılmasının hedeflendiğini söyledi.
Projeyi önce güneş enerjisi olarak tasarladıklarını, ancak hayata geçirirken, ekoloji, malzeme seçimi, hidrojen, rüzgâr enerjisi gibi kavramların da çıkmaya başladığını ve bu yönde taleplerin gelmeye başladığını ifade eden Yılmaz, projenin büyük ilgi gördüğünü kaydetti.
Güneşevi’nin, güneş enerjisinin kullanım alanlarını gösteren 80 metrekarelik bir ev olduğunu ve temelinin de atıldığını belirten Yılmaz, projenin yaklaşık 90 bin avroluk bütçesi olduğunu kaydetti.
Bunun 78 bin avrosunun AB tarafından hibe edildiğini, kalan kısmını da Büyükşehir Belediyesinin karşıladığını anlatan Yılmaz, şunları söyledi:
‘’Ancak evin inşaatı bu bütçe dışında. Bunu da sponsorların desteğiyle yapacağız ki, yerelde sahipliği artırmak ve evin tanıtımını yapmak için. Bilinç oluşturmak amacıyla hayata geçirilen ev 80 metrekare, 2 katlı ve ahşaptan yapılacak. Ayrıca bazalt taş gibi yerel malzemeler kullanılacak. Bu, enerji üreten bir ev olacak. Evin tüm enerji ihtiyacı kolektörler sayesinde güneşten sağlanacak. Burada ayrıca sembolik de olsa rüzgâr enerjisinin nasıl kullanıldığını gösteren bir sistem kuracağız. Evin yakınında atıl duran su kulelerinden az da olsa rüzgâr enerjisinin nasıl kullanılabileceğini gelen ziyaretçilere göstereceğiz.’’
(yasya

Diyarbakır Güneşevi
 

 

Enerji depolama ünitesi

 

Güneşenerjisi ile yemek pişirme

 

Bahçe park aydınlanmasında güneş enerjisi

 

 

 

Trafik lambalarında güneşenerjisi
 


Bioarıtmada güneş enerjisi

 

 

Serinlemede güneş enerjisi
 

 

 

Sulamada güneş enerjisi
 

 

İşte güneş enerjisi potansiyeli en yüksek olan iller

 

 

 

 

 

Doğal enerji kaynaklarından güneş enerjisiyle Türkiye'nin şu anda ürettiği enerjinin (Türkiye 2007'de 191 milyar kilovatsaat enerji üretti) iki katını üretebileceği belirtiliyor

AA muhabirinin Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EİEİ) Genel Müdürlüğü verilerinden yaptığı derlemeye göre, dünyanın ve Türkiye'nin bütün enerji ihtiyacı yenilenebilir enerji kaynağı olan güneş enerjisi ile karşılanabilir.
Enerji kaynaklarının yaklaşık yüzde 80'ini ithalat yoluyla karşılayan Türkiye için güneş enerjisinin büyük bir şans olduğu ifade ediliyor. Güneş enerjisi konusunda büyük bir potansiyele sahip Türkiye'de yıllık güneş enerjisi potansiyeli 380 milyar kilovatsaat (kWh) düzeyinde bulunuyor. Bu miktar 56 bin megavatlık (MW) bir doğal gaz santralinin ürettiği enerjiye denk geliyor.
Coğrafi konum itibariyle ortalama 200 günü güneşli geçen Türkiye'de şu anda güneş enerjisi kapasitesinden ancak binde 1 oranında yararlanılabiliyor.
-GÜNEŞ ENERJİSİ ATLASI HAZIR-
Bu arada EİEİ, Türkiye'de güneş enerjisi uygulamaları açısından en iyi alanların hangi bölgeler olduğunu gösteren güneş enerjisi atlasını (GEPA) da hazırladı.
Türkiye'de farklı noktalarda kurulan 156 adet güneş ölçüm istasyonunun 22 yıllık verileriyle doğrulanan ve kalibre edilen GEPA'da güneş radyasyonu ve il il güneşlenme değerleri gösterildi.
GEPA'ya göre Türkiye'nin ortalama güneşlenme süresi 2 bin 640 saat (günlük toplam 7,5 saat), ortalama toplam ışınım şiddeti ise 1311 kWh/metrekare-yıl.
Türkiye'nin en fazla güneş enerjisi potansiyeline sahip bölgesi ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi. Bu bölgeyi sırasıyla Akdeniz Bölgesi, Doğu Anadolu Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi, Ege Bölgesi, Marmara Bölgesi ve Akdeniz Bölgesi izliyor.

-zaman gzt

DİYARBAKIR CADDELERİ TEKNOLOJİDEN FAYDALANIYOR

 

DİYARBAKIR CADDELERİ TEKNOLOJİDEN FAYDALANIYOR

 

 Tarih : 10.07.2008


Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi sürücüleri rahatlatacak yeni bir uygulamayı hayata geçirerek ana caddelere parlayan yol butonlarını yerleştirdi, ayrıca güneş enerjisi ile çalışan Led’li geçit levhalarını da okul geçitlerine yerleştirecek.


 

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi sürücüleri rahatlatacak yeni bir uygulamayı hayata geçirerek ana caddelere parlayan yol butonlarını yerleştirdi, ayrıca güneş enerjisi ile çalışan Led’li geçit levhalarını da okul geçitlerine yerleştirecek. Gece karanlığında sürücülerin trafik seyrini rahatlatacak yeni bir uygulamayı hayata geçiren Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı, ana caddelere parlayan yol butonlarını yerleştirdi. Parlayan yol butonları özellikle şehir trafiğinin en yoğun ve en riskli olan caddelerinden olan Fiskaya-Üniversite arası ile Silvan Yolu ile Üniversite Köprüsü arasında kalan kısımlar, Elazığ ve Turistik caddelerinde güzel bir görünüm kazandırdı. Konuya ilişkin açıklama yapan Ulaşım Daire Başkanı Muharrem Cebe, bölgede ve Diyarbakır’da bir ilke imza attıklarını söyledi. Cebe, caddelerdeki şerit disiplini açısından sürücüler için trafikte daha rahat ve güvenli seyir sağladığını ayrıca gece vakitleri caddeleri estetik açıdan iyi bir görünüm kazandırdığını söyledi.
Buton uygulamasının yanı sıra Cebe, özellikle yaya sirkülasyonunun çok yoğun olduğu ana cadde ve cadde üzerinde bulunan okul geçitlerinde güneş enerjisi ile çalışan LED’li ekran levhaları uygulaması başlatacaklarını sözlerine ekledi.
http://diyarbakirgazetesi.com/

Güneş panelleriyle aydınlatılan Sanat sokağı

 

Güneş panelleriyle çalışan ve gece ışıklı görüntü veren trafik levhaları

 


TARLALAR GÜNEŞ ENERJİSİYLE SULANACAK

4/18/2008



Dicle Üniversitesi (DÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesince ´´Güneş Pilleriyle Damlama Sulama Sisteminin Geliştirilmesi´´ projesi hazırlandı.


 

DÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi (MMF) Dekan Yardımcısı ve Elektrik Elektronik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bilal Gümüş ile Okutman Yurdagül Benteşen Yakut'un hazırladığı ''Güneş Pilleriyle Damlama Sulama Sisteminin Geliştirilmesi'' projesiyle, güneş enerjisinin sulama yönteminde kullanılmasının yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Gümüş, yaptığı açıklamada, projenin güneş pilleriyle elde edilen elektrik enerjisinin motorlara verilerek damlama sulama yöntemini kullanılmasını içerdiğini söyledi. Projeye üniversitenin 10 bin YTL destek verdiğini ifade eden Gümüş, projeyi öncelikle üniversitenin yerleşkesi içerisinde yer alan ve tarımsal faaliyetler için kullanılan arazide uygulayacaklarını bildirdi. Bölgede hem güneş potansiyelinin çok yüksek olduğunu, hem de tarımsal faaliyetlerin yoğun yapıldığını dile getiren Gümüş, yanlış sulama yöntemleri nedeniyle özellikle Şanlıurfa'da toprağın tuzlandığını ve çoraklaştığını aktardı. Damlama sulama yöntemi sayesinde toprakta tuzlanma oranının azaldığını anlatan Gümüş, bu yöntemde de yoğun elektrik enerjisinin kullanıldığını dile getirdi. TALEP ARTARSA MALİYET DÜŞER Güneş enerjisi sisteminin tarımsal faaliyetlerde kullanılmadığını ifade ifade eden Gümüş, şöyle dedi: ''Bu sistemde uygun sulama yöntemi yer alacak. Biz projeyle bu sistemi nasıl daha verimli hale getiririz, güneş pilleriyle sulama sistemi kurulurken, güneşten daha çok nasıl verim alırız, depolama sistemi nasıl olur, bu konuları araştıracağız. Örnek bir sistem oluşturacağız. Küresel ısınma nedeniyle enerji kaynaklarının verimli kullanılması gerekiyor. Var olan, özellikle yenilenebilir güneş enerjisinden yararlanmamız son derece önemli. Onu özendirmeye ve kullanımını yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Güneş enerjisinin yaygın olmamasının en büyük sebebi maliyetinin yüksek olmasıdır. Güneş enerjisi sistemi çok yaygın olmadığı ve bu alana yatırım yapılmadığı için fiyatları çok yüksek. Yatırım ve talep artarsa fiyatları da çok düşer.'' ''GÜNEŞTEN YARARLANMIYORUZ'' Bölgede yaz aylarında güneşli gün sayısının çok fazla olduğunu, tarımsal faaliyetlerde sulamaya yaz aylarında ihtiyaç duyulduğunu bildiren Gümüş, ''Bu nedenle tarımsal sulama için güneş enerjisi çok uygun. Zaten kış aylarında sulama ihtiyacı bulunmuyor. Sulama ihtiyacının olduğu aylarda güneşin etkinliği artıyor. Enerjiyi gündüz depolayıp gece kullanma imkanı da bulunuyor'' diye konuştu. Bölgede güneş enerji potansiyelinin çok fazla olmasına rağmen değerlendirilmediğini ve güneşten yararlanılmadığını anlatan Gümüş, Almanya gibi güneşli gün sayısı çok az olan ülkelerde güneş enerjisinin kullanımına yönelik ciddi uygulamaların bulunduğunu belirtti. Almanya'da 1 milyon çatı programının uygulandığını, program sayesinde 1 milyon evin çatısına güneş sistemi kurulduğunu, bunu özendirmek için uzun vadeli, düşük faizli kredilerin verildiğini anlatan Gümüş, evlerde elde edilen enerjinin kullanıldığını, fazla kalan enerjinin de devlete geri verildiğini vurguladı. Türkiye'de sadece örnek araştırma projeleri dışında ciddi uygulamaların bulunmadığını aktaran Gümüş, ''Sadece aydınlatma armatörleri için bazı yerlerde güneş enerjisi kullanılmaya başlandı. Sulama için de örnek projeler dışında güneş enerjisi kullanılmıyor. Bu temiz enerjinin özendirilmesi gerekiyor'' dedi. http://diyarbakirgazetesi.com/

DOĞAL GAZI VERİN BİZ KULLANALIM

2/5/2008



Silvan´da yer alan özlüce köylüleri boşa yanan doğalgazın köylerinde kullanılmasını talep etti


 

Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde yer alan Özlüce -1 sahasında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) yürüttüğü petrol üretim çalışmaları sürüyor.
Sondaj yapılan kuyuda 950 metrede bulunan petrolün 30 gravite olduğu bildirilirken, kuyudan günlük 50 varil petrol üretiminin gerçekleştirildiği açıklandı. Bu arada Silvan ilçesi Üçbasamak-1 kuyusunda gerçekleştirilen petrol arama çalışmalarının ise sonlandırıldığı kaydedildi. Kuyuda 4 bin 200 metreye inildiği ancak petrol bulunmadığı aktarıldı.
Özlüce köyünde yapılan sondaj çalışmaları sırasında bulunan ve doğalgaz işletilecek tesis olmadığı için yanan doğalgazın değerlendirilmesi için ise köylülerden talep geldi. Çevre köylüler, doğalgazın depolanıp köylerde bulunan okulların ısınma sistemlerinde kullanılmasını talep etti. Köylüleri ziyaret eden Silvan Kaymakamı Veysel Beyru, "Doğalgazın boşuna yanmasını önleyerek, okullarımızın ısınma sistemiyle ilgili kullanılması için TPAO yetkilileriyle görüşüp gerekli çalışmalarımızı başlatacağız" dedi.
http://www.ozdiyarbakirgazete.com/

Enerji kenti Diyarbakır
Diyarbakır'da Güneş enerjili refüj
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı, geniş yer tutan ve yolu daraltan orta refüjü kaldırıp yerine güneş enerjili refüj yaptı.
13 Kasım 2008

Diyarbakır'da Güneş enerjili refüj

Güneş enerjili refüj
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı, geniş yer tutan ve yolu daraltan orta refüjü kaldırıp yerine güneş enerjili refüj yaptı.
Diyarbakır'da okul önlerine güneş enerjisi ile çalışan uyarı levhalarının yerleştirilmesinden sonra Büyükşehir Belediyesi şimdi de iki yolu birbirinden ayıran orta refüjde de güneş enerjisinden yararlanmaya başladı. İlk uygulamayı Ali Emiri Caddesi'nde gerçekleştiren Ulaşım Daire Başkanlığı, yolu daraltan orta refüjü kaldırarak yerine kesintisiz çizgiler çizdi. Belediye yetkilileri çizgilerin ortasına ise güneş enerjisi ile çalışan aydınlatma butonları yerleştirdi. Gece yanıp sönen ve şerit ihlallerini de en aza indiren uygulama trafiğe rahatlama getirirken, dar olan yol da genişletilmiş oldu.

www.diyarinsesi.org

 

Enerji kenti
Güneş enerjili refüj

 
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı, geniş yer tutan ve yolu daraltan orta refüjü kaldırıp yerine güneş enerjili refüj yaptı.
Diyarbakır'da okul önlerine güneş enerjisi ile çalışan uyarı levhalarının yerleştirilmesinden sonra Büyükşehir Belediyesi şimdi de iki yolu birbirinden ayıran orta refüjde de güneş enerjisinden yararlanmaya başladı. İlk uygulamayı Ali Emiri Caddesi'nde gerçekleştiren Ulaşım Daire Başkanlığı, yolu daraltan orta refüjü kaldırarak yerine kesintisiz çizgiler çizdi. Belediye yetkilileri çizgilerin ortasına ise güneş enerjisi ile çalışan aydınlatma butonları yerleştirdi. Gece yanıp sönen ve şerit ihlallerini de en aza indiren uygulama trafiğe rahatlama getirirken, dar olan yol da genişletilmiş oldu.

 

 

 

 

 

(Malabadi gzt)